|
|
Kedi
Aşkımın Başladığı Zaman
Size
hiç kedi aşkımın ne zaman başladığından bahsetmiş miydim?
Tamam
tamam, Kedi Sitesi uğraşına bulaşan insanların çoğunun kedilerle
ilgili uzun bir geçmişi vardır. İşte ben de bu kişilerden
biriyim sadece..
Kedilerin
yaşamıma girişi yani kedi aşkım hayata gelmemle birlikte başladı..
Ne zaman ben altı aylık bir bebek oldum, kola içmeye başladım,
işte o zaman kedicikler yazlık evimizin balkonunda uyukluyordu..
Ben
onları sadece mıncıklamakla yetinmiyor, buzdolabını fare gibi
didikleyip, birşeyler bulup, pisileri güzelce besliyordum..
Tabi bunları altı aylıkken yapmıyordum! O zamanlar dört yaşındaydım
muhtemelen.. Ve sonra.. Sonra.. Sonbahar geliyordu.Yazlık evimizin
kapıları kapatılıyor, sokak kedileri balkonumuza tüneyip, hüzünle
bakıyordu bize.. Annem, babam o zamanlar hangisini alıp, İzmir'e
götürecek? Bir sürü var.. İşte
yazları güzel güzel kedilerimiz oluyor.. Kışları hiç kedimiz
olmuyordu.. Sonbaharları ayrılık oluyor ve bu da beni felaket
üzüyordu..
Sizinle
çocukluk anılarımdan birini paylaşmak istiyorum.
O
zamanlar altı yaşındaydım. Annem babam beni anneannemlerin
yazlık evlerine bırakmıştı yazın başlarında.. Ve ben kedisiz
durur muyum hiç? Tutturdum "Anneanne kedi istiyorum ben
lütfeeen, lütfeen bana kedi bul!" diye.. Zavallı anneannem,
bana kıyamıyordu ama bir yandan da bu kavurucu yaz sıcaklığında
kedi aramak çok zor geliyordu ona! Bir de terslik bu ya, bir
tane bile kedi yoktu ortada!
Ama
benim dediğim oldu.. Döküldük sokaklara anneannemle.. Başladık
kedi aramaya. Yoldan geçenlere anneanneciğim soruyor: "Affedersiniz,
sizin oralarda hiç yavru kedi var mı?" Soru kime sorulmuşsa
karşımızdaki önce epey afallıyor, sonra "Hayır, yok!"
diye cevap veriyordu. Eh ben mızıkçı, ben sabırsız, ben inatçı....
İflah olmam, zaten olmadım. Tam gaz kedi aramaya devam! Bir
keresinde bir bayan "Evet teyze bizim orada var çok şirin
yavrular" dedi! Ben zıpladım. Anneannem nerede olduğunu
sordu. Kadıncağız söylemesin mi çok uzak bir yer adı! (Şimdi
hatırlayamıyorum ama Kuşadası'na epey uzak bir yer söylemişti
bayan) Bu sefer tutturdum, gidelim, gidelim diye.. Ama olmadı.
Sokak sokak gezdim, aradım ama bulamadım.
Ertesi
sabah uyandığımda, anneaannem pek keyifli gözüküyordu.
- Esi dedi.
- Sana bir kedi buldum ama öğlen 12.30'da gelecek.
Nasıl sevindim, nasıl sevindim tahmin bile edilemez! Saatler
geçmek bilmiyor! Kedi geliyor ya, nerden gelirse gelsin, ama
gelsin!
Gerçekten
de tam 12.30'da balkonda (zemin kat) bir kedi belirdi.. Aslında
pek kediye benzemiyordu.. Harpten çıkmış yaralı bir asker
gibiydi.. Ama ben onu çok sevmiştim... Tekir, tek dişi öne
fırlamış, kocaman ama bir o kadar da komik erkek bir kedi!
Nereden
gelmişti peki? Anneannemin yıllar sonra anlattığına göre,
akşam ben yattığımda bu kedi öylece çıkıp gelmiş. Anneannem
düşünmüş. Benim kedi bulamadığım için çok üzüldüğümü bildiği
için, bir kase süt ile bir güzel karnını doyurmuş kedinin..
Tecrübesi var anneannemin, diyor ki; bir kedi karnını doyurup,
biraz güneşlenip, keyiflendikten sonra çekip gider bir yerlere..
Nereye gittiğini kimseler bilmez; ama o en fazla altı saat
sonra çıkıp geri gelir..
Bu
koca tekirin ismi Çapkın oldu.. Anneannemin dediği gibi tekrar
gitti ve akşam yemeği için tekrar geri döndü. Kendisini bize
sevdirdi..
Sonra..
Sonra yıllar geçti.. O yazlığımızın kedisi oldu. Her yıl geldik,
her yıl o bizim kedimiz oldu. Sonra.. Sonra taşındık başka
bir yazlığa, onu aradık ama bulamadık..
Çapkın
da yaz kedilerimizden biriydi.. Ama en ünlü, en sevdiğimiz,
en komik yaz kedimiz..
12
Nisan 2002
Sayfa başı
|