|
Kedisiz
ev kalmasın
Esi Taviloğlu
Tekir,
sarman, beyaz, gri, uzun tüylü- kısa tüylü, İran kedisi- sokak
kedisi... Biz kedi diyoruz ya onlara. Aynı dili konuşuyor;
miyavlıyorlar ya onlar. Mutlu olunca sizlere sürtünüyor, kızınca
pati atıyorlar ya, en kötü anınızda gözlerini kocaman açarak,
sevgilinizin veya annenizin babanızın bile dikkat etmediği
kadar, ilgiyle dinliyorlar ya sizi... Kediler onlar...
Kedisi
olanlar bilirler bir kediyle yaşamanın ayrıcalığını. Eve geldiğinizde,
anahtarınızı henüz kapının kilidine sokarken, içerde sizi
beklemekte olan kediniz pür dikkat kesilir, "mırk"lar
eşliğinde koşturur ve siz onu gördüğünüzde gününüzün en kötü
olaylarını unutuverirsiniz. Onun mamasıyla ilgilenirken soyutlarsınız
kendinizi dünyadan. Ve tüylerini okşarken, kedinize; olduğu
için teşekkür edersiniz...
İçimizdeki
sıkıntının, yalnızlığımızın yegane ilacıdır onlar. Dostumuz,
sağımız- solumuz, elimiz- ayağımız, hatta kimi zaman kitabımız.
Sokaklarda
hergün onlarca kedi ve köpek, ya insanların tabuları yüzünden
ya da soğuktan, açlılıktan ölüyor. Kalanlar ise bizim elimize
bakıyor. Bizim artıklarımıza, çöplerimize...
Eğer
gerçek bir hayvanseverseniz, hayvanseverlik hiçbir bahane
kabul etmeden, evinizde mutlaka bir hayvan beslemenizi gerektirir;
çünkü bu dünyayı bir iki hayvansever kurtaramaz. Anneniz,
babanız veya sevgiliniz mi istemiyor? Bu sorunu halledeceksiniz.
Bizler neler yapmıyoruz ki isteklerimiz için?
Aşağıda
resimlerini gördüğünüz kediler, sokaklardan kurtarılmış "şanslı"
kediler... Şimdilik bir evdeler, onların hayatını kurtaran
"iyi insanlar" sayesinde; ama o iyi insanların da
evinde başka kedileri/ köpekleri var ve bu kediler belki yuva
bulunamazsa "sefil yaşam" a - sokaklara geri dönecekler.
Onlara
bakın. Hepsinin sıcaklığı, canlılığı gözlerinden belli. Hala
bir kedi sahibi değilseniz, iyice düşünün; çünkü onlar yuva
arıyorlar; çünkü onlara kucak açtığınızda bir canlının hayatını
kurtarmakla beraber en yüce mutluluklara sahip olacaksınız.
Sayfa
Başı / Arşiv
|