Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları











Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Dostlarıma...

İki yıl önce,sömestre tatilinde Karabaş,Anne,Beyaz ve diğerleri ayrıldılar bu Dünya'dan..

Islak burunlu sevecen anne,oyuncu kızı Karabaş ve tam bir hanımefendi olan Beyaz..

Vefalı dostlarım benim.. Bugün sizi anmak için yazıyorum. Ne zaman yalnız kalsam, büyük bir hassasiyetle yaklaştınız bana. İnsanoğluna kendinizi emanet ettiniz. Kolumun altına girdiniz. Islak burunlarınız,pembe dillerinizle beni öptünüz.

O kadar derdiniz olduğu halde,keneler vücudunuzu kaplamışken bile yanımdayken hiç şikayet etmediniz. Üzgün olduğumda beni anladınız. Ne zaman bir yere gidecek olsam,ıslak burunlarınızla arkadan sesizce yaklaşıp, bir süpriz yapacakmış gibi elime dokundunuz. Beni sevindirdiniz.

Az mı mutlu ettiniz beni sevgili dostlarım...

Apartmanımızın hayvansever insanları da size sahip çıktılar. Hepiniz kuduza,uyuza,pireye,keneye karşı aşılatıldınız. Kiminizin boynuna tasma takıldı.

Ne varki,mahalle sakinleri bunu size çok gördüler. Çocuklarına bir kedi,köpek sevgisini ve bununla beraber insan sevgisini de aşılamak yerine,çocuklarını sizi taşlamakla görevlendirdiler.Isırır,saldırır dediler..

Oysa bu zihniyeti kırmanın bize ne kazandıracaklarını zerre kadar bilmiyorlardı.Ben söyleyeyim; "Huzuru" kazandıracak sevgisiz komşularım.. "Dostluğu" tattıracak... "Yaşamı sevmeyi,yaşanılacak bir Dünya olması için önce sevgiyi öğrenmenin şart olduğunu".. İşte bunları kazandıracak sevgisiz komşularım.. Ve daha sayamayacağım onlarca güzel duyguyu..

Güzel köpeklerim...kedilerim..."gerçek dostlarım"...

Sömestre tatilini fırsat bilip,sabahın ilk ışıklarında mahalle mahalle dolaşıp, o ' lanetli eti ' atan belediye arabalarından niye saklan madınız? Saklansanız ne gezer. İnsanoğlu sizi her yerde bulur.

Sabah olduğunda, insanlar sokağa döküldüklerinde korkunç bir manzarayla karşılaştılar.. Sağda solda , çocukların gözü önünde kasılıp titreyen, ağızlarından ince ince köpük sızan köpekler...

Dostlarım, size bu acıyı çektiren yüreksizlere ben destek olur muyum? Onlardan nefret etmez miyim?
Oysa nefret çok kötü bir duygudur. Biz nefret yüzünden bu haldeyiz.

Anne, sen en son can veren olmuşsun.. Karabaş'ın annesi olmandı sana bu adı vermemizin sebebi. Ve yine Dünya'nın en yüce ünvanına sahip olmandı. Ne yazık ben yoktum senin yanında.. Her zaman yaptığın gibi, yürümekte olan babamın arkasına sessiz adımlarla yaklaşıp ,ıslak burnun ile dokunmuşsun parmaklarına.. İnsanların yaşayan bir köpek daha olduğu için sevinmesine fırsat vermeden, yıkılmışsın yere... Sonra o korkunç ızdırap, bedenini yakıp tutuşturan ve nerden geldiğini belki anlayamadığın bir acı, son kasılmalarla ruhunu bedeninden ayırmış... Sen daha iyi bilirsin.

Gerçek dostlarım... Artık tek bir köpek dost bile yok buralarda... Sizinle beraber hepsi ayrıldılar bu yaşamdan.

Sizin zehirlendiğiniz gece, umarım sizi belediyeye şikayet eden "sevgisiz komşular"da pişmanlık duygusunu tatmışlardır- hırsızlar sizin yokluğunuzdan istifade edip tam dokuz arabanın camlarını kırıp,soydular.

Bilgisizlik çok kötü birşey dostlarım... İşte bu cahillik insanlığı köleleştiriyor... Bu cahillik sizlerin canına neden oluyor...

Sevgisiz komşularım, köpeklerin iyiyi ve kötüyü ayırettiklerini bilmiyorlardı. Haberleri bile yoktu belki geceleri bazen sizin neden havladığınızdan? Bunu da ben söyleyeyim sevgisiz komşularım; benim dostlarım sizin arabalarınıza,evlerinize yaklaşan hırsızları korkutuyordu havlayarak.. İşte bu yüzden onları belediyeye zehirlettiğiniz gece arabalarınız soyuldu.. İşte bu yüzden..

Bir ulusun, yaşamını paylaştığı tüm canlılara sahip çıkması o ulusun gelişmişliğini gösterir. Bir ulus, canlara kıyıp, dostları olan kedileri, köpekleri öldürüp, yaşam kaynağı olan ormanlarını, göllerini, akarsularını yok ederse nasıl yaşar?

Yeşilin mavinin yerine grinin siyahın, karanlığına bürünmüş bu umutsuz, topraklar nasıl sevilir?

Sevgili dostlarım... Sizleri çok özledim... Zaten sizin hakettiğiniz yaşam bu değildi. Umarım şimdi çok sevdiğiniz dostlarınızla, büyük bir mutlulukla gittiğiniz yeni yerde "sevgi"yi doya doya yaşıyorsunuzdur.

Sayfa başı