|
Badem'in
maceraları
Badem'e
bayılıyorum. Özgür ama duyarlı kedim benim... Onu uyku halindeyken
mıncıklamaya, gıdıklamaya, öpücüklere boğmaya tek kelimeyle
bayılıyorum.
Onu
bir de karnı doymuş, uykusunu almış bir şekilde görün siz..
Vay halinize. Kolaysa mıncıklamaya kalkın. Elcağızınız tırmıklar
ve diş izleri içersinde kalır..
Badem
yaklaşık iki aylıkken, evin açık kalan kapısından apartmana
fırlamıştı.. Apartmanımızın bekçisi elleri kan içinde getirmişti
bizim oğlanı.. Meğer Badem namussuzu, karanlık içersinde onu
yakalamaya çalışan bekçinin ellerini korku ve telaşla tırmalamış..
Ama ne tırmalama o öyle.. Minicik kedi tırmalamış değil de,
sanki aslan maslan saldırmış sanırsınız.
Adamcağız
tüm '' birşey olmaz, merak etmeyin. Bakın bizim ellerimize.
Bizimkiler de yara bere içersinde ,, sözlerimize karşın bir
sürü kuduz iğnesi oldu..
.....
Yine de Badem'i uyuklarken sevmekten güzeli yok. Göbişini
açar, arka ayaklarını olabildiğince gerer, parmaklarının aralarını
açar, gıgısını geriye atar. Biz buna "teslim vaziyetleri"
diyoruz. Bildiğiniz üzre, bu durumlardayken kedinizin ağız
bölgesine pek yaklaşmamanız sağlığınız açısından önemlidir.
Malum kedidir. Her an o koskoca ağzını kocaman açıp "esneyebilir".
Yani koku alma sağlığınız tehlikede.. Onun ağız kokusu sizi
bayıltmıyorsa ne mutlu size..
*
* *
Badem
sokağa çıkmayı çok sevdiğinden asansörün bizim kata geldiğini
duyar duymaz kuyruğunu 90 derece kaldırıp, en seçme guuurrrlarını
seslendirir.. Eğer bu gurrlar, onun sokağa çıkmasını sağlamazsa,
işkence şeklindeki miyavlamalara dönüşür. Ve en sonunda bu
kötü sesi dinlemek istemeyen gönüllü ev halkından biri onu
aşağıya indirir.
Badem'e
sevgimiz çok büyük.. Hemencicik özleyiveriyoruz keretayı.
İşin en zor yanı, sokağa çıktığımızda onu arama çalışmaları.
Şükürler olsun adını biliyor. Ama sesimizi duyması biraz zaman
alıyor.
Geçenlerde
evimize gelen arkadaşım, "çok meşhur kedi Badem"
i görmek için tutturmaz mı? Ama öğle saatleri, kolaysa bul
kediyi.. Mecbur sokağa çıktık. Ben benim için gayet doğal
bir şekilde, -"Baaademm gel pisi pisiii, Badem-Badem
geh pissi pisssi" diye seslenmelerime başladım. Arkadaşımın
şaşkın yüzünü görmenizi isterdim. Sokağın ortasında öylece
durup, Badem'e seslenmem çok tuhafına gitmişti. İnsanlar komşusuna
seslenmez mi canım, ben de kedime sesleniyorum!
*
* *
Kedileri
pek yıkamamak gerekir. Hatta hiç yıkamamak gerekir. Malumunuz
ben yine kendim kuralları koymaya başladım. İki gün önce suyu
ısıtıp, gerekli tüm hazırlıkları yapıp, Badem'i ve kendimi
küvete hapsettim. Zavallı Badem, benim tüm vahşiliklerime
boyun eğip, bir güzel ıslandı, şampuanlandı.. Şaşırdım. Çok
uslu durdu. Sudan çıkmış sıçana döndü. Tırnak bakımı, kulak
temizliği derken kurudu ve son ses mırıldanmaya başladı..
Başına
gelenlerden hiç etkilenmemiş gözüküyor. Şu an yatağıma iki
metre olup- uzanmış, teslim vaziyetlerinde yatıyor. Ve bir
dakika sonra mıncıklanma maceralarına maruz kalacak...
Sayfa başı
|