Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
font>
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları











Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Kedilerde travma sonrası kişilik değişimi

Badem otuz gün sürmüş olan kaybolma döneminini sona erdirdiği gün (bknz: kayboldu- döndü); yani eve geri döndüğü gün şekil, biçim ve renk özellikleri bakımından birçok değişikliğe uğramıştı. Bahsetmediğim bir değişikliği var ki; bu değişiklik konusunda yanılıp yanılmadığımı anlamak için ve ilgili bir yazı yazmak için üç hafta boyunca gözlerimi, kaplan bozması kedim Badem'den ayırmadım.

Badem'in kişiliği değişmiş... Bizlerde ve kedilerde çok zor oluşan; ama üzerimize sindi mi, ayrılmayan, bütünümüz olan kişiliğin değişmesi oysa ne kadar da imkansız gözükür! Bu olayın nedeni ise Badem'in bir travma geçirmesi.

Veteriner hekimimiz Serdar Badem, bu kişilik değişimini klinikte gözlemlediği kedilerden biliyor.

Badem'in eski davranışlarını özetleyeyim size. Badem "dertsiz, tasasız artı gazsız" bir kediydi... Yani kaygısız. Karizmatik, kucakta asla durmayan, yemek kokusu duyduğu zamanların dışında hiç mırlayıp, gurlamayan, ne diye sevdiğimizi kendimizin bile bilmediği, mafya kılıklı bi kediydi işte...

Bir yaşına gelene kadar başından geçmedik olay kalmadı. Bir gün kayboldu, derken otuz iş gününün sonunda geri döndü. Epeyce kilo vermiş, ön sivri dişini kırdırtmış, pipisinin tüylerini yoldurtmuş, devenin hörgüçlerini anımsatan sırtındaki yüksekliklerle...

Badem bambaşka bir kedi oluvermiş... Bebekliğinden beri ayağında kalan iz de olmasa, "tamam bu bizim Badem değil" diyeceğim; ama o işte... Badem iki dakika da bir mıırlayan, gurlayan, hatta biraz abartan, kucaktan ayrılmayan, bulduğu her çıkıntılı eşyaya sürtünen, koltuk altlarından okşanmaya bayılan ve kucakta keyif yaparken gaz çıkarmayı (afedersiniz) ihmal etmeyen bir kedi oluvermiş...

Veteriner ziyaretinde bile uslu uslu oturmasıyla, veteriner amcaların ağzını koc-caman açtırtan, tanıdıklar tarafından "amanin n'olmuş bu kediye bööle" tepkilerine maruz kalan bir kedi oluvermiş...

Eski vurdumduymazlığından eser kalmayan; "kaygılı" bir kedi oluvermiş...

Serdar Badem bu durumu birçok kedi de gözlemlemiş. Özellikle çene bölgelerinden sert darbe alan, travma geçiren kedilerde ( şuan tıbbi bir kitapta yazmasa da- onların gözlemlerine göre) beyinde kusurlar oluşuyor. Bu sorunlar da kedide ruh değişikliğine; kişilik değişikliğine neden olabiliyor. Badem örneğinde görüldüğü gibi, çok yaramaz veya saldırgan bir kedi çok uslu bir kedi olabiliyor, aksi- huysuz bir kedi de geçimli bir kediye dönüşebiliyor. Tabii Serdar Badem ekliyor, "Kedilerinin huysuzluğundan şikayet edenler, sakın kedilerine nasıl travma geçirtilebileceğinin yollarını aramasınlar; çünkü bazı kedilerde de tam tersi; bu sefer travma sonucu"kaygısız kedi" durumu görünebiliyor. Örneğin kaygısız kedilerde korkma duyusu sıfıra iniyor. Kaygısız kedi, çok vahşi bir köpeğin yanına korkusuzca yaklaşabiliyor, bunun gibi olaylar da kedi sahibine maddi manevi birçok sorun açabiliyor..."

Bu konu ileride- belki çok çok ileride gündeme gelecek gibi gözüküyor. Zavallı denek kedim Badem ve onun esiri ben; yani Keditör, yakında konuyla ilgili yepyeni gelişmelerle karşınızda olacağız.

Kediseverler ne dedi?

Teyzemlerin kedisi Pamuk evde ki temizlikçi kadın tarafından ayağına dolanıyor diyerek dövülmüştü.Bu dayak sonucu sol ön patisi zedelenmiş burnu kanamış.Bu olaydan sonra hiperaktif olan pamuk
hayatınızda göre bileceğiniz en uysal kedi oldu.Kucağınıza aldığınız an ölü gibi yatıyor.En ufak bir sesli konuşmada koltuğun altına saklanıyor.Kadın onu mutfakta dövmüş ve bu olaydan sonra hiçbir güç Pamuk'u mutfağa girdiremiyor.Kucağınızda mutfağa götürdüğünüzde
patilerini geçirip sıkıca tutunarak ağlıyor.Oysa o mutfağı çok severdi özellikle yemek yapılırken tezgaha çıkıp yemeğin pişmesini bekleyen bir kediydi.Kediliğine ait özelliklerini
kaybetti.Kucağınızdan inmek istediğinde inme kal diye biraz tutsanız boyuneğip saatlerce oturur;oysa bir kedi kafasına eseni yapar değil mi?
sevgilerimle

Burcu Çakır


Ragdoll kedisinin hikayesinden de bahsedebilirim... tabii ki bilim buna hayırolamaz diyor ama hikaye şu.. Ragdoll kedi cinsin anası, Foundation cat yani,
Josephine idi.. Josephine hamile iken trafik kazası geçirir ve ağıryaralanır.. yine de yavruları meydana geliyor ve Josephine ile birliktehepsi cok sağlıklı AMA o Ragdoll'lere has bir uyuşukluk taşımaktadır.. yanikucağına aldığınız zaman bezbebek gibi kendini bırakması o kazaya mahsusdeniyor ama bilimsel olarak bu mümkün değil.

Beliz Cehreli
First & exclusive cattery in Turkey

Sayfa başı