Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları









Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Tekir'in Yeri

Bitti. Başladı. Günlerdir süren çalışmalarım, eski tasarım ve eski adımızla geçirdiğimiz günler bitti. Dünün Kediler Gezegeni, bugün yeni adı ve yeni tasarımıyla; ama aynı içeriğiyle yayına girdi. Peki, ne oldu da birçok insanın belleğinde yer etmiş bu ad ve bu görsel görüntü değiştirildi?

Kediler Gezegeni macerası bundan 2,5 yıl önce başladı. Amatör bir anlayışla tek başıma başladığım bu çalışma, gazeteci ve hukukçu A.Anıl Oğuz'un- tabiri caizse elimden tutup, siteyi profosyonel bir tasarıma kavuşturmasıyla devam etti, büyüdü. Bu süre zarfınca yaptığımız çalışmalar amatör ruhundan hiçbir şey kaybetmedi. Kediler Gezegeni; içerik sitesi, mama sitesi, zart zurt sitesi olmadı anlayacağınız. Basın da, bir hobi adına yapılan bu siteye ilgisiz kalmadı ve Kediler Gezegeni'ni duyurdukça; gezegenin keşifçileri çoğaldı. Aramıza Epirden Beach Volley'in maskotu sevgili Tıkır yazar olarak katıldı. Hayvanseverlerden gelen e-postalar bizi bu yolda daha da teşvik etti; ama ne olduysa oldu, Kediler Gezegeni Kasım 2003'den bu yana "ölü" bir dönem geçirdi. Baharla birlikte, kış uykusundan uyanan bazı soğukkanlı hayvanlar misali (Bu esnada 'ayı' demek istemedim; yazının başından beri- eskiden yazılarımı okuyanların bileceği üzere her zamankinden farklı olan şu ciddi gidişatı bozmak istemedim :)) uyandım, silkelendim bir de ne göreyim: Kediler Gezegeni'nin barındıran firmayla anlaşmamız çoktan bitmiş, Kediler Gezegeni kapanmış, e-posta kutularımız kediseverler ve meraklıgillerden oluşan gezginlerimizin gönderdiği e-postalarla dolup taşmış! Kasım'dan Nisan'a kadar süren Fetret Devri, teknolojinin bağrından kopup gelen e-postalarla, tahtında uyuklamakta olan keditöre "uyan!" demekte... "Uyan!" diyor: "Gezegeni'ninin kedileri yenilik istiyor!" Bu çağrıları duymazdan gelirsem tahttan indirilip, unutulacaktım. Daha da kötüsü yaptığım tüm işler, çalışmalarım; çiçek aşısı, Avrupalar'a gönderttiğim elçiler v.s... unutulacaktı. Sanki bunlar hiç olmamış gibi olacaktı. Korkum, salt unutulma ve yok olma kaygısı değildi. Keditör, elden ayaktan düşmemişti ki! Neden uyukluyordu? Velhasıl, baharla ve e-posta kutuma doluşmuş birbirinden güzel, duygu mıncıklayıcı e-postalarla, beynim mesajı algıladı ve bir karar aldı: Kediler Gezegeni'nin de yeni dönem başlıyor... Lütfen bekleyiniz!

Yeni bir tasarım istiyordum: (Çabuk siteyi eski haline getir, bu ne hal! :)) Yeni site daha az patili; daha çok edebi olsun, daha az pembeli; daha çok morlu olsun :) Nacizane bilgilerimle, Anıl Oğuz'dan kaptığım kadarıyla kendim yapmayı denesem? Bu sefer, ikide bir Anıl'a telefon açıp: "Anıl şu çerçeveli tablolar nasıl oluşturuluyordu?" türünden, açıklaması zaten programda olan sorulardan sormasam... Hayalimdekini gerçekleştirebilsem... Sonuç. Sonucu umarım beğenirsiniz (söyleceklerim bitince, sizi şöyle bir kokteyle alacağım; ardından gezi turumuza bendeniz rehberliğinde başlayabiliriz:) ), eskisinden güzel olmasın benim çok hoşuma gitti; kendim yaptım diye söylemiyorum :) Sarıp sarmaladı, yumuşak- ılık bir hava içine aldı beni; birazdan "mor sümbüllü bağ" verecek dört bir köşeden.

Yeni bir ismi olsun istiyordum. Sözüm meclisten dışarı; Şukufe adlı bir star yaratmaya benzesin istemedim. Kediler Gezegeni güzel bir adtı; ama adın karizması yoktu. "O da ne?" demeyin; bildiğimiz gezegen işte. Herkes sevdiği şey için "Şey Gezegeni" adıyla bir site kurabilir. Şey'ler çoğaldıkça; fabrikasyon oluruz: Şu bileklikli spor ayakkabılarından giyen, kot pantalonu poposundan düşen, yeni çıkan her bir tv dizisinden kaptıkları karakterlerin belirgin özelliklerini "oha, faan oldum yaniii.."lerle iyice belirginleştiren tiplerden... Sözüm meclisten dışarı değil efendim bu sefer! Bu site sınırları içindeyseniz ve bu mesaj size gönderilmişse farklısınızdır gerçi ya (Hoş, zaten kedi sevmek; kedinin kişiliğini kaldırabilen insanlara özgüdür. Bunu da çoğu insan başaramaz. Şöyle diyebilir miyiz o zaman: Kedi seviyorsanız; zaten farklısınız?)... Konuyu dağıtmayayım, "bu kadar laf söyledin; "Şey'in Yeri" veya yerleri de olur!" diyebilirsiniz. Hemmen açıklama: Nazım Hikmet, sokak kedilerine olan sevgisini ve kedilere olan hayranlığını "Ben Tekir Severim" adlı yazısında o kadar güzel anlatmış ki... Haddim olmayarak açıklama yapmak isterim; çünkü yazıyı ilk okuduğumda "tekir"den kastı "tekir kedi" olarak algılama cehaletinde bulunmuştum da; Kedi Kitabı'nı derleyen sayın Gökhan Akçura ile yaptığım söyleşi de işin aslının-Nazım Hikmet'in ille de "tekir" demesindeki kastın, sokaktaki tüm kedileri temsilen olduğunu öğrenmiştim! Yazı o kadar hoşuma gitmişti ki, çevremde kedi seven - sevmeyen herkese okumuştum. Üstüne üstlük o tekirin; sadece tekir cinsine mensup bir kedi olduğuna inanarak okumuştum! Kimbilir belki de tekir kedilere olan hayranlığımdan kaynaklanıyordur. Edebiyatın incelikleri üzerinden bu kadar kabaca geçmem beni utandırmadı değil... Neyse, o e-söyleşi, geçen zaman, yine de tekir kedilerin gönlümdeki yeri ille de "Tekir" dedirttirdi bana. Kısacası Tekir'in Yeri, sokaktaki kedilerin ve onları seven, kendini 'tekir' olarak gören herkesin yeri. (Altyazı (Esice): Tekir türüne mensup, logodaki karizmatik sokak kedisinin yeri. Tekir'in mekanı, Tekir'in kahvesi v.s.) Tekir'in Yeri'nde kedilere ilgi duyan herkese ilk zamanlar yer var; sonraları bu ilgi, sevgiye; bağlılığa dönüşmezse (zaten kedi sevgisi veya hayvan sevgisi bazı insanlarda isteseniz de uyandıramayacağınız duygulardır), kedileri gerçekten sevemezseniz bu sitenin adının içeriğiyle bir gönül bağınız da olamaz :) (<Cümlenin sonuna nokta koyarsam tutumumun çok sert görünebileceğini düşündüm; yani demek istiyorum ki: "Bakın gülümsüyorum, iyi niyetle söylüyorum, emeğe saygı... :p )

Açıklamam bu kadar. Şimdi sizi kokteyle davet ediyorum. Anasayfada buluşalım: Sağda yiyecekler; solda içecekler var. Bir elinizde peynirli, sosisli kanepeniz, bir elinizde kadehiniz: Tekir'in Yeri'ne hoşgeldiniz!

16 Nisan 2004
Sayfa başı