Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)

Yazılar

Kedi... (Bekir Coşkun)>>
Bugün Sevgi Adına Ne Yaptın? (Necdet Şen) >>
Müzik Bize Kedilerin Hediyesi (Ayşe Arman) >>
Benim İlacım Kedim>>
Kadınların Kedi Tutkusu>>
Kediniz Söylediklerinizi Anlıyor mu? (Bülent Ovacık) >>
Kedi, Sinek ve Komiser (Zafer Doruk) >>

Müzik bize kedilerin hediyesi
Ayşe Arman

Alexandra Sellers, Spoken Cat (Konuşan Kedi) adlı kitabının daha girişinde uyarıyor: ‘‘Kedilerin her söylediğine inanmayın. Çünkü Kediler, sizi yanıltabilir.’’

‘‘Yalan’’ söylerler kelimesini kullanmıyor yazar, çünkü Kedi dilinde ne ‘‘gerçek’’ ne de ‘‘yalan’’ anlamına gelebilecek sözcüklere rastlanmıyor.

Onlar için böyle kavramlar yok... Sadece ‘‘fanteziye karşı bir eğilimleri’’ var!

Yani Sellers diyor ki, günün birinde evinizdeki biricik Kediniz size İnka Hazinesi'nin nerede olduğunu anlatmaya başlarsa, inanmayın!

Çünkü Kediler istedikleri gibi davranıyor, istedikleri gibi yaşıyor, istediklerine istedikleri şeyleri anlatıyor, istemediklerine de hiçbir şey anlatmıyorlar...

Bir konuda daha uyarıyor...

Çünkü kitabın sayfalarını çevirmeye başlayınca o da biliyor ki, siz Kedice öğrenmek yerine pekala Çince öğrenmeye kalkabilirsiniz!

Çünkü söz konusu yepyeni bir dil, üstelik üç beş kelimeden filan ibaret değil, kesinlikle bize yabancı, farklı seslerden oluşan, adamı sonunda ‘‘Manyak mıyım ben? Çince öğrenirim, hem işime yarar, Kedi milletinin keyfini bekleyinceye kadar, Çin'e gidip iş yaparım!’’ dedirtecek kadar...

Yine de Alexandra Seller umut vermeyi ihmal etmiyor:

- Vazgeçmeyin, tonlama konusunda da moralinizi bozmayın, sıradan insanların da Kedice öğrenmesi mümkün!''

Sıradan bir gazeteci olarak, sıradışı kitaptan bir yazı yazmaya kalkarsam halim böyle olur!

Halim, huzurlarınıza sunulur...

Ev ödevi

mmbrah^ ma« (mbruh^ ma«): iyi insan
ma« auv rauv(ma« «aow^ row): o (dişi) küçük
bırr miuv rauv (birr mew row): süt soğuk
mauv mauvraf arp mauvraf (mow mowruh arp mowruh): o (dişi) inanılmaz hızlı koşuyor
mRauv m«mauv nrauv Blaki (mRaow m«mow nrow Blacy): bu yemek senin değil, Blacky'nin

Kedice-Türkçe Fonetik Sözlük

İşte size mini bir sözlük! Sözlük aslen, Kedice-İngilizce olduğu için ve her Türk vatandaşının İngilizce konuşabilmesi beklenmediği için, ben Türkçe fonetiğine uyarlamaya çalıştım. Parantez içinde yazılı olan kelimeler Alexandra Sellers'ın Kedi sözlüğünde yer alan İngilizce biçimiyle yazılışlarıdır.


HAMİŞ: Mutlaka bu ülkede, benden daha iyi fonetikten anlayan birileri vardır! Onlar ilgilense, bir yayınevi de şu tercüme işini üstlense, siz de rahat etseniz, ben de... Ama yine de elimden geldiğince...

«auv («aow): küçük, minik
«av («aw): sevimsiz bir şeye devam etmek
«avaraf («awaruh): suç, hata
«Rovauv («Rowow): güzel
«RRauv («RRaow): yalnız
^ra« (^ra«): oyuncak
a«bRah (a«bRah): banyo
aaa« (aaa«): söylemek
arrah (arreh): gelecek
ouv (aw): pati
avau (awa): köpek
brah (berah): hoşlanmak
b«rauv (b«row): saç, tüy
bırr (birr): süt
braa (braa«): oturmak
brep (brap): yemek yemek
brah (breh): ağaç
broh (broh): göz
broh (broh): görmek
brroh (brroh): hayranlık
brruh (brooh): gölge
bRRauv (bRRow): gülmek
bRRauv (bRRow): şaka, numara
frah (frah): karanlık, siyah
iauv (iow): deri, giyecekler
irr (irr) muhteşem
m«aauv (m«aaw): kavga etmek
m«auv (m«ow): akşam yemeği
m«mauv mauv bro pirp (m«mow mow broh pirp): özür dilemek
ma «RRauv (ma« RRow): teşekkür etmek
ma«uv (ma«uh): insan
maa« rauv (maa«row): şarkı söylemek
maaa (maaa): yer
maauv (maaow): yerleştirmek, koymak
maav (maaw): sorumluluk
maav (maaw): iş güç, aktivite
mah (mah): ayrılmak, gitmek
mauvrauv (mawrow): kapı
miyav (meow): anlamak
merovvap (merowwap): acıkmak
miuf (meuh): sayılar
miuv (mew): iyi
miyauv (miow): düşünmek, hayal etmek, rüya
morh (morh): ısırmak
mauv mbraaah (mow mbruuh): teşekkür ederim
mRRah (mRRah): para
mriuv (mreew): isim
mat (mut): dikkat et, dinle!
paah (pwah): su
rir (rir): müzik
rir inrov (rir nrow): utanmak
RROw (RROw): Tanrım, ne ayıp!
arr (urr): seçmek
wah (wah): yakışıklı

Kedi hükümranlığı

Kedi kültüründe isimler inanılmaz önemli! Üstelik kendi aralarında kullandıkları isimler genelde bizim onlara verdiğimiz isimlerden farklı...

Kedilere verdiğimiz Siyam, Van, Ankara, Tekir gibi isimlerin (türlerin) onlar için zerre kadar önemi yok. Bu, Kedilere bizim bakış açımız, onların değil. Şimdiye kadar anlamış olmalısınız, onlar bizi kaale filan almıyorlar! Onlar birbirlerini renklerine göre ayırd ediyorlar...

Kedilerin bir de ‘‘fantezi sesleri’’ mevcut! ‘‘Ving, ving’’, ya da ‘‘nük nük’’ gibi sesler çıkarmaya başladıklarında bilin ki, fantezi sesleriyle konuşuyorlar. Espri anlayışlarının olduğu kaydedilmiş kitabın yazarı tarafından ama yine de sizi uyarıyor, siz aynı biçimde onlarla konuşmasanız iyi olur diyor. Ya da zamanını iyi saptayın. Yani, ‘‘ bu akşam kanaryayı da yemene izin vereceğim (ha ha ha!)’’ demeyin.

Bir de tabii ‘‘alıngan’’ bir ses tonları mevcut Kedilerin. Kedi dilini bilmeseniz de Kediniz alındığı zaman farkediyorsunuzdur, diyor Alexandra Sellers. Doğru, ama işte bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok! Biz onların ‘‘fantezi sesleri’’ni çıkarabiliyormuşuz, ama ‘‘alınmış ses tonu’’ Kedi dilinde sadece Kedilere özgüymüş. Bu da iyi! Alınmak da sadece onlara özgü!‘‘Uyarı sesleri’’ de çıkarıyor Kediler. Siz farkında olmasanız da, Kedi sinyalleri veriyorlar.

Gelelim ‘‘özür’’ kısmına. İşte bu çok önemli. Hatalı olduğunuzu düşünüyorsanız duraksamadan Kedinizden özür dilemeniz gerekiyor. Sellers şöyle devam ediyor: ‘‘Hiç bir yanıt alamıyorsanız, durum kötü, devam edin özür dilemeye ve ne kadar üzgün olduğunuzu söylemeye, Kediniz bu özürü kabul edene kadar! Eğer hiçbir şey fayda etmiyorsa, ‘‘non-Cat’’ (Kedi-olmayan) olduğunuzu söyleyin. Bu belki bağışlanmanıza yol açabilir’’

Eski Kedi hikayelerinde, (olaya Kediler açısından bakmayı deneyin, onların kendi hikayelerinden söz ediyorum, sadece insanların mı hikayeleri, destanları olacak!) müziğin insanlığa Kedilerin bir hediyesi olduğu yazılı. Tanrıça Mow ve Kediler, insanlığın aksine var olduklarından beri müziği seviyorlar ve Prometheus'un ateşi insanlığa hediye etmesi gibi, Kediler de müziği insanlığa hediye ediyor.

Bu arada Kedi destanlarında, binlerce yıl önce Kedilerin Canopus adlı bir yıldızdan yeryüzüne geldikleri de yazılı. Amaç mı ne? Artık öğrenmiş olmanız gerekmiyor mu? Yaşayan her türlü canlıyı geliştirmek...

HAMİŞ: Şimdi siz zannediyorsunuz ki, ‘‘Konuşan Kedi’’ adlı kitabın yazarı Alexandra Sellers, yukarıda notlar halinde sizlere özetlediğim kısımları ‘‘ironik’’ bir biçimde yazmış. Hayır ne münasebet! En ciddi ve sizi en bilgiye boğmaya hazır haliyle. O inanıyor. Ben ise? Bilmiyorum. Sadece, şimdi eve gidip Conapus gezegeninden gelme, Mow adında bir Tanrıçayla kırıştıran bir Kedi-erkekle nasıl başa çıkacağımı düşünüyorum! Sayfa Başı