|
Kıpır
Bu
yazıyı yazarken Kıpır, kucağımda, klavyenin tuşlarına basan
parmaklarıma pati atmakla meşgul. Kıpır, benim altı aylık
kocaman minik kedim... O daha bir çocuk...
Hem
de ne çocuk! Aklı fikri oyunda! Bütün gün, ağzında oyuncağı
ipiyle geziyor. Ben neredeysem, o da orada oynuyor. Bizimki
bir de uyanık, kaybolmasın diye uyumadan önce ipini yatağımın
altına saklıyor.
En
sevdiği aktivitelerden biri de ben bilgisayar kullanırken
kucağıma oturmak... Ellerimi yalamak, pati atmak, arada uyumak
ve özellikle monitörü izlemek... Bazen yazdıklarımı okuyabildiğini
düşünmeye başlıyorum; çünkü sürekli yazdıklarımı takip ediyor.
Bir de ders çalışırken kalemimi...
Bizim
Kıpır 'aşırı' denebilecek kadar oyuncu! Henüz herhangi bir
oyun teklifimi geri çevirdiğini görmedim. Hareketli hiçbir
nesne gözünden kaçmıyor. Sürekli takipte... Eğer hareket uzun
sürüyorsa pusuya yatıyor ve hop hedefinin üstüne atlıyor...
Hele ipini hareket ettirmeye başladım mı, isterse yemek yiyor
olsun, antenler açılıyor hemen. Kıpır takipte! İpi yakalayabilmek
için her şeyi yapıyor. Sınırsızca zıplıyor, yakalayabilmek
için havada neredeyse iki burgu bir parende atıyor. Hiç yorulmadan
peşinde koşuyor. Hatta bunları kendi kendine oynarken de yapıyor.
Kıpır'ı
ailemize Esi kazandırdı. Kendisine müteşekkirim. Onun sayesinde
evim daha bir neşeli, ben daha bir mutluyum... Evde bulunmak
daha bir anlamlı... Her gün evime heyecanla ve özlemle dönüyorum.
Şu
anda kucağımda uyumaya başlayan Kıpır'la yaşayacağımız daha
çok şey var; onunla yaşamımız yeni başladı ve halâ birbirimizi
tanıyoruz.
7
Nisan 2002
Sayfa
başı
|