Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları



Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Yeni bir dost

Üç haftadan beri yeni bir dostum var. Biricik, sevimli, şuan 54 cm boyunda (ilerisini bilemem iki metreye kadar ulaşabilirmiş) yeşil iguanam var. "Aaa bu keditör de delirdi mi?" falan demeyin hemen. Sürüngenlerden kertenkelelere özel bir ilgi duyuyorum. Yıllar önce yazın, plaj çantama yanlışlıkla giren kertenkelecikle olan arkadaşlığımız herkesi şaşkına çevirmişti. Doğadan bulduğum için doğaya bırakmıştım. Ayrılmak zor gelmişti...

Bu bambaşka bir şey. "Neden aldın, niye aldın, yazık hayvana" da demeyin. Güney Amerika'ya geri yollayacak halim yok. Krallar gibi besliyorum onu. Çok sağlıklı besleniyor hem. Brokoli, marul, rendelenmiş havuç, muz, elma v.s... Tuvaletini de evinin bir köşesine yapıyor. Çok temizdir kendisi! Gelgelelim bu kız istetecek huylarına rağmen, elimde kolumda uslu uslu durmayı beceremiyor. Son günlerde ellerimi elbisemin cebimden çıkartamaz oldum. Her gören "aaa bi kedi daha mı?" demiyor mu! Kolaysa açıkla. "Yok, şimdiki de tırnaklı bi hayvan; ama kedi değil" diyorum. Geveleyeceğime söylesem ya "iguanam yaptı n'olucak?" diye... Nerde bende o cesaret. "İguanam yaptı" desem vay halime... "Aaa sen iguana mı aldın?" , bir diğeri "O ne ya?", bir diğeri "Ay böcek mi yiyiyor, fare mi?", bir diğeri "Nerde besliyorsun?" diye ardı arkası kesilmeyen soru yağmuruna tutacak beni. Biraz tembellik var üstümde. Neden ben konuşmak isteyince kimsenin dinleyecek hali olmuyor, neden onlar konuşmak isteyince benim dinleyecek halim kalmıyor? Bu arada aklınıza takılmasın iguanam ısırmıyor, sadece tırnakları biraz fazla uzun. Arka ayağının üçüncü parmağının tırnağını elimden çıkarmaya çalışırken, ön sol ayağının birinci tırnağı takılıyor bu sefer. Tırnaklarını kesmem yasak! O daha 6 aylık.

İguananın tarih öncesi canavarlarını andıran, korkunca çıkardığı sarkık gerdanları ve sert kafası sizi korkutmasın. Onun tek savunma aracı, gerekirse kırbaç gibi kullanabileceği kuyruğu... Geçenlerde benim şımarık kızım Afet, teraryumun karşısına geçmiş- belli bizim iguşu keşfetmiş- kımıldamadan bakıyor. İguana da boş durur mu, çıkarmış sarkık gerdanlarını, kuyruğunu havaya kaldırmış tetikte bekliyor. Arkasından yaklaştığımı hissetmeyen Afet, ona dokunmamla birlikte havada üç takla attı, kıhladı, tısladı, kabardı ve dört nala koşmaya başladı. Aldı beni kahkaha... Ben ne bileyim, Afet'in beni farketmediğini. Kendini o kadar vermiş ki iguanayı seyretmeye, ona dokunmamla birlikte korkudan ne yapacağını şaşırdı yavrucak...

Bu arada iguananın da birçok yararı var. Yine geçenlerde teraryumundan kaçmış bizimkisi. Onu bulana kadar tüm dolapları, masaları çektim. Dolapların, masaların arkasında, altında kalan miladi tozları ve pislikleri temizlemek de bana düştü. Temizlik yaptığımı gören aile fertleri pek sevindi. Arasıra iguanayı, salona ve evin diğer köşelerinde salma fikirlerine yine kendileri güldüler. Böylece kıyıda köşede kalan tozlar, bahanesiyle tarafımdan temizlenecek... Yaa yer miyim ben. Haa bu arada iguana bulundu tabi.

Sayfa başı