Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları









Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Kedi Aşkımın Başladığı Zaman

Size hiç kedi aşkımın ne zaman başladığından bahsetmiş miydim?

Tamam tamam, Kedi Sitesi uğraşına bulaşan insanların çoğunun kedilerle ilgili uzun bir geçmişi vardır. İşte ben de bu kişilerden biriyim sadece..

Kedilerin yaşamıma girişi yani kedi aşkım hayata gelmemle birlikte başladı.. Ne zaman ben altı aylık bir bebek oldum, kola içmeye başladım, işte o zaman kedicikler yazlık evimizin balkonunda uyukluyordu..

Ben onları sadece mıncıklamakla yetinmiyor, buzdolabını fare gibi didikleyip, birşeyler bulup, pisileri güzelce besliyordum.. Tabi bunları altı aylıkken yapmıyordum! O zamanlar dört yaşındaydım muhtemelen.. Ve sonra.. Sonra.. Sonbahar geliyordu.Yazlık evimizin kapıları kapatılıyor, sokak kedileri balkonumuza tüneyip, hüzünle bakıyordu bize.. Annem, babam o zamanlar hangisini alıp, İzmir'e götürecek? Bir sürü var.. İşte yazları güzel güzel kedilerimiz oluyor.. Kışları hiç kedimiz olmuyordu.. Sonbaharları ayrılık oluyor ve bu da beni felaket üzüyordu..

Sizinle çocukluk anılarımdan birini paylaşmak istiyorum.
O zamanlar altı yaşındaydım. Annem babam beni anneannemlerin yazlık evlerine bırakmıştı yazın başlarında.. Ve ben kedisiz durur muyum hiç? Tutturdum "Anneanne kedi istiyorum ben lütfeeen, lütfeen bana kedi bul!" diye.. Zavallı anneannem, bana kıyamıyordu ama bir yandan da bu kavurucu yaz sıcaklığında kedi aramak çok zor geliyordu ona! Bir de terslik bu ya, bir tane bile kedi yoktu ortada!

Ama benim dediğim oldu.. Döküldük sokaklara anneannemle.. Başladık kedi aramaya. Yoldan geçenlere anneanneciğim soruyor: "Affedersiniz, sizin oralarda hiç yavru kedi var mı?" Soru kime sorulmuşsa karşımızdaki önce epey afallıyor, sonra "Hayır, yok!" diye cevap veriyordu. Eh ben mızıkçı, ben sabırsız, ben inatçı.... İflah olmam, zaten olmadım. Tam gaz kedi aramaya devam! Bir keresinde bir bayan "Evet teyze bizim orada var çok şirin yavrular" dedi! Ben zıpladım. Anneannem nerede olduğunu sordu. Kadıncağız söylemesin mi çok uzak bir yer adı! (Şimdi hatırlayamıyorum ama Kuşadası'na epey uzak bir yer söylemişti bayan) Bu sefer tutturdum, gidelim, gidelim diye.. Ama olmadı. Sokak sokak gezdim, aradım ama bulamadım.

Ertesi sabah uyandığımda, anneaannem pek keyifli gözüküyordu.
- Esi dedi.
- Sana bir kedi buldum ama öğlen 12.30'da gelecek.
Nasıl sevindim, nasıl sevindim tahmin bile edilemez! Saatler geçmek bilmiyor! Kedi geliyor ya, nerden gelirse gelsin, ama gelsin!

Gerçekten de tam 12.30'da balkonda (zemin kat) bir kedi belirdi.. Aslında pek kediye benzemiyordu.. Harpten çıkmış yaralı bir asker gibiydi.. Ama ben onu çok sevmiştim... Tekir, tek dişi öne fırlamış, kocaman ama bir o kadar da komik erkek bir kedi!

Nereden gelmişti peki? Anneannemin yıllar sonra anlattığına göre, akşam ben yattığımda bu kedi öylece çıkıp gelmiş. Anneannem düşünmüş. Benim kedi bulamadığım için çok üzüldüğümü bildiği için, bir kase süt ile bir güzel karnını doyurmuş kedinin.. Tecrübesi var anneannemin, diyor ki; bir kedi karnını doyurup, biraz güneşlenip, keyiflendikten sonra çekip gider bir yerlere.. Nereye gittiğini kimseler bilmez; ama o en fazla altı saat sonra çıkıp geri gelir..

Bu koca tekirin ismi Çapkın oldu.. Anneannemin dediği gibi tekrar gitti ve akşam yemeği için tekrar geri döndü. Kendisini bize sevdirdi..

Sonra.. Sonra yıllar geçti.. O yazlığımızın kedisi oldu. Her yıl geldik, her yıl o bizim kedimiz oldu. Sonra.. Sonra taşındık başka bir yazlığa, onu aradık ama bulamadık..

Çapkın da yaz kedilerimizden biriydi.. Ama en ünlü, en sevdiğimiz, en komik yaz kedimiz..

12 Nisan 2002

Sayfa başı