|
|
 |
|
|
Başına
Buyruk Kedi
"Kedici!" diye hitap ederler bana- "keditör"ü
unutmadan. Kedileri sevdiğimi, onlar için birçok çalışmaya
gönüllü olarak katıldığımı bilirler. Bir ben bilmem, kedileri
neden bu kadar sevdiğimi. Şimdi düşünüyorum canlarım. Belirli
bir nesneye bağlılığımızı kelimelerle ancak bir yere kadar
anlatabiliriz, ama bu bağlılığın ya da "sevgi"nin
sözcüklerle açıklayamayacağımız bir noktası da vardır elbet.
Bu nokta, kendimizde gizlidir elbet; ama bizler, bilemeyiz...
Onların pespembe esneyip, sırtüstü yatıp gerilmelerini, sevgilerini;
bizleri her gördüklerinde vücutlarına doksan derece açıyla
dik olarak tuttukları kuyrukları ve en seçme mııır mıırları
ile ifade etmelerini seviyorum. Hem, kim sevmez ki onları!
Oysa düşünmeyiz bizler, her gün bir çöp kutusunda telaşla
yiyecek arayan, balkon altlarında kestirme yapan bu canlıların
bize gerçek sevgi, huzur ve mutluluğu tattıracaklarını.
Hayranıyım kedimin... Ben üzüldüğümde o da üzülmez mi? Kuyruğunu
bedenine dolayıp, yatmaz mı göğsüme... Ve acım bitene kadar
tesellilerin en güzel örneğini vermez mi? Kelimelerin yetmediği
yerde, saçmalamak yerine susmayı?
Nankör
bellemişiz ya kediyi! İnsanoğlunun suçu işte budur: kendi
hatalarına bakmadan başkalarında kusur bulmak! Söyleyin dostlar-
bizim aklımıza tilki deyince; kurnaz, kedi deyince; nankör
geliyor. Bunlar yerine kimbilir kaç hortumcunun veya siyasinin
ismini kullanabiriz? Ohoo isim çok- ad aktarmasını bilelim
yeter.
Kediler
milyonlarca yıldır yeryüzünde kalabilmişlerse bunun tek nedeni;
felsefe yapmayı ve dünya üzerine kafa yormayı bilmemelerindendir.
Aslında bilirler ya, üzerinde düşünmezler yalnızca.
Onlar
için "ölüm" dünyanın sonu değil, "aşk"
ise bağlılık değildir. Onlar yaşamak için yaşarlar; bir çoğumuzun
istediği ama başaramadığı gibi- yemek yemek, uyumak ve aşk
yapmak için. Ve bunları yapabilmek veya birini yapamamak yüzünden
hiç üzülmezler.
İşte
bu yüzdendir ki; kedi, yeryüzünde olan hiçbir canlıyı temsil
etmezken, köpekler iyi ve zavallı insanları temsil ederler.
Bir kediyle, köpeğin düşünce tarzını biliyor musunuz?
Köpek şöyle düşünüyor: "Yanında kaldığım insanlar, beni
koruyor, seviyor ve besliyor. Bunlar Tanrı mı ne?"
Kedi ise şöyle düşünüyor: "Yanında kaldığım insanlar,
beni koruyor, seviyor ve besliyor. Ben Tanrı mıyım ne?"
İşte
bu yüzden kediyi nankörlükle suçlamak, kediyi tanımamaktır.
İşte aynı nedenle, kediyi sevmemek de buna bağlıdır.
Sahibi
kedi olan her insan, bir kediyle aynı evi paylaşmanın bir
ayrıcalık olduğunu ve her kediyi okşadığında bir kaplanı okşamış
olmanın mutluluğunu iyi bilir. Ve kediye teşekkür eder: "Sen
olman gerektiği gibisin."
Sayfa başı
|