|
Ünlü
Kediseverlerle Söyleşiler
>Türkiye'nin
ilk ve tek vahşi doğa fotoğraf sanatçısı Süha
Derbent
>Kedilerin ressamı Selin Işın
>Karikatürist-yazar Necdet Şen
>Yazar Gökhan Akçura
>Ressam Oya Kınıklı
Karikatürist-Yazar
Necdet Şen
ile Söyleşi
Bir
hayvanı kucağına alıp şımartan herkes farkına varır: yumuşacık,
pelte bir karın,
ıslak bir burun, avucunun içinde pıt pıt atan mini minnacık
bir kalp, minnetle, sevgiyle bakan bir çift kehribar göz...
...Kendi dilini öğretir sana, seninkini anlamaya çalışır...
İçimizdeki meleğin ağırlığını ölçen kuyumcu terazileridir
onlar... Mini minnacık birer sevgi yumağı...
Ve biz, farketmeden yürür gideriz ayak altında dolanan bu
yoksul tanrı elçilerinin uzağından...
Necdet
Şen, bu cümlelerle anlatıyor dostlarımızı. Ve çizdiği birbirinden
güzel kedi-köpek resimleriyle... İşte Necdet Şen'le söyleşi
Bütün
hayvanları "melek" olarak görüyorum. Onlar bizimle
evren arasındaki köprü...
|
Gençliğinizin
ilk yıllarında hayattan beklentileriniz nelerdi, ne kadarını
gerçekleştirebildiniz?
Çocukluğumda çizgi romancı,
pilot ya da mimar olmak istemiştim. Sonra sinema yönetmenliği
ve şarkıcılık da arzularım arasına girdi. Umarım hepsi olur.
Olmazsa da sağlık olsun. Yazarlık sonradan çıktı. Kendiliğinden.
Resimle
ilgili bir eğitiminiz var mı? Çizim yeteneğinizi kendi çabalarınızla
mı geliştirdiniz?
Tamamen
kendi çabamın sonucu. Hiç bir akademik eğitim almadım. Çok
çabaladığımı da söyleyemem aslında. O da kendiliğinden oldu.
Karikatürist
kimliğiniz yanında yazar kimliğinizle de tanınıyorsunuz. Şimdiye
kadar yayınlanmış kitaplarınızı bize tanıtabilir misiniz.
İlk
iki kitabım 1981'de yayınlandı. İncecik şeylerdi. Adları Görev
Her Şeyden Kutsaldır ve Güzellik Yarışması. İkisi
de Hızlı Gazeteci'nin ilk iki öyküsüydü.
Sonra
1988'de Bacı, sonra da 1992'de Deja Vu ve Keloğlan
çıktı. Onlar da Hızlı Gazeteci'nin Cumhuriyet'te yayınlanmış
öyküleriydi.
Geçen
yıl çizgi roman olmayan gezi kitabım Nereye?
yayınlandı. Hindistan, Nepal, Pakistan ve İran'a yaptığım
seyahati ve o seyahat sırasındaki iç yolculuğumu anlatıyor.
Şu
sıralar Hızlı Gazeteci, Parantez yayınlarından aylık dizi
olarak çıkıyor.
Meslek
hayatınızda hangi gazetelerde çalıştınız?
Başlıcaları
Cumhuriyet, Hürriyet, Güneş, Gırgır, Fırt, Ses, Hey, Karagöz
ansiklopedisi, Milliyet Çocuk vs...
Yeteri
kadar okumaya önem vermeyen bir toplum olduğumuz kesin. Kitap
okumayan insanları okumaya özendirme amacıyla, kitap ve yazarların
reklamlarının yapılmasına nasıl bakıyorsunuz?
Kitabın
tanıtımından daha doğal bir şey olamaz. Ama kitapları ve yazarı
birer süpermarket nesnesine dönüştüren ve "çok satma"
kavramını içeriğin önüne geçiren anlayıştan pek hazzetmiyorum.
patileyin
"Derkenar"
websitenizin adı. Bu ismi ne düşünerek koydunuz, ne ifade
ediyor- biraz açar mısınız?
Derkenar,
bir sayfanın ya da yazının kenarına düşülen not anlamına geliyor.
Farsça kökenli. Yazıp çizdiklerimin popüler kültürün dışında,
ama onun kenarında, ona ilişkin olduğunu düşündüğümden, bu
adı pek sevdim. patileyin
Yaklaşık
bir yıl kadar önce, kediniz Melek Hanım, itlaf ekiplerince
zehirlendiğinde, hayvan haklarının ihlali ile ilgili ne tür
girişimleriniz oldu?
Melek
Hanım'ın zehirlendiğinden yüzde yüz emin değilim. Birisi tekmelemiş
de olabilir.Hayvan hakları konusundaki girişimlerime gelince,
patileyin
Melek Hanım ve öyküsü için patileyin.
Kedinize
"Melek Hanım" adını vermenizin özel bir nedeni var
mıydı?
Evet. Bütün hayvanları "melek" olarak
görüyorum. Onlar bizimle evren arasındaki köprü. Bir de, kedim
bana sokaktan geldiğinde, dostum Yavuz Gökmen'i yitirmiştim.
Melek Hanım, onu büyüten ve annesi sandığı büyükannesinin
adıydı. Yazılarında sık sık adı geçerdi.
Şu
anda baktığınız bir hayvanınız var mı?
Evet.
Yeni kedimin adı henüz kesinleşmediyse de, Mülayim olacak
gibi görünüyor. İnanılmaz derecede iyi huylu bir kedi. Kuyruğu
porsuk gibi.
Son
olarak; sokak hayvanlarının her şeye karşın ev hayvanlarına
kıyasla daha özgür olduğunu düşünüyorum. Ne var ki onların
bu özgürlüğünün bedeli çoğu kez açlık ve sefalet oluyor. Bu
konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Senin
gibi düşünüyorum. O nedenle, hayvanları eve almakla yetinmeyip
sokaktakilere de kol kanat germek daha doğru olur kanaatindeyim.
Sayfa Başı
|