Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı









Mırıltı
A.Anıl Oğuz
e-posta

Bızdık

Minicik bir şey. Gündüzleri uyuyor, geceleri fırıl fırıl dönüyor. Ufacık elleriyle tuttuğu yemekleri kesesine depolarken hoyrat, yerken ise oldukça nazik. Uyurken yanına gittiğimde kafasını şöyle bir çevirip kısık gözlerle bakıyor; babası olduğunu anlayınca da ağzından büyük dişlerini göstere göstere esneyip hemen yemek mahalline hareket ediyor. Hele bir gerinişi, gerinirken elini evinin teline dayayışı var; bir poz, bir caka, hay seni artist!

***

Annemin "vebistır", çoğumuzun ise "hemstır" olarak telaffuz ettiği, bilimsel ismi "Mesocricetus auratus" olan, halen Türkçe bir ismi yaratılamamış bir tür hayvan kendileri: Hamster. Tavşan desen değil, fare desen değil bir hayvan olduğunu söylerek Esi, ikisinin arası bir isim buluyor: "Tavfar" Ben de diyorum ki, halkımız bu ismi eninde sonunda bu hale çevirir, gel şimdiden ona "Tafar" diyelim. Tabii bir de sincaplara olan benzerliği, özellikle yemeklerini elleriyle tutup yemeleri ve keselerinde biriktirmeleri gözden kaçırılmamalı. O halde, "Tafarcap" mı desek? Esi'nin bu sayfada resmini gördüğünüz "Hemu" isimli bir hemstırı vardı. Bu da uygun bir isim olabilir. Ayrıca, Esi'nin hazırlamış olduğu bu resimlerin dosya isminde "Hemi" geçiyor. Şu ana kadar olan seçeneklerimiz, "Tafar, Tafarcap, Hemi ve Hemu" Ben "Hemi" denmesinden yanayım.

***

İsmi her ne olacaksa olsun, bir şeyi göz önünde bulundurmalıyız. Dilimizi, özellikle yazılış ve okunuş bakımından farklı olan yabancı kelimelerle yozlaştırmama kaygısını hep taşımalı ve ona Türkçe bir isim bulmalıyız. Okuyucularımın bu konudaki görüşlerini de alarak birlikte bir isim bulmak uygun olur kanaatindeyim. Hatta, kararlaştırdığımız ismi Türk Dil Kurumu'na iletebiliriz.

***

Hemiler ile kediler bir arada olur mu? Hemiler ile ilgili siteleri gezdiğim sırada rastladığım sağdaki resmi gördükten sonra kendime bu soruyu sormaya başladım. Panta'nın hemiler ile birlikte çekilmiş resimlerini gördükten sonra ise bunun olabileceğine inanmaya başladım. Ancak bence bunun mümkün olabilmesi için, kedinin kişiliğinin buna müsait olması vehemiyle sürekli bir arada yaşayarak ona alışması, özellikle de alıştırılması gerekli.

İşte o zaman kediler ile hemiler ayrılmaz iki dost haline gelebilirler. Bu durum, yukarıdaki resimler, birçok kimsenin sandığının aksine, hemilerin fare olmadığının delilidir. Görünüm olarak hemiler ile fareler birbirine benzemekle birlikte, onları birbirinden ayıran en büyük özellikleri, hemilerin farelerdeki gibi kocaman bir kuyruklarının bulunmayışı ve şirin olmalarıdır.

***

Benim Bızdık, ismine uygun olarak çok bızdık bir şey. Zaten ismi de onu evime götürürken yolda kafesini kaldırıp ona "seni bızdık seniii" dememle konmuş oldu. "Tamam" dedim ona, "senin adın Bızdık olsun."

Yanına her gidişimde, çok sevdiği tekerleğini dahi bırakıp tellere tırmanıyor, yemeğini verdiğim yerde yaptığı hareketlerle dikkat çekmeye çabalıyor. Ayakları üzerine kalkıp beni gözlüyor ve "Hadi beni besle." diyor sessiz sessiz. Hiç niyetim yokken bile o hallerine dayanamayıp her seferinde başka bir tat seçiyorum onun için.

***

Şu ana kadar verdiğim hiçbir yemeği reddetmedi; (Tabii, başta çikolata olmak üzere muhtevasında şeker bulunan yasak besin vermedim hiç.) verdiğim her şeyi ya kesesinde biriktiriyor ya da anında yiyor. Yiyeceğini keselerine atarken, parçaları kocaman kocaman, seri bir şekilde ve çiğnemeden ağzına dolduruyor. Sanki karşımda minik, iştahlı bir maymun varmış gibi, çok komik bir görünümü oluyor o zaman ve "seni maymun seniii" diyorum ona. Buna karşılık, sakladığı yere gidip de boşalttığı yemekleri yerken öyle nazik ki! İngiliz asilzadesi. Prens Charles mübarek. Alıyor eline bir fıstığı ve "eh hadi yiyeyim bari" dercesine minik minik ve yavaş yavaş ısırıyor, oğlum benim.

***

Ne yazık ki ömrü kısa olan; ancak sessiz, sakin, bakımı ve barındırılması kolay bu şirin şeyler, özellikle çocuklar için tercih edilebilecek uygun bir evcil hayvan niteliğindeler.

1 Şubat 2003
Sayfa başı