Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları





Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Badem'in maceraları

Badem'e bayılıyorum. Özgür ama duyarlı kedim benim... Onu uyku halindeyken mıncıklamaya, gıdıklamaya, öpücüklere boğmaya tek kelimeyle bayılıyorum.

Onu bir de karnı doymuş, uykusunu almış bir şekilde görün siz.. Vay halinize. Kolaysa mıncıklamaya kalkın. Elcağızınız tırmıklar ve diş izleri içersinde kalır..

Badem yaklaşık iki aylıkken, evin açık kalan kapısından apartmana fırlamıştı.. Apartmanımızın bekçisi elleri kan içinde getirmişti bizim oğlanı.. Meğer Badem namussuzu, karanlık içersinde onu yakalamaya çalışan bekçinin ellerini korku ve telaşla tırmalamış.. Ama ne tırmalama o öyle.. Minicik kedi tırmalamış değil de, sanki aslan maslan saldırmış sanırsınız.

Adamcağız tüm '' birşey olmaz, merak etmeyin. Bakın bizim ellerimize. Bizimkiler de yara bere içersinde ,, sözlerimize karşın bir sürü kuduz iğnesi oldu..

..... Yine de Badem'i uyuklarken sevmekten güzeli yok. Göbişini açar, arka ayaklarını olabildiğince gerer, parmaklarının aralarını açar, gıgısını geriye atar. Biz buna "teslim vaziyetleri" diyoruz. Bildiğiniz üzre, bu durumlardayken kedinizin ağız bölgesine pek yaklaşmamanız sağlığınız açısından önemlidir. Malum kedidir. Her an o koskoca ağzını kocaman açıp "esneyebilir". Yani koku alma sağlığınız tehlikede.. Onun ağız kokusu sizi bayıltmıyorsa ne mutlu size..

* * *

Badem sokağa çıkmayı çok sevdiğinden asansörün bizim kata geldiğini duyar duymaz kuyruğunu 90 derece kaldırıp, en seçme guuurrrlarını seslendirir.. Eğer bu gurrlar, onun sokağa çıkmasını sağlamazsa, işkence şeklindeki miyavlamalara dönüşür. Ve en sonunda bu kötü sesi dinlemek istemeyen gönüllü ev halkından biri onu aşağıya indirir.

Badem'e sevgimiz çok büyük.. Hemencicik özleyiveriyoruz keretayı. İşin en zor yanı, sokağa çıktığımızda onu arama çalışmaları. Şükürler olsun adını biliyor. Ama sesimizi duyması biraz zaman alıyor.

Geçenlerde evimize gelen arkadaşım, "çok meşhur kedi Badem" i görmek için tutturmaz mı? Ama öğle saatleri, kolaysa bul kediyi.. Mecbur sokağa çıktık. Ben benim için gayet doğal bir şekilde, -"Baaademm gel pisi pisiii, Badem-Badem geh pissi pisssi" diye seslenmelerime başladım. Arkadaşımın şaşkın yüzünü görmenizi isterdim. Sokağın ortasında öylece durup, Badem'e seslenmem çok tuhafına gitmişti. İnsanlar komşusuna seslenmez mi canım, ben de kedime sesleniyorum!

* * *

Kedileri pek yıkamamak gerekir. Hatta hiç yıkamamak gerekir. Malumunuz ben yine kendim kuralları koymaya başladım. İki gün önce suyu ısıtıp, gerekli tüm hazırlıkları yapıp, Badem'i ve kendimi küvete hapsettim. Zavallı Badem, benim tüm vahşiliklerime boyun eğip, bir güzel ıslandı, şampuanlandı.. Şaşırdım. Çok uslu durdu. Sudan çıkmış sıçana döndü. Tırnak bakımı, kulak temizliği derken kurudu ve son ses mırıldanmaya başladı..

Başına gelenlerden hiç etkilenmemiş gözüküyor. Şu an yatağıma iki metre olup- uzanmış, teslim vaziyetlerinde yatıyor. Ve bir dakika sonra mıncıklanma maceralarına maruz kalacak...

Sayfa başı