|
|
Gör(e)mediklerimiz
BBG
yarışmasının uzantısı "Görmedikleriniz Duymadıklarınız"
programının 23 Nisan tarihli yayınında konu; Gizmo, Coşkun
ve Azizcan idi. Aslında daha çok Coşkun ve Azizcan... Özellikle
de Coşkun'un yaptığının doğru olup olmadığı... Gizmo'nun ölmüş
olması umurlarında değil. Konu ne güzel de sapıverdi! Birileri
de böyle olmasını isterdi zaten...
***
Yine
de çok önemli açıklamalar vardı yayında. Katılımcılardan birinin
"Coşkun'un doğru söyleyip söylemediği ne malum?"
sorusuna Coşkun'un damadı, onun dürüstlüğünden başlayarak
yanıt veriyor, "Babam Azizcan'ı oğlu gibi sever, ona
niye böyle bir ithamda bulunsun ki? Neden başkası değil de
Azizcan?" diye soruyordu. Azizcan'ın yanıtı tam beklediğim
gibiydi: "Coşkun neden olay esnasında (Azizcan ne yaptın?)
diye çıkışmadı? Madem beni oğlu gibi seviyor, olaydan sonra
veya ertesi gün, neden kenara çekip benimle konuşmadı, durumu
anlatmadı? Neden bu kadar zaman bekledi?"
Azizcan, "Evet ben yaptım" da diyemiyor, "Hayır
ben yapmadım" da... Haklı tabii... İkrar veya inkar etmek
zorunda değil... Yalnızca iddialara dayanarak birini suçlamak
hem çok kolay, hem çok yanlış.
***
Coşkun'un
açıklama yapmış olmasının doğru olup olmadığı da beni ilgilendirmiyor.
Beni ilgilendiren, deliller...
Canlı yayına telefonla bağlanan bir izleyici, olayın oluşunu
gördüğünü söyledi ve ayrıntılarıyla anlattı. Söylediğine göre
Gizmo, hemen olay anında ölmemiş. Yayın sunucusunun cevabı:
"Elimizde görüntü olsa yayınlarız, niçin yayınlamayalım
hanımefendi?"
Katılımcılardan biri de "Bir tek siz mi gördünüz hanımefendi?"
diye sordu ve bu husus da geçiştirildi.
İzleyicinin bu iddiası üzerine, daha önce kendime sorduğum
şu soruyu hatırladım: "Bu yarışmanın, Star'ın kanallarından
birinde ve internette 24 saat(e yakın) canlı yayını yok mu?"
Bu nedenle, izleyicinin iddiası doğru olabilir. Olayın oluşunu
gören tek izleyici o da olmayabilir, diğer şahitler yayına
telefonla katılma şansını bulamamış olabilirler.
Yarışma başka bir kanalda sürekli naklen yayınlandığına göre,
iddia ediyorum, o bant ellerinde var (en azından Gizmo'nun
sesi) ve yayınlamıyorlar! O bant başka bir yerlerde daha var:
RTÜK'te ve medya takipçisi kurumlarda!
***
Kapalı
kapılar ardında dönme dolaplar çoktur. İşbirlikçiler, senaryolar,
her şey ayarlanıverir. Sadece adım adım uygulamak kalır. Amaca
ulaşmak uğruna, kuralların da önemi kalmaz. Makyavelli'nin
Prens'i başvuru kitabıdır.
Ben o bantı bekliyorum.
"Elimde kaset var, yayınlarsam Türkiye yerinden oynar!"
diyenlerin eline, o kaset aylar öncesinden geçer ve yayınlamak
için hep uygun fırsatı beklerler.
23
Nisan 2002
Sayfa
başı
|