Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları







Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Mucizelere İnananlardan mısınız?

Feci durumda olabilir. Belki tek gözü yoktur; aynı zamanda arka bacakları tutmuyordur veya onu ezen araba, iç organlarının dışarıya taşmasına neden olmuştur. Veteriner hekiminiz, onun bu halde asla yaşayamayacağını, onu uyutmanın- onu bu acılardan kurtarmanın en iyi yolu olduğunu söylemiş olabilir; ama o hala, bir damla su içmek için mücadele ediyorsa; durun!

Tek kanadı kırık, yerde şaşkınlık ve korku içinde duran o kumruyu hiç unutmam. Onu, annemle yakalayıp, üzerine hava delikleri açtığımız karton ayakkabı kutusuna koyup veterinere götürdüğümüz zaman altı-yedi yaşlarındaydım. Veterinerden çıktığımızda kutudaki hava deliklerinin hiçbir anlamı yoktu artık. Siyah gözlü, duman tüylü kumru, bir iğneyle ebedi uykuya yatmıştı. Ne demişti veteriner hekim? Kanadı kırık bir kuşun yaşama şansı hiç mi yoktur? Bilimsel gerçekler tam bir kesinlik sunar mı ki bizlere? Biz, o zamanlar, trafik kazası geçirmiş veya bir şekilde sakatlanmış, durumu ciddi olan her hayvanı "çekmesin bu acıyı" diyerek uyuttururduk. Uyuttuğumuz hayvana kendimce mezar yapardım; sanki onların canı yokmuş gibi çiçekleri koparır süslerdim üzerini. Okuma yazmayı öğrenince de, mektuplar yazardım onlara. Gözyaşlarım ıslatırdı topraklarını.

Zamanla birlikte kendi inançlarımın ve kendi düşüncelerimin eylemlerimi şekillendirmesi gerektiğini anladım. Soluk alan bir canlıyı öldürmek ne kadar uyuyordu benim doğrularıma? Veteriner demiş olabilir; ama önüme kötü bir durumda çıkmış bir canlı var. Neden hep, muhtaç hayvanların hayvanseverlerin karşısına çıktığını düşünmez misiniz? Yardıma muhtaç olan, yardım edebileceklerin karşısına çıkıyor er geç. "İnanmak, yolun yarısıdır" derler. Bir canlının yaşaması için elimden geleni yapmamın gerektiğine karar verdim. Sonra; "Yaşama şansı az" veya "yarına çıkmaz" denilen kaç kedi-köpeğin hayata nasıl yeniden bağlandığını gördüm. İnsanlar için de geçerlidir bence bu. Bilimin ve deneylerin söyleyeceği çok şey olabilir; ama içsel güç bir çok şeyi yenebilmede en büyük yardımcımızdır. Veteriner hekim Serdar Badem'i bu yüzden seviyorum. O, sevdiği için bu mesleği seçen ve inandığı şeyler için mücadele eden biri. "Mucize"yi ona götürdüğümde, Mucize'nin kalçası kırık, gözleri hastaydı, arka ayakları tutmuyordu (ayakları tamamen ezilmiş, paramparça bir haldeydi) ve üstüne üstlük bu kazayı geçirdiği tahminen bir haftayı geçmişti. Ön iki ayağıyla tüm vücudunun yükünü çekiyordu; öyle ki bu haldeyken bile onu yakalamak için verdiğim mücadele anlatılamaz... Ne olacaktı şimdi? Bu kapkara kedi, yaşayabilse bile bir daha ayağa kalkamayacaktı. Tutmayan ve hissetmeyen arka ayaklarla çöplere nasıl zıplayacaktı? Serdar Badem, sepetteki- onu yakalamak için kandırdığım kuru mamayı yiyen kara kediye bakarken, "uyutmam" dedi. Zehir yerine, vitamin enjekte etti kedinin damarlarına. Yaşarsa iki günde bir getirmem gerektiğini söyledi, beş kuruş para almadı yine.

Bugün, hayatına sokakta devam eden, insanlarla seviyeli (!) bir ilişkisi olan Mucize'nin; yani kara kedinin ilk ve son veteriner ziyareti üzerinden iki ay gibi bir süre geçti. Mucize, şimdi, dört ayağının üzerinde yürüyebilen; hatta koşabilen bir kedi. Öğle saatlerinde güneş bir yere yatarak ön patilerini itinayla yalayan, sonra kıvrılma pozisyonunu seçerek güzel bir öğle uykusu çeken siyah bir kedi. Ona, onu gördükçe yemek veren beni ve Mediha Teyze'yi gördüğünde kuyruğunu kaldırarak selam veren vefakar bir kedi. İki ay önce ona su verdiğimde anladım onun yaşayacağını. Yaşamak istiyordu ve ben bu isteğini yerine getirmede bir yardımcı oldum onun için. İnançlarınıza göre, "uyutulsaydı, daha güzel bir hayata merhaba diyebilirdi" diyebilirsiniz; ama o, yolunu kendisi seçti ve bir sokak kedisi (bir tekir) olmanın tadını çıkarıyor şimdi.

Yazıma, başladığım ilk paragrafla son veriyorum: Feci durumda olabilir. Belki tek gözü yoktur; aynı zamanda arka bacakları tutmuyordur veya onu ezen araba, iç organlarının dışarıya taşmasına neden olmuştur. Veteriner hekiminiz, onun bu halde asla yaşayamayacağını, onu uyutmanın- onu bu acılardan kurtarmanın en iyi yolu olduğunu söylemiş olabilir. Ama o hala, bir damla su içmek için mücadele ediyorsa; durun! Hayat, mucizelerle doludur.

Not: Fotoğraf, arşivimizdendir; fotoğrafı, Mucize'ye benzediği için kullandım :)


8 Haziran 2004

Sayfa başı