Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları

















Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Anne Kedi

Bahar her ne kadar kendini hissettirmese de geldi.Kedilerin aşk mevsimi mart ayı sona erdi.Sokaklar gebe kedilerle doldu.Birçoğu yavruladı.Şimdi anne kediler için sefalet başlıyor.Şimdi onlar binbir zorluklarla çöp kutularında,lokantaların kapısında,evlerimizin balkonlarının önünde yavruları için bir lokma yiyecek arıyor.. Can pazarı bu.O bir lokmayı da hızla kapıp,iradelerine hakim olup,yavrularına götürecekler...Yavruları küçük "mır"larla mutluluklarını bildirecek ve yiyeceği paylaşacaklar.. Can pazarı bu..

İşte bir "can pazarı"nın öyküsü...

Bu hikayedeki herşey hayal ürünüdür.Fakat günümüz gerçeklerine bakarsak,bir çoğumuzun birçok kez rastladığı olaylardır.

Bahar'ın ılık havasıyla birlikte,git gide dağılan bulutlar,küçük hediyelerini veren ağaçlar bu semti neşelendiriyordu.Yamanlar Dağı'nın karları çoktan erimiş,çoluk çocuk,sülale dağa, piknik yapmaya gitmişlerdi.. O ise yavrularını doğuracağı yeri arıyordu.Karnındaki kıpraşımları,ağrıları şimdi çok daha şiddetli hissediyordu.Yavrularının minik burunlarıyla havayı koklamasına,patileriyle yere basmasına çok az bir zaman kalmıştı.Ve bu dişi kedi hala yavrularını doğuracağı yeri bulamamıştı.Kendini son gücüyle bir evin balkonun altına attı.Burası oldukça dar,pis kokulu,karanlık ve nemli bir yerdi,fakat yavruları için daha güvenli bir yer olamazdı bu semtte.Doğum ağrılarının artmasıyla birlikte,dişi kedinin ağzından kalın ve boğuk sesler çıkmaya başladı.Kedi,altındaki yumuşak ve soğuk toprağa sarılır gibi yatıyor,bir yandan da bebek ağlamasını andıran korkunç sesler çıkarıyordu.Biliyordu.Karnı çok gerilmişti,en az dört yavru doğuracaktı.Büyük bir acıyla,gayret ve korkuyla,altından minik bir bedenin çıktığını hissetti.Bu duyguyu ilk kez hissediyordu.Doğanın mucizesiyle birlikte,içgüdüsel olarak kendisi gibi tekirli-beyazlı olan bu yavrunun üzerindeki maddeyi büyük bir titizlikle temizledi.Ve yine içgüdüsel olarak,bu maddeyi yedi.Bu tekirli-beyazlı yavru henüz görmeyen gözleri ile sabırla anne kedinin memelerini arıyordu.Ama anne kedi,yavrularının hepsini doğurduktan sonra emzirmeye niyetliydi.Derken yine tekir-beyaz desenlerde ikinci yavru,tekir desenlerde üçüncü yavru,bembeyaz sadece tek kulağı siyah dördüncü yavru ve son olarak bembeyaz olan beşinci yavru da kendini toprağın üstünde buldu.Anne,hepsinin üzerindeki maddeyi yine titizlikle vücutlarından ayırdı,maddeyi yedi ve kalan son kuvvetiyle yavrularını biraraya getirip,kendini soğuk toprağa bıraktı.

Günün ışıklarının balkonun altına süzülmesiyle birlikte,uzun ve zor bir gece geçiren anne,yavrularını ,karnının acıktığını hissedene kadar teker teker büyük bir özenle,minik diliyle temizledi.Balkonun altından çıktığında,semt sanki daha da büyümüş,ağaçlar daha çok yeşermiş,güneş daha çok parlamıştı gözüne.. Sabahın ilk ışıkları,henüz tam kaybolmamış olan ay,ona zor geçirdiği bir günü çoktan unutturmuştu.

Yaklaşık bir ayın ardından yavruların gözleri açılmıştı.Kimi zaman tehlikeli oyunlara bulaşıyorlar,kimi zaman henüz onlar için güvenli olmayan dış dünyayı tanımaya çalışıyorlardı.Bu zaman diliminde oldukça zayıf ve en son doğan kar beyazı yavru ölmüştü.Anne ilk zamanlar yavrusunun öldüğünü kabullenmeyip,onu da diğer yavrularını topladığı gibi emzirmeye çalışmış,ama bunlar sonuç vermemişti...

Anne kedinin kemikleri,incecik derisinden fırlayacak,ince patileri ise kırılacakmış gibi duruyordu.Yiyecek bulmak pek zahmetliydi bu vücut için.Fakat ortalarda bulduğu güzel ve parlak görünen et parçası bu zorlukları biranda ortadan kaldırdı.Minik burnuyla kokladığı bu eti,önce hemen yemek istedi.Fakat artık herşey değişmişti.Yavrularının artık sütten çok yiyeceklerle beslenmesi gerekiyordu.Kendine hakim olarak,tuhaf duygular içersinde eti dikkatlice dişlerinin arasına sıkıştırdı.Bundan sonra zor bir dönüş başlıyordu kedi için.Her seferinde etin kokusunu hissediyor,dayanamayacak gibi oluyor,ama yavrularını hatırlayıp etin bir lokmasını yeme fikrinden vazgeçiyordu.

Balkonun altına girdiğinde,yavruların hepsi anne kedinin ayaklarına dolandılar.En zarif sesleriyle annelerine teşekkür ettiler.Anne,eti yavrularının önüne bıraktı.Bir köşeye çekilip,kuyruğunu bedenine dolayıp bu manzarayı seyretmeye başladı.Yavru kediler eti parçalamaya başladılar.Bir lokma alan bir köşeye çekiliyor ve etini hızlı bir şekilde yarı çiğneyerek,yarı kıhlayarak yemeye çalışıyordu.Üç yavru da bir lokma et alabilmişti.Tekir yavru seyretmekle yetindi.Her ne kadar o da,kardeşlerinden bir lokma almaya çalışsa da başarılı olamadı.

Aile,balkon altında öğlen uykusuna yattı.Bir süre sonra boğuk sesler,balkonın altında yankılanmaya başladı.Üç yavru tuhaf hareketler yapıyordu.Hepsinin vücudu titriyor,ağızlarından ince bir köpük sızıyor,arka ayakları son kuvvet geriliyordu.Anne kedi korku ve telaşla karışık,tuhaf sesler çıkararak yavrularını yalamaya başladı.Tekir yavru ise bir köşede olan biteni şaşkınlık ve korkuyla seyrediyordu.Kısa bir süre önce mutluluk ve sevgiyle annelerine teşekkür eden bu dört küçük yavrunun üçünün bedenleri gittikçe şişiyordu.Balkonun altı hüzünlü bir dünyaya dönüşmüştü.Anne kedi hisleriyle,balkon altında çıkıp deli gibi bağırmaya başlamıştı.Balkona çıkan insanlardan bazıları annenin üzerine sussun diye su döküyor,bazıları küfür savuruyordu.Anne kedi,bir kedi olmanın getirdiği başına buyrukluğu bir yana bırakmış,onu ezen horlayan insanoğluna sığınmıştı.

Bir adam ve çocuk,anne kediye evinden süt getirdi.Fakat anne kedi,inatla birşeyleri anlatmak istercesine bağırıyordu.Bir yandan da teşekkür duygularıyla bu adam ve küçük çocuğun bacaklarına sürtünüyordu kuyruğunu kaldırarak..

Anne,büyük bir hızla balkon altına yöneldi.Adam ve çocuk,kedinin birşey anlatmak istediğini anlamıştı.Anne kedi, yavrularını boğazlarından tutup tek tek balkon altından dışarıya sürükledi.Ama dışarıya çıkardığı üç yavrusunun da gözleri açık olmasına rağmen,bedenleri cansızdı.Adam ve çocuk hüzünle,cansız bedenlere bakmaya başladı.

Adam,"Belediyenin işi" dedi,çocuğa dönerek."Belediye köpek bırakmadı zaten,şimdide kedilere geldi sıra.Gün ortası katliam!" diyerek,dilinin altından sessizce küfürler savurdu.

Bahçedeki adam-çocuk,bir yavru tekir kedi,üç ölü yavru kedi ve iyi yürekli bir annenin etrafına insanlar toplanmaya başladı.Sesler yoğunlaşıyor,herkes bir ağızdan konuşuyordu.Ve anne kedinin üç cansız minik bedeni,kibarca yalamasıyla etrafa keskin bir sessizlik hakim oldu.Bazı kadınlar,çocuklar hıçkırıyordu.Anne kedi,bebeklerini emzirmeye çalıştı.Ama fayda etmedi.Küçük tekir kediyi çocuk kucağına almıştı.

Bu kalabalık,adamın yavruları bir kutuya koyup,anne ve tekir yavruyu da bir çantaya koyup alandan ayrılmasıyla dağılmaya başladı.

Adam ve çocuk,evlerine gittiklerinde,adamın karısı neler olup bittiğini sormadan cansız bedenleri görünce büyük bir şokla ağlamaya başladı.Çantadan çıkan bir anne ve tekir yavruyla hafifçe gülümsedi.Adam,karısına olan biteni bir solukta anlattı.Ardından ikisi de,üzgün gözleriyle bu anne ve yavruya baktı.Adamın "Ne dersin?" sorusuna,karısı "Ne diyebilirim ki!" diye yanıt verdi.

Çocuk,mutfaktan aldığı boş yoğurt kaplarını yiyecekle doldurdu.Anne ve yavrusu açlığın getirdiği,yokluk duygusuyla yiyeceleri hızla yemeye koyuldu.Çocuk;"Bizim olsunlar lütfen " dedi.Annesi evet anlamında başını salladı."Biz çoktan karar verdik!" dedi.

Anne kedi ve yavrusu,evi ay ışığı doldurduğunda,güvenle,sıcaklıkla yan yana,birbirlerine sokulmuş bir şekilde uyuyorlardı.

26 Nisan 2002

Sayfa başı