Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Keditör Arşivi

Keditör'ün diğer yazıları





Keditör
Esi Taviloğlu
e-posta

Anneme ve Babama Teşekkür

Annemle babam sayesinde, tabii onlardan sonra da hayvan dostlarımın sayesinde buradayım. Günün manasına yönelik yazı yazma modası demeyelim buna. Sevgili Atatürk'ün değerli hediyesi 23 Nisan Ulusal Egemelik ve Çocuk Bayramı'nı tekrar analım. Sporcular, çocuklarla spora; sanatçılar, çocuklarla sanata; bizlerse, hayvan dostlarla çocuklara değinelim.

Geçen günlerde, çocukluğumun belirli zamanlarının görüntülendiği video kaseti izliyordum. Popomda koca beyaz bir bez, eğilmişim bir kedinin kafasını okşamaya çalışıyorum bahçede... Kamerayı tutan annem, "Esi, pisiyi sev canım. 'Pisi pisi' diye seslen ona. Kuyruğunu çekme" diye sesleniyor bana. "Pissi pissiii" diye sesleniyorum siyahlı beyazlı genç kediye, bir yandan da annemin onaylayıp onaylamadığını anlamak için tereddütle kafamı anneme çeviriyorum. "Evet, aferin sana." Diyor annem beni desteklediğini belirterek. Videodaki görüntüme gülüp, "o zamandan belliymiş kedici olacağım" diyorum.

Sonra hafızam bana başka görüntüler sunuyor. İzmir saatli kulenin önündeyiz. Saçımı fıskiye şeklinde kafamın tepesinde kırmızı bir fiyonkla tutturmuş annem. Babam, bir köşede buğday satan kadına bozuk para veriyor ve yanıma ondan aldığı gazete kağıdından yapılmış bir külah ve içinde buğdaylarla geliyor. Meydanda bir sürü küçük çocuk var benim gibi, bir de kulağımdan hiç gitmeyen "gulugulu" sesleriyle birbirine kur yapan bir o kadar da güvercin... Çocuklar güvercinlerin üstüne doğru koşuyorlar- güvercinler biraz havalanıp tekrar yere konuyorlar. Babam, elindeki külahı bana uzatıyor ve içinden bir avuç buğday alıp- ne yapmam gerektiğini gösterircesine güvercinlerin önüne fırlatıyor. Buğdayların düştüğü yere onlarca ( o zaman sorsalar, dünyalar kadar derdim :)) güvercin konuyor . Öğrendiğimi belirtmek istercesine kuşlara atıyorum buğdayı. Kuşların sevinci, benimkine karışıyor.

Yıllar öncesiydi belki, evimizde tek bir hayvan yoktu; ama ailem onlara karşı nasıl davranmam gerektiğini, onların da bizler kadar yaşam hakları olduğunu- daha çok onları görmem ve okşamamla öğrettiler. Hiçbir zaman yanına yaklaştığım bir köpek veya kedi için: "Aman elleme, ısırır, kuduz olursun, pis onlar- kaka!" demediler. Tek söyledikleri "dikkatli ol ve onu kızdıracak şeyler yapma" oldu. Yeni yeni biçim almakta olan düşünceler, yanlış öğretilerle şekillenmedi. Tanımak ve keşfetmek çocukluğumuzun en güzel özellikleriydi belki de. Bu özellikler sınırlandırılmadığı veya yasaklanmadığı ölçüde güzeldi.

Hayvanları, hayvanlarla iletişim kurmayı öğrenerek; bugün insanlarla çok daha rahat iletişim kurduğum kanısındayım. Dili olmayan canlılarla iletişim kurmayı başarabilen insanlar, dili olan canlılarla haydi haydi iletişim kurmazlar mı? Cinselliği, çocukluğumuzun "çocuk nasıl olur anne?" diye sorularını sormama gerek duymadan bir erkek kedinin, dişi kedimin ensesini ısırdığında ve iki ay sonra dişi kedimin doğurmasıyla öğrendim; "bebeği leylekler getirir çocuğum" gibi aldatmalı yanıtlarla kandırılmadım. (Yalana ne kadar çabuk alıştırılıyoruz?) Hayvanları tanıyarak, onların da bizim gibi esnediklerini, yemek yediklerini, havadaki aynı zerrecikleri içlerine çektiklerini gördüm. Sevmeyi, okşamayı öğrendim. Memeleri sarkmış, yavruları için yiyecek arayan anne bir köpeği görüp; acımayı ve empatiyi de öğrendim. Bugünse, içinde yaşadığımız dünyanın; bu çok önemli varlıklarına su gibi, hava gibi, toprak gibi ihtiyacı olduğunun farkındayım. Gülmek, mutluluk, gözlerdeki parıltı güzelleştirecek herşeyi... Doğal yaşamlarından tam anlamıyla kopmamış ve kini, yalan söylemeyi, konuşmayı bilmeyen, doğal ve temiz dürtüler taşıyan canlılar; hayvanlar, bize öğretecekler mutluluğu. Bir bilinç çerçevesi içinde beraberlikle güzelleşecek herşey.

Çiçekleri, gökyüzünün mavisini, hayvanları; doğayı tanımama izin veren sevgili annem ve babama yürekten teşekkür ederim.

 

Sayfa başı