Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
TEŞEKKÜR EDERİZ
Anima Veteriner Klinik
Veteriner Hekim Serdar BADEM

GSM:
(532) 337 68 48
TEL:
(232) 362 99 50
2014 Sokak No.22/3 Bostanlı/İzmir
Terapi Veteriner Kliniği
Veteriner Hekim Serkan TÜRKÖZ
Veteriner Hekim Burhan YILMAZ

GSM:
(533) 368 51 67
TEL:
(232) 227 17 75
İnönü Cad. No: 246/2 Hatay/İzmir
Kybele Veteriner Kliniği
Vet. Hekimi Fatih Işıklı'ya teşekkür ederiz.

0232 336 08 58 / 0232 330 03 29
6370 Sk. No.4/3 Bostanlı- İZMİR
M.Hakan BOYAR
Veteriner Hekim
Global Gıda Ltd. Ürün Müdürü

Kedi Hastalıkları

Kedilerimizi belli başlı kedi hastalıklarından korumanın yolu aşılamadan geçse de bu kurala uymayan bazı hastalıklar da vardır. Biz de size, danışman veteriner hekimlerimizin de katkılarıyla bazı kedi sağlık sorunlarını, hastalıklarını; bu hastalıkların nedenleri vetedavilerini açıklamaya çalıştık ve çalışacağız.

Tüy dökülmesi ve deri problemleri
Üriner rahatsızlıklar
Toxoplazma
Derinin mantar enfeksiyonları
Kedi Aidsi (FIV)
Kedi Gribi
Doğum Kontrol Hapları - Düşük - Dikiş...

Obezite

Kedilerde Tüy Dökülmesi, Deri Problemleri
Veteriner Hekim Hakan Boyar

Hemen hemen tüm kedi sahiplerini yakından ilgilendiren , en çok yakındıkları konuların başında gelen tüy dökülmesi ve deri problemleri hakkında bilgi vermek istiyorum.
Kediciler bu yazıyı okuduktan sonra daha koruyucu , daha titiz olacaklar. Amacım onların ve bizim birlikte yaşamamızı daha da zevkli hale getirmek , hem bizlerin hem de onların yaşam kalitelerini yükseltmek.Bilince her şey daha kolay değil mi ?



Teşhise yönelik yaklaşım
Kedi Deri Bilimi ( Feline Dermatoloji ) ; Sistemli ve kapsamlı bir biçimde sorunu adım adım incelemeyi gerektirir. Problemin detaylı geçmişi ,olası sebepleri araştırıldıktan ve klinik yoklamadan sonra gerekirse teşhise yönelik bir dizi testler yapılır .Aşağıda vereceğimiz liste içerisinden karşılaştırmalı olarak olabilirliği düşük olanların üzeri çizilir. Liste daraltılır ve tanı konur. Geleneksel veteriner tıbbi sağaltım yapılır.

· Dış parazitlerden kaynaklanan deri hastalıkları.
o Akar , pire ve bit (Sokucu sinek ve böcekler ) kaynaklı;
o Pire Isırığı alerjisi
o Sinek ısırığı alerjisi.
o Uyuz
· Deri yüzeyinde görülebilen mantar hastalıkları.
· Deri altında ve iç organlarda gelişebilen mantar hastalıkları.
· Bakteri kaynaklı deri hastalıkları.
· Virüslerin sebep olduğu deri hastalıkları.
· Gıda Alerjisi
· Yetersiz beslenmeye bağlı deri hastalıkları
· Kaşıntılı deri hastalıkları
· Bağışıklık sistemi ile ilgili deri hastalıkları.
· Alerjik deri hastalıkları
· Deri ülserleri
· Deri Tümörleri
· Genetik kökenli deri hastalıkları
· Davranış bozukluğu ile ilişkili deri hastalıkları ( Psikolojik kökenli )

Veteriner hekiminiz size fizyolojik - mevsimsel tüy dökülmesini anlatır.Bunun dışında yukarıda sıraladığımız tüy dökülmesine neden olabilecek hastalıklardan korunma ,hijyen yöntemleri , kedinizin bakımı konusunda gerekli bilgileri verip sizi aydınlatır.Kedinizin deri ile ilgili problemi varsa tedavi eder. Sizin yapacağınız kedinizin tüylerinin bakımını ihmal etmemeniz , hekiminizin önerisi doğrultusunda periyodik muayene ,koruyucu aşı ve ilaç uygulamalarını yaptırmanızdır. Ülkemizde kediler genelde evlerde beslendikleri için dış parazitlere bağlı deri hastalıkları ile daha az sıklıkta karşılaşıyoruz.En sık karşılaştığımız vakalar yetersiz beslenmeye bağlı { Ev yemekleri yada sözüm ona ucuz kalitesiz mama ile beslemeye bağlı( Omega -3 ve Omega - 6 yağ asitleri eksikliği,kalitesiz bitkisel protein kaynakları kullanılarak hazırlanmış mamalar ile dengesiz beslenme ) } Asıl değinmek istediğim konuya geçmeden son bir mesajım var; lütfen satın aldığınız mamanın ürün ve ambalaj kalitesini kontrol edin , AAFCO Standartlarında " tam ve dengeli",ISO Kalite güvenceli olup olmadığına dikkat ediniz.Ayrıca açıkta satılan mamalara da lütfen itibar etmeyin .

Bu genel bilgilerden sonra üzerinde çok durulmayan ülkemizde bu konuda az sayıda yayın bulunan Kedilerde Davranış bozukluğu ile ilişkili ( Psikolojik kökenli )deri hastalıklarından bahsetmek istiyorum.
- Uzun yıllar boyunca kedilerde sadece çift taraflı olarak sırt ve bel bölgesinde görülen ön ve arka bacaklarda görülmeyen yoğun tüy dökülmesi sinirsel yada psikolojik kökenli olarak nitelendirildi ,sınıflandırıldı.(Özellikle Siyam kedileri ve Burma kedilerinde daha sık karşılaşılır.)Yakın zamanlarda ise Veteriner psikolojideki yeni gelişmeler ,kedi davranış bilimcilerin çalışmaları sayesinde kediler biraz daha anlaşılır oldular.Bu ilerlemeler sayesinde kedilerde psikolojik destekleyici yeni ilaçlar geliştirildi , feromonlar bulundu ,davranış tedavileri geliştirildi.Laboratuar tekniklerinin geliştirilmeleri ile birlikte ayırt edici kesin teşhis ve tedavi yöntemleri mümkün hale geldi.

Davranış Bozukluklarına Bağlı Tüy ve Deri Sorunları
1
Bekleme odasında çekingenliğini gösteri-iyor. Psikolojik tüy dökülmesi
1
Sağrı bölgesinde (böğürde) tüy dökülmesi (Permanent anksiyete) Karın bölgesinde psikolojik tüy dökülmesi (Permenent anksiyete)
1
Psikolojik simetrik tüy dökülmesi (Permanent alopecia) Sürekli anksiyeteye bağlı kuyruk sokumu ve uyluklarda tüy dökülmesi
1
Sürekli kaygıya bağlı aşırı yalanma (Permanent anksiyete-Kedi bulemik) Tüy dökülmesi

KEDİLERDE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARININ GÖRÜLMESİNDE ETKİN OLAN ETMENLER :
-Normal davranışların yerine konan anormal davranışlar.
(Bilinçsizce yapılan savunma mekanizmasının işlemesi ile gelişen kaygıyı bastırmak üzere sergilenen davranışlar / Yansıtma ) Aşırı yalanma , pati ve tırnaklarını dişleme -ısırma, tırmalama gibi normalde hiç yapmadığı davranışları göstermesi ,kötü huy ve alışkanlıklar edinmesi yerine koyma etkinliği olarak kabul edilir.Bütün bu davranışların hazırlayıcı bir evresi vardır ,bu aşamada vücudunun özel bir bölümünü sık sık koklaması tipiktir.İkincil olarak çok kısa süreli ya da bazı kedilerde olduğu gibi oldukça uzun süren aşırı yalanma kendi kendini tırmalama hazırlık aşamasında görülür.Bu yerine koyma etkinlikleri zaman içinde artar,uyum sürecinde bazen durabilir .Ama bir kez başladıktan sonra fark edilmez ise kedinizin içinde bulunduğu duygusal gerilim hızla yükselir.Aşırı yalanmayı Bulemia den
( şeker hastalığına bağlı olarak gıda tüketimindeki artış yada iç parazit varlığı ) gibi ortak belirti gösteren yerine koyma davranışlarını ayırt etmek bir kedi sahibi için oldukça zordur.

-Kedilerde görülen anksiyete. Kedilerde de anksiyete bir hastalık halidir.Yaşadığı çevreye bağlı olarak gelişebilir.

- Yoksunluk Anksiyetesi
Bir kiler veya depoya kapatılan kedilerde ya da alışık olmadığı halde dışarı çıkarılanlarda görülür.Etkilenen kedilerde korku,panik havası hakimdir.Bu olay tekrarlanırsa önce anksiyete sonra fobi ve depresyon gelişir.Her şeye rağmen kaçmayı düşünmez ,evdeki kişilerden birisine karşı aşırı düşkünleşir.
-Mekan Anksiyetesi
Ev ya da mobilya değişikliği veya evdeki kişilerden birisinin ölmesi hatta evde yaşayan diğer kedi-köpek veya kuşun ölmesi bile kediyi etkiler.Tepki olarak sık sık idrar püskürtür.Sahibinin cezalandırması-hırpalaması hiçbir işe yaramaz hatta alışkanlığa dönüştürür.Geri dönebilir bu alışkanlık cezalandırma ile hızla mekan anksiyetisinin gelişmesine sebep olur.
- Kapalı yer Anksiyetesi
Düzenli olarak dışarı çıkma alışkanlığı olan kedilerde görülür.Bu alışanlığına rağmen
dışarı çıkması önlenirse özellikle akşamları hiper aktif bir görüntü sergiler koşturur,mobilyaları tırmalar.Sahipleri tarafından cezalandırılırlarsa tedirginlikleri , tepkileri daha da şiddetlenir sahibini ısırmaya,tırmalamaya kadar gider.

· Stereotypic Davranışlar
Bu tip davranışların hiç bir amacı yoktur.Nedensiz,düzenli,sırası olmayan , olağan dışı hareketler yapar.Kuyruk ısırma ,aşırı yalanma ve tırmalama stereotypic davranışlara örnektir.Sahibi engel olsa bile bir süre sonra ard arda bu davranışları yineleyebilir. Basmakalıp ,birbirinin aynı (karbon kopya ) ,anlamsız davranışlar olarak da tanımlanabilir.

· Saldırganlık
Anksiyete halinde olan kedi kendisini yaralayabilir.Özellikle kuyruğunun ucunu bir avın üzerine atlarcasına atlayarak ısırıp kanatabilir.

Davranış Bozukluklarına Bağlı Tüy ve Deri Sorunları-2
1
Ön kolda sınırlı psikolojik tüy dökülmesi Psikolojik kökenli. Kuyruk ucu tüysüz kalmış.
1
Tek taraflı psikolojik tüy dökülmesi (Kalıcı anksiyete) Soldaki kedinin üstten görünüşü
1
Kürek kemiği arasındaki aşınmalar-açılmalar (Kalıcı anksiyete) Arka bacak dış yan yüzde tüy dökülmesi ve aşınma (psikolojik)
1
Hemen üst sağdaki kedinin yarasının yakından görünüşü Böğürde aşınma ve tüy dökümü

Patolojisine girmeden önce sinir fizyolojisine biraz değinmek istiyoruz :
Merkezi sinir sistemi ; bireyin yapısını düzenler ,çevreye uyumunu sağlar.Sürekli bilgi akışını sağlar.Sinir hücrelerinde kimyasal maddelerden elektrik akımı oluşturulur.Bu elektrik akımı biçimindeki uyarılar hücreden hücreye aktarılır . Sinir hücrelerinde sinirsel iletici bir takım kimyasal moleküller vardır.Serotonin,Dopamin ,Adrenalin ,Noradrenalin,GABA ve peptid bileşikler ( Endorfin ) gibi bileşiklere sinirsel sinyalleri iletici ( neuro transsmitter ) deniyor. Bu maddelerin etkileşimleri , azlık yada çoklukları merkezi sinir sisteminin çalışmasını etkiler.
Dopamine hareket sistemini işletir,kasların kasılmasını sağlar,durma işaretini verir (fren).Yani kasların kasılmasını sağladığı gibi gevşemelerini de sağlar.Fazla salgılanması halinde stereotypic ve saldırgan davranışlar görülür.Kalın barsak ishali,aşırı tükrük salgılanması, çekingenlik,sevgi bekleyişi,uyku hali hep dopamin fazlalılığı ile ilgilidir.
Adrenalin ve noradrenalin
ise çevreden bilgi alma ,uyanıklığın ayarlayıcılarıdır.Çevre değişikliğinde çarpıntı , sık nefes alma,duygusal işemeler,bu maddelerin varlığından kaynaklanır. Özellikle noradrenalin çok miktarda üretildiğinde erken anksiyetenin başlamasına sebep olur.
Serotonin etkileri ;
Hormonal dengenin sağlanması ,derinin acıya ve kaşıntıya karşı duyarlılığının azaltılması ,konsantrasyon,hafıza,öğrenme kapasitesinin artırılması, sosyal davranışlarda hayati bir rol oynaması gibi önemli işlevleri vardır.Düzeyinin düşmesi halinde depresif belirtiler ortaya çıkar.
Peptid bileşikler ;
ağrı kesici,anksiyeteyi azaltıcı etkilere sebep olmakla birlikte fazlalıkları halinde dopamin artışına dolayısı ile stereotypic davranışların gelişmesine önder olurlar.
Gamma aminobutyric acid (GABA) Bileşikleri
ise yine karmaşık bir yapı ve sistem ile duyumsal ,idrak etme ,karar verme ,hareket etme,durma ile ilgili görevleri vardır. Kaşıntının patofizyolojisinde işe katılan diğer kimyasal ajanlar ise Histamin ,Proteas, Leucotrienes ve P özmaddesidir.

PATOGENEZ
İnsanlarda obsesif kompulsif bozukluklar ve köpeklerde görülen akral dermatitisleri açıklamaya yönelik çok sayıda teori vardır.Kedilerde de görülen psikolojik sorunları bu teorilerle açıklamaya çalışabiliriz.Bu teoriyi gerçeklemek için tedirgin bireylere serotonin verildi .Bireylere verilen serotonin , Adrenalin ve Noradrenalin etkinliğinin azalmasına neden olabilirdi .Bu etkinliğin azalması ile davranış bozuklukları önlenebilir ,canlı kendini uyarlayabilir olumlu davranışlar sergileyebilirdi.Görülen canlının davranışsal bir yanıt olarak aşırı sakinleştiği,pasifize olduğu idi.Yerine koyma davranışları / yansıtmalar (Ör. aşırı yalanma )sadece ve sadece yeni duruma uyum sürecinde ortaya konan hareketlerdir.Serotonin salınımın öncülüğünde görülen derinin yalanması ağrı duyusunun azalmasını sağlayacaktır.Endorfinin aşırı salınımı ise yalanmanın şiddetini artıracak ,kediyi yalanma konusunda tahrik edecektir.
Endorfin,Dopamin ve Serotonin sistemleri arasında tam anlamıyla bir yarış vardır.Fazla salınımlarında denge bozulacak aşırı yalanma , dişleme ve tırmalama kısır döngüsü sürecek ileri aşamada daha da yoğun stereotypic davranışlara götürecektir.
İnsanlarda anksiyete ile aşırı allerjik tepkiler arasında bir bağlantı olduğu ortaya kondu tıpkı köpeklerin saman nezlesinde olduğu gibi(Köpeklerin % 10'unda görülen ve alerjik bir reaksiyon olan saman nezlesine sebep öncelikle ev tozlarındaki akarlardır sonrasında ot ve çimenler ,humuslu toprak ,ağaçlar ve polenler etken olarak gösterilebilir).Buna benzer bir bağlantının kedilerde var olması mümkündür.İnsanlarda ve kedilerde görülen aşırı duyarlı-lığın dışa vurumu davranış bozukluğu şeklinde olabilir.Strese bağlı kızgınlık belirtileri ,aşırı kaşınma dürtüsü tipik belirtilerdir.Uzun süreli bir kaşıntı anksiyite ve davranış bozuklarına bağlı olabilir. Kedilerde ani bel hareketleri ,dişleme,sırt - bel bölgesinde aşırı duyarlılık ve buna bağlı bu bölgenin okşanmasından kaçınma görülebilir.

Klinik özellikler
Dermatolojik belirtiler çoğunlukla davranış bozukluklarının klinik resminden farklı bir formda görülür.Deri ve tüylerin sağlığı davranış bozuklukları ile ilişkilidir.Kedinin vücudunun farklı yerlerini yalaması, kendi kendini ısırması ,tırmalaması bu bağlantıyı ortaya koyar. Bu belirtilerin hepsi birer yansıtmadır.

Davranış Bozukluklarına Bağlı Tüy ve Deri Sorunları-3
1
Ön patinin uç kısımlarında aşırı yalanmaya bağlı dermatit Burun ve üst dudakta aşırı yalanmaya bağlı üç kenarlı aşınmalar
1
Burun ve üst dudağın hemen üstündeki aşınmalar stereotypic yalanmalarda Burunda stereotypic yalanmalara bağlı aşınmalar ve zımba ile delinmişçesine alınan görünüm
1
Stereotypic yalanmalara bağlı burundaki ve üst dudaktakü ülserleşmeler Kronik depresyonda tek taraflı olarak görülen, yanakta tırmalama yaraları
1
Kuyruk ucunda kendi kendini pençelemesi ve ısırmasına bağlı yara Tırnak yeme (Permanent anksiyete)

Deri ve tüylerde olan göstergeler
Kendisinden kaynaklanan tüy dökülmesi
Kedinin kendinden kaynaklanan tüy dökümü sıklıkla davranış kargaşası yaşadığının işaretidir.Tüy örtüsündeki zararın büyüklüğü deri ve kıl folliküllerindeki kayıpla orantılıdır. Tüy örtüsü etkilenen bölgede tamamen kaybolabilir ya da yaygın ve derin olabilir.Etkilenen bölgedeki tüylerin hala yumuşak olduğu görülür.Tüyler uzunluğuna birkaç yerden kırılabilir.

Simetrik tüy dökülmesi: Aşırı taranmak,fırçalanmaktan kaynaklanır.Karın bölgesinde tamamen tüyler dökülebilir yada
yandan kuşatabilir, ve arkada, veya göreli olarak yerelleştirilen, kuyruk sokumuyla ilgili uyluklar ve karın bölgesi etkilenebilir. Kürk, tamamen kayıp olabilir, veya sadece seyrek ve ince bir görünüm alır.Arkaya sağrı bölgesi diyebileceğimiz bölümler ve böğürlerde bu durumdan etkilenir.Sert dil hareketleri ile yalanılan ve / veya uzun süreli yalanan bölgelerde kızarıklar ve yara kabukları ile örtülü aşınmalar görülebilir.

Odaklaşmış tüy dökümü: Kedinin sürekli yaladığı yada emdiği yerlerde vücudun diğer kısımlarından belirgin şekilde ayrılmış ,sınırlı tüysüz odaklar oluşur.Kediler öncelikle kollarının ön tarafını tercih ederler,kuyrukları,kürek kemiklerinin birleşim yeri ve gövdeleri tercih sıralamasında daha sonra gelir.Bazen köpeklerin sinirsel yalama deri yangısı benzeri bir görünüm alabildiği gibi derinin bölgesel olarak rengi koyulaşıp ülserleşme görülebilir.Bu lezyonlar tek bir yerde sınırlı kalmayıp birkaç kısımda oluşabilir.Stereotypic yalanmalarda burun derisi üzerinde ve / veya üst dudağın hemen üst kısmında aşınmalar ,bazen de üçgen şeklinde sıyrılmalar görülebilir.Üst dudak lezyonları tembel ülserler (büyümeyen,gelişmeyen sınırlı ) şeklinde de görülebilir.


Sıyrıklar
Kedilerde sıyrıklar çizikler hatta ısırıklar çoğunlukla kendi kendilerine yapılır ve sahiplerini şoka uğratacak sonuçlar verirler ( deride maddi kayıplı yaralar,ülserleşmeler,kabuk tutmuş yaralar gibi ) .Sıyrıklar yüzde , tırmalamalar boyunda yer alır .Kollarda ısırıklar kuyrukta ise tırmalama ve ısırık izleri görülür.

Tırnak Çiğneme
Kedide davranış bozukluğunun tipik göstergelerinden biriside tırnaklarını çiğnemesine bağlı patilerinin derisinde oluşan işaretlerdir.Tırnakta enfeksiyon gelişmeksizin lezyonlar oluşur. Tırnak çiğneme çoğunlukla kendiliğinden tüy dökümü ile birlikte görülür.

Deri ve tüylerde olmayan belirtiler

Bedenden gelen göstergeler: Kedilerde davranış bozuklukları kendilerini iç organlardan gelen tepkilerle de gösterirler.Dolaşım ve solunum ve sindirim sistemleri etkilenir.Dışa vurumları ; kalp çarpıntısı ,hızlı solunum,salya salgılanmasındaki artış,ishal ,Bulimia ( iştahta artış dolayısı ile daha sık ,daha fazla gıda tüketimi dolayısı ile şişmanlama ) görülebilir.

Davranışsal göstergeler: Anksiyete Aralıklı kaygının bulguları ,duygusal tepkilerde bir artışla tanımlanır.İçsel dürtülerin etkisi ile aşırı yalanmanın süresi ,kuvveti değişir.Dürtüler şiddetlendiğinde kendisini ısırabilir,vücudunun değişik kısımlarını çizebilir,özellikle başını tırmalayabilir.Anksiyete kalıcı hale geldiğin-de çekingenlik iyice belirginleşir.Süresi uzayıp , iyice yerleşip kedinin tüm davranışlarına hakim olduğunda odaklaşmış yada yaygın tüy dökümünün şiddet ve miktarı artacaktır.Vaka sıklıkla bulimia ile birleşecektir.

Anksiyetenin bulguları
Anksiyete tepkiseldir.İç yada dış çevredeki birbirine benzer ve süreklilik gösteren herhangi bir değişikliği izleyen , artan ,yükselişle birlikte marazi bir hal alan ,duygusal karmaşa ile karakterize bir olgudur. Oto-kontrolün kaybolması ve anksiyete haline girme 3 ayrı klinik formda görülebilir.

Paroxysmal anksiyete .
Kısa süreli ataklar ,neurovejatatif sinirsel işaretler baskındır: kalp çarpıntısı ,sık soluma ,tükrük salgısının artışı,ishal,terleme ,anal keselerin dolgunluğu gibi.Ne saldırganlık ne de yerine koyma davranışları görülmez.*( Çn. Normalde kedilerde gözle görülebilir terleme olmaz.Kedilerde az gelişmiş ter bezleri meme başlarının çevresinde ve taban yastıklarında lokalize olmuşlardır )
Nöbetli anksiyete
Olumsuz uyaranların uzun süreli etkilerinde ortaya çıkar.Neurovejatatif işaretler görülür,tüylerin görünümü hareketliliği belirgindir,kızgınlık ve sırt-bel bölgesindeki aşırı duyarlılık açıkça ortaya çıkar.Kavga öncesi sırtını kamburlaştırıp pozisyon aldığı gibi bir hal görülebilir.Bir anlamda kendi kendisi ile kavga halindedir.Kendi kendini yaralayabilir,aşırı yalanma ,tırmalama görülebilir.Sırt derisinde kuyruğa doğru dalgalanmalar izlenebilir.Uykuda sıçramalar gözlemlenebilir.İlerlemiş vakalar kalıcı anksiyeteye götürebilir.
Kalıcı anksiyete
Bariz bir şekilde uyum yeteneği kaybolur.Çekingenlik baskındır.Yerine koyma etkinlikleri özellikle aşırı yalanma ,aşırı yeme eğilimi ve buna bağlı şişmanlama her zaman görülür.

Kedilerde depresyon
Kedilerde bunalım iştahsızlık ve çekingenlikle karakterizedir.Tarafınızdan yada kendisinin tüylerinin bakımı yapılmasına karşın aşırı yalanma ve tırmalama görülebilir.Uzun süreli depresyonda ( sıklıkla belirlenir.) yalanma ve tırmalamanın daha da şiddetlendiği gözlemlenir.
Depresyon tipleri
Bunalım yeni durumlara karşı, uyaranların azalması ile geri dönüşümsüz çekingenlikle karakterize uyum yeteneğinin azalması şeklinde dışa vurulan bir olgudur.Tedavi edilmemiş anksiyete problemlerinin dışında ,en başta görülebilir.Yani anksiyete ile bir ilgisi yoktur.
Akut depresyon Aşırı uyku ,iştahsızlık ve yerine koyma davranışları ile tanımlanan tepkisel durumdur.
Kronik depresyon Yeme bozuklukları,uyku problemleri ,temizlik ,bakım alışkanlıklarında değişimler ve sıra dışı davranışlar ile tanımlanır.
Erişkin kedilerde tepkisel depresyon Birkaç gün süre ile tekrarlanan sert duygusal şokların arkasından görülebilir.Kedi uyuşuk ,iştahsız ,kısa süreli taransa bile vücuduna yapılan en ufak bir dokunuşta bile sanki kirlenmiş gibi çılgınca yalanmaya başlayan bir ruh halindedir.Yerine koyma davranışları sergileyebilir,boyun bölgesinde sıyrıklar görülür.Bu bunalım halinde iştahsızlık uzun sürerse ölümcül olabilir.
Erişkin kedilerde süreğen depresyon Hem akut depresyondan hem de tedavi edilmeyen anksiyeteden gelişebilir.Tedavi amaçlı uzun süreli sentetik progestagen uygulamaları sonrası da görülebilir.Kedi uzun süreli üzüntü ,sıkıntı sonrası tepkisini idrar püskürtmek ,yalanma,
nedensiz miyavlama ve yalanma tarzında gösterir( Değişen temizlik alışkanlıklarına karşın ).
İstem dışı depresyon 10 yaş ve üzerindeki yaşlardaki kedilerde beyin yaşlanması gibi organik nedenlerden kaynaklanabileceği gibi beyin tümörlerine bağlı olarak da gelişebilir.
Tüylerinin bakımına ve temizlenmeye yönelik alışkanlıkları tamamen kaybolmuştur.Uyku problemleri ( gece yürüyüşleri -amaçsız miyavlamalar ) tüm bu bulgular depresyonu işaret eder.Ayrıca yerine koyma davranışları da görülebilir.

Dysthymia
Distemide , Kedi kendi kuyruğunu koparacak kadar şiddetli bir biçimde ısırır.Diyelim bir kez ısırdı ağır bir şekilde yaralandı ,sağaltıldı .Tekrarlama eğilimi aynı şiddette nüks edecektir.
Sık sık görülen bu atak kuyruğun kesilmesine hatta kedinin uyutulmasına kadar gider.
İnsanlarda da yaşama sevincini kaybetme ,hayattan zevk almama şeklinde görülebilen bu olgu kedilerde anti depresanlar ile düzeltilemez.

Ne zaman gelişeceği tahmin edilemeyen ruhsal dalgalanmalar ;stereotypic davranışlar,sosyal çekingenliğin kaybolması,saldırganlık,uyku ve beslenmede davranış bozuklukları yaşayan kedilerde olgu normal ve depresif evreler arasında gidip gelir.Cinselliğin aktif olduğu dönemdeki gibi içsel güçlü dürtülerin etkisi olgunun şiddetini artırabilir.Bu tip olgularda cinsel aktif dönem nadiren ve düzensiz olarak görülür. Kendi kendini yaralama en bariz şekilde kuyrukta görülür.Öyle ki ard arda kuyruk yaralandıkça kesilir ama davranıştan vaz geçmez en sonunda daha fazla acı çekmemesi için uyutulması gerekir.Etkilenen kedilerde
parçalayıcılığın önüne geçilemez,kontrol edilemez saldırgan davranışlar gösterip çok tehlikeli bir noktaya gelebilir.


Teşhis

Hastalığın öyküsü
Kedi sahibinden kendi yorumlarını katmaksızın hastalığın ne zaman başladığı ,nasıl geliştiği öğrenilir.
>Apartman dairesinde mi müstakil bir evde mi ? Yaşıyorlar.
> Evdeki başka hayvanlar var mı varsa sayı ve türleri ?
> Onlar ile ilişkileri
> Sahipleri olan etkileşmeler , ilişkiler
> Yakın zaman da ev yada mobilya değişikliği yapılıp yapılmadığı
>Yakın tarihte evden ayrılan birisi ,uzaklaştırılan bir hayvan,değiştirilen bir obje olup olmadığı.
> Ya da eve son zamanlarda katılan bir birey,hayvan veya obje var mı ?
>Evde yaşanabilecek olağan üstü bir hal var mı ?
> Ani bir gıda değişikliği yapıldı mı ?
> Duygusal davranışlarında bir değişiklik var mı ?
>Aşırı yalanıyor mu,eşyaları , kendisini ya da sahiplerini tırmalıyor mu ?
> Yeme -içme alışkanlıkları nasıl ?
> Son zamanlar da mama -su kabı değiştirildi mi ?
> Dışkı -idrar yaptığında üstünü kapatıyor mu ?
> Bazen kediler gözden uzakta bir yerde yalanıp temizlenirler.Sizin kedinizde de böylesi bir alışkanlığa sahip mi ?
> Daha önce tüy dökümüne yönelik bir tedavi gördü mü ?
> Kullanılan ilaçlar (Kortikosteroid,sakinleştirici,antihistaminik,progestagenler,psikolojik destekleyiciler )
En iyisi tüylü deriden örnek alıp trichogram yapmaktır.Trichogram size traumatik bir problem olup olmadığını söyleyecektir.


Klinik yoklamalar
Deri ve tüy yapısının muayenesi esnasında davranış bozukluğuna dair emareleri taşıyabileceği gibi ;görülecek işaretler çok özel olmadıkça genel bir tüy dökülmesi varsa çok fazla fikir vermeyecektir.Ama muayenede kedinin kendisinden kaynaklanan tüy dökülmesi ,kuyruğunu yaralaması,tırnak çiğneme ,şiddetli kaşıntı,kaşındığında rahatlama varsa teşhise yönelik fikir verebilecektir.
Genel yoklamada eş zamanlı olarak oluşabilecek yerine koyma davranışlarına bağlı organik ve dermatolojik dışa vurumlar görülebilir.Bu durum direkt olabileceği gibi ( ör.kalp çarpıntısı,hızlı soluk alıp verme,ishal ve duygusal işeme ) şişmanlık gibi endirektte olabilir.Hastalığın seyrine dair en değerli bilgi muayene esnasında kedinin tavrından elde edilebilir; keşif amaçlı dokunuşlara verdiği tepki çekingenlik,aşırı uysallık-pusma,saldırganlık-tıslama ,kızgınlık ,iz bırakıcı atipik davranışlar belirleyici olabilir.Bu belirleyicilik ; productive durumlar ( nöbetli anksiyete ve distemi ) ,non -productive durumlar ( kalıcı anksiyete ve depresyon ) her ikisi için ve ayrı ayrı her biri için geçerlidir.

Ayırt edici teşhis
Alerjik ,parazitik,kaşıntılı bütün deri hastalıklarını kapsayacak şekilde yapılır.
Teşhise yönelik yaklaşımda davranış bozukluğuna bağlı deri problemleri ile süreğen kaşıntılı durumlar ve özellikle aşırı duyarlılığa bağlı deri problemleri karıştırılmamalıdır.Çünkü çoğu zaman birleşebilirler , ortak belirti gösterebilirler.

İlave testler
İki farklı amaçla ilave testler yapılır ( Ör.bir trichogram ):
1) Tüy dökümünün traumatic orijinli olup olmadığını göstermek için ,
2) Dış parazitlere ve / veya alerjilere bağlı olup olmadığının ayırt edilebilmesi için.

Davranışlara yönelik teşhis
Akut davranış bozukluklarının teşhisinde , ortaya çıkan az sayıda problem vardır.Diğer taraftan anksiyete teşhisindeki zorluklarda hiç de az değildir ( Çnotu: Klinik ortamında davranışları gözlemleyerek teşhis koymak oldukça zor ) . Teşhisteki diğer bir zorlukta anksiyete yaşayan kedide gerginlik,kronik kaşıntı biraz olsun vurgulanmakla beraber yalanma ,sırt-bel bölgesindeki aşırı duyarlılık zor gözlemlenir.
Kedilerde kalıcı anksiyeteye bağlı davranış değişiklikleri özellikle sakin,munis oluşları sahipleri tarafından iyi karşılanır.Başlangıçta konunun ciddiyetini fark etmezler ,onları rahatsız eden adeta fışkırır tarzda tüy dökülmesidir.Derideki lezyonlar ,tıbbi ve psikiyatrik inceleme birlikte mütalâa edilmeli kesin bir teşhise varmak için bulgular testler ile pekiştirilmeli , davranış bozukluklarına bağlı deri problemleri oluşabileceği en başta göz önüne alınmalıdır.

Sağaltım
Davranış bozukluklarının iyileştirilmesinde tedaviye yönelik iki farklı uygulama yapılır;
psi-kolojik destekleyici ilaçlar ve ekolojik tedavi yöntemleri. Elizabet yakalıkları ve sargılar gibi fiziksel araçlar geçici olarak ,etkilenen bölgenin yalama,tırmalama gibi etkinlikler ile tekrar tekrar travmatize olmasını engellerler ancak yine geçici olarak güçlü bir biçimde kızgınlık ,duygusal durumda bozukluk görülür.Ancak deri lezyonlarının daha da artmaması için kullanılmaları zorunludur.

Psikolojik durumu destekleyici ilaçlar
Yakın zamana kadar psikolojik destekleyici ilaç seçimi ,yatıştırıcı; haloperidol yada acepromazine ( dopamine antagonistleri ) ve anksiyite giderici ( acting on GABA ) diazepam gibi preparatlar ile sınırlıydı.Veteriner psikiyatrinin ilerlemesi ile birlikte daha etkin daha az yan etkisi olan ilaçlar geliştirildi ( yatıştırıcılar yan etki olarak extra pyramidal syndrome , ruhsal olarak çekingenlik,hafızayı toparlayamama ,benzodiazepin ler de ısırma eğiliminin artmasına yol açabiliyorlardı ).

Anksiyete gidericiler
Endike olduğu vakalarda trioxazine ( 20 mg / kg / gün iki dozda ) 2-3 ay süre ile kullanılabilir. Trioxazine çok hızlı bir şekilde (3-5. günde )etkisini gösterir ve yatıştırıcı değildir.Ancak anksiyete giderici etkisi güçlü ve hızlı bir biçimde dizginlemeyi engelleyici etkisi ile birleşir bu yüzden büyük özenle kullanılmalıdır.Öyküsünde saldırganlık olan kedilerde kullanılmamalıdır.Tedavinin doğru olarak başlangıcı ve bitirilmesi diğer ilaçlarla yapılan tedavilere göre farklılık gösterir.Uzun süreli olarak uygulanması gereken bir tedavi olmasına karşın iyileşme çok kısa sürede görülmeye başlanacaktır.3'er haftalık kürler arasında 1 hafta boşluk verilmesi önerilmektedir.

Noradrenalin sistemi düzenleyicileri
Aşırı duyarlılık,kalp çarpıntısı,sık solunum ( kedilerde nadirdir) ile seyreden anksiyete nin başlangıç dönemlerinde reçetelendirilir.Bir beta - blokör olan Propranol 5-10 mg / Kg 1-2 ay süre ile SID ( Dopamin sistemi stimulanı ) olarak kullanılır.Gerekirse propranol kullanılmadan önce kalp fonksiyon testleri yapılmalıdır.
Dopamine sistemi düzenleyicileri
Yatıştırıcılar teorik olarak tedavi seçeneği olmalarına karşın davranış kökenli deri hastalıklarında nadir kullanılırlar. Yalnızca sulpiride 200mg / m2 SID ( dopamine sistem stimulanı ) çekingenliğin çok belirgin olduğu dönemlerde kullanılır.
Monoamine oxidase B inhibitörleri (MAO-BI ) ,davranışsal deri hastalıklarının tedavisinde diğer bir seçenektir.Bu gruptan en iyi şekilde kullanılabilecek tek seçenek selegiline chlorhydrate 'dır.Çalışma sisteminin başlıca 3 temel prensibi vardır.Serotonin ve noradrenalin geçişlerini regüle eder.Dopamin geçişlerini reaktive eder ( depresyon ve anksiyete de önemlidir ).Son olarak da davranış silsilesinde önemli bir yeri olan frenleme ,durma sinyallerini restore eder ( Stereotypic davranışlar ve dysthmia de önemlidir ).Rapor edilen yan etkisi görülmemiştir. Çok uzan süren tedavilerde kullanılabileceği gibi ilaç kesimi öncesi aralık verme ,azaltarak kesme periyotlarını gerektirmez.Tedaviye verilen olumlu yanıt oldukça çabuktur başlangıçtan itibaren 1 ayı doldurmadan izlenebilir.Sabahları mide boşken 1 mg / Kg SID dozunda uygulanır.Tabletlerin acı olması uygulamayı güçleştirir.
Antidepresanlar
Antidepresanlar genelikle serotonin etkisini tekrar yükselmesi engelleyicileridir.Ancak onların çalışma sistemi oldukça komplikedir ve tek bir düzenleyici ile sınırlı kalmaz.
Clomipramine , serotonin ve noradrenalin sistemi üzerinde aktivite gösteren çevre ve merkezi antikolinerjik etkili bir ajandır.Ruhsal durumu,uyku seyrini geliştirir ve tanıma etkinliğine geri dönüşü hızlandırır.Anksiyete giderici ve yatıştırıcı etkileri vardır.Clomipramine anksiyete,depresyon ve onlara yansıtma etkinliğinin eşlik ettiği durumlarda endikedir.Günde bir veya ikiye bölünmüş dozlarda 0.3 - 0.8 mg / Kg SID verilir..Uygulama başlangıcından itibaren 10.günde iyileşme görülür ancak bazı vakalarda iyileşmeden önce daha da ağırlaşabilir.Aşırı yalanmada azalma görülmesi 25 günü bulabilir.Tedavi süresi birkaç ayı bulabilir ve ilacı kesmeden önce günlük dozun yavaş yavaş azaltılacağı bir süreç önerilmektedir.Doz aşımlarında antikolinerjik işaretler görülebilir ( ağız kuruluğu,kabızlık ,idrar tutukluğu gibi ) ve bu konuda kedi sahibi uyarılmalıdır.Ayrıca ritim bozukluğu oluşturma özelliği sebebi ile kalp fonksiyonları dikkatle izlenmelidir.
Fluoxetine , çok daha spesifik serotonin etkisini tekrar yükselmesi engelleyicisidir.Anksiyete giderici ve tanıma etkinliğinin iyi bir şekilde tekrar yerine gelmesini sağlar.Olumlu gelişme-
lerin görülmesi 3 haftayı bulabilir ve bu sırada iştah kaybı ve aşırı yalanma görülür. Bu yan etkiler kedi sahipleri tarafından hoş karşılanmaz .Fluoxetine in uygulanacak dozu 1-2 mg / Kg .dır SID.Tedavi birkaç ay sürebilir,ayrıca ilaç aniden kesilmemeli tedricen günlük doz azaltılmalıdır.
Morfin antagonistleri
Morfin antogonisti olarak naloxone ( enjekte edilebilir solusyon ) ve naltrexone kullanılır.
Bunların istenen sonucu verebilme yeteneği çok iyi olmasına karşın bu etkileri kısa sürelidir.
Naltrexone 2.2 mg / kg dozunda kullanılır.Uygun olmaları ,yan etkilerinin görülmemesine karşın kullanımlarını sınırlayan unsur fiyatlarının yüksek olmasıdır.

Ekolojik sağaltım

Pheremone tedavisi
Feromon tedavisinin amacı kediyi yatıştırmak ,çevresine alıştırmaktır.Feromon un aktif F3 fraksiyonu kedinin yüzüne sürülerek uygulanır.Feromon kediyi rahatlatır ve gevşetir.
Anksiyete ve depresyon gibi rutin problemlerde kullanılmalıdır.Anksiyete nin başlangıcında aşırı yalanmaya ara verdiği dönemlerde uygulanırsa başarı şansı artar.F4 fraksiyonu feromon etkisi taşır.Kedide evdeki bir başka hayvan yada insana karşı anksiyete geliştiği durumlarda kullanılabilir.

Davranış tedavisi
Amaç kedinin davranışlarının değiştirilmesidir.Gözleme ve kedinin algılamasına bağlı olarak çeşitli teknikler deneme yanılma yolu ile uygulanır ve / veya gerekiyorsa bir süre ortam-çevre değişikliği yapılır.En önce kedideki davranış değişikliğine neden olabilecek yaşama alanındaki değişiklikler tespit edilir.Mümkünse somut anlamda geriye dönüş yapılarak normal davranışların kediye tekrar kazandırılmasına çalışılır.Oyun başlıca kullanabileceğimiz bir araçtır.Kedinin kendine ve çevresine olan güveninin kazandırılmasında,cesaretlendirilmesinde ,korkularıyla savaşımda ve sahipleri ile olan iletişimin,etkileşimin tekrar kurulmasında kullanılır.Zamanlama çok önemlidir ;örnek olarak tam kendini yalamaya başlayacağı anda topun ilgisini çekecek bir biçimde ona doğru yuvarlanması ,onunda oyuna katılması geriye dönüş için iyi bir başlangıçtır.Ayrıca yerine koyma davranışlarının önüne geçilecek,iç dünyasına kapanmasına mani olacaktır.Tedirgin ve üzgün bir kedide oyuna katılım çok iyi haber anlamında bir işarettir.Kapalı yer anksiyetesine kapılan bir kedinin çevresi hareket edebilen objeler ile zenginleştirilmelidir.( Kurmalı oyuncaklar ,sallanan oyuncaklar. )
Saldırgan davranışların azaltılmasında yiyeceklerinde önemli yeri vardır.Sevebileceği türde yaş mamalar ,kuru mamalar her zamanki yerinde değil farklı noktalarda mama tabakları içinde sunulmalıdır.Tuvalet kutusuna değil de banyodaki herhangi bir yere gidiyorsa buna izin verin.Zaman içinde tuvalet alışkanlıkları değişebilir.Tamamen davranışları düzeldikten sonra yine tuvalet kutusuna gidecektir.Mümkünse bu basit oyun ve davranışları tekrarlayın.Kedinizi tekrar kazanacaksınız.Bazı kedilerde okşanmak teselli olması için olumlu etki yapar ,bazılarında ise tam tersi stresin artmasına neden olur.En başta da söylediğimiz gibi deneme yanılma ile okşama ,oyun,hareketli oyuncaklar ile oyuna davet etme ,farklı gıdaların sunulması gibi uygulamalar çevresel tedavinin temelini oluşturur.

A Pratical Guide to Feline Dermatology
Guaguére Eric.Prélaud Pascal
Craig Mark - MERİAL
1999

Bu nefis kitabı bana armağan eden Sayın Efdal Uğur 'a / Topkim İlaç AŞ. En derin minnet ve şükranlarımla…
Çeviren
M.Hakan BOYAR
Veteriner Hekim
Global Gıda Ltd. Ürün Müdürü
Sayfa başı

 


Üriner Sistem Rahatsızlıkları
Böbrek Taşı - İdrar Yolları Tıkanıklığı

Kediniz sık sık tuvalet kabına gidiyor, ıkınıyor, miyavlıyor ama idrarını yapamıyor; tekrar deniyor belki bir kaç damla idrar yapıyorsa, bir sorunumuz var... Bu hastalık kedinizin idrar yolunda oluşan böbrek taşından kaynaklanmaktadır

Belirtiler
Kediniz sık sık tuvalet kabına gidiyor, ıkınıyor, miyavlıyor ama idrarını yapamıyor; tekrar deniyor belki bir kaç damla idrar yapıyorsa bir sorunumuz var... Size kesin olmamakla birlikte kedinizin erkek olduğunu da söyleyebilirim. Kedinizin canı gerçekten acıyor. Çünkü kedinizde idrar taşı problemi var. Bu belirtiler dışında kedinizin ağzında kötü bir koku oluşur, kediniz kilo kaybına uğrar.

Hastalığın başlıca nedeni: Beslenme - aşırı beslenme
Daha doğrusu piyasada satılan herhangi bir mamayla beslenme... Kedinizden belki yediklerini esirgemiyorsunuz ama mutfakta size öyle acıklı bir bakış atıyor ki; dayanamıyorsunuz, besliyorsunuz, sonra tekrar... Bir diğer nedeni ise geç kısırlaştırma ve yine bunla çakışan beslenme. Kedinizin çoğu zaman sıcak-soğuk hava akımının olduğu yerlerde yatması... Eğer kediniz bu sorunlarla henüz karşılaşmamışsa ve onu hazır mama ile besliyorsanız, cebinizi düşünmeden veterinerinizin tavsiye ettiği mamaya veya ev yemeklerine geçin. Çünkü piyasada satılan çeşitli mamalar, kedinizin damak tadına uyuyor belki ama magnezyum dengesi çok kötü..

Ne Yapılabilir?
Kedinizde bu hastalığın belirtilerini görürseniz derhal veterinere gidin. Geç tedavi üremiye neden olabilir. Hem maddi hem de manevi açıdan büyük kayıplara uğrayabilirsiniz. Veterinerin ilk müdahelesi kedinize sonda takmak olacaktır. Vet. Hekim Serdar BADEM Sayfa Başı



Toxoplazma
Kedi tüyünden mi oluşur?
Kedi tüyleri bebek düşürmeye neden olur mu?

Sorularına yanıt arıyorsanız, hepsinin yanıtı hayır.. Genelde halk arasında, toxoplazmanın kedi tüylerinden oluştuğu söylenir. Hatta bu yüzden bazı anne babalar, çocuklarının kendi kedilerine bile pek yaklaşmasını istemezler. Gelin, toxoplazmayı hep beraber tanıyalım, nasıl oluştuğunu öğrenelim.

Toxoplazmanın etkeni Toxoplazma gondi, oxoplazma felis denilen bir bağırsak protozoonudur.(Tek hücreli bağırsak paraziti) Kediler bu hastalık etkenini; çiğ kırmızı et,iç organlar ve fare gibi hayvanları yakalayıp yemekle veya toxoplazmayı aktif geçiren hasta kedi dışkısıyla temas etmekle alır. Ve etkeni bağırsaklarında geliştirerek yumurtalarını (ookist) dışkıyla dış ortama saçar. İnsanlar bu etkeni sindirim yoluyla aldıklarında hastalık etkenini almış olurlar. Fakat toxoplazmanın tek ve asıl insana bulaşma yolu bu değildir. Çünkü kediler bu hastalığı ömürlerinde bir sefer aktif olarak geçirebilirler ve yumurtaların dış ortama saçılımı iki hafta sürer. Aynı kedi toxoplazmayı sindirim yoluyla alsa da artık ookist yani yumurta çıkarmaz olur.

İnsanlara Nasıl Bulaşır?
İnsanlara toxoplazmanın diğer geçiş yolları çiğ kırmızı et ve türevlerinin (çiğ köfte, jambon, sucuk, içi çiğ kalmış köfte veya et yemekleri, iyi yıkanmamış yeşillikler ve salatalar, elinde yara olan insanların kıyma yoğurması) yenilmesiyle de geçer. Bu anlamda kedi tüyünden veya evde bakılan, çiğ etlerle beslenmeyen kediden toxoplazma hastalığının insanlara bulaşması pratikte mümkün değildir.

Nasıl Önlem Almalı?
Kedilerimizi bu hastalıktan korumak için herhangi bir ilaç veya aşı uygulaması yoktur. Pişmemiş kırmızı et ve türevleri ile kedilerimizin beslenmemeleri, fare gibi hayvanlardan uzak tutulabilmeleri yeterli bir koruma sağlar.

(Bu bilgiler Prof.Dr. Kaya Kılıçturgay'ın kitabı 'Temel Mikrobiyoloji ve Parazitoloji'den alınmıştır.)
Sayfa başı


Derinin Mantar Enfeksiyonları
Kedilerde, derinin yüzeysel kısmında hastalık yapan ve yapmayan mantar etmenleri bulunabilir. Bunların bir kısmı, kedilerin doğal florasında mevcut olan mikroorganizmalardır. Bizler ve kediler için sorun oluşturmaz. Bir kısmı da, derinin yüzeysel mantar enfeksiyonlarını meydana getirir. Bu organizmalardan trikofitiyi anlatacağız.

Etken: Microsporirum Canis ve Microsporirum Felis' tir.

Enfeksiyon kontak yolla veya bulaşık malzemelerle meydana gelir. İran kedileri bu mikroorganizma için özel bir rezervuar oluşturur. Hastalığın oluşumunda kedinin genel durumundaki bozukluk, ithal edilmiş yavru kedi olması, bir takım başka enfeksiyonları geçirmiş ve zayıf düşmüş olması, hormon tedavileri ve stres, zayıflık, beslenme bozuklukları ciddi şekilde faktördür. Unutulmaması gerekir ki, ülkemize yavru ithal İran Kedileri ile girişi büyük oranda artmıştır.

Belirtiler
Hastalık etkeni dış ortama son derece dayanıklıdır. Bu göz önünde bulundurulmalıdır. Lezyonlar; baş,boyun, kulak dipleri, patiler ve vücudun muhtelif yerlerine yerleşebilir.

-Kaşıntı ve kızarıklık mevcuttur.
-Kıllarda dökülme meydana gelebilir.
-Ve 1 cm yarı çaplı büyüklükten, bir el ayası büyüklüğüne varan oranlarda lezyonlar yapabilir.

Kesin tanı, klinik muayene ve deri biyopsisi ile konulabilir.

Tedavi
Tedaviye inatçı bir mantar türüdür. Hekiminizin seçeceği uygun kremler veya tabletlerle tedavi sürdürülür. Gerekirse kılların kesimi ve dezenfeksiyon yapılır. İnatçılı gösteren vakalarda son yıllarda piyasaya çıkan Biocan M gibi aşılardan da faydalınabilir.

Unutulmamalıdır ki; trikofiti enfeksiyona yapısı müsait olan insanlara da bulaşabilir..Sayfa başı



Kedi Aidsi (FIV)

Kedilere ait bağışıklık eksikliği virüsü (FIV) ilk kez 1986 yılında California'daki bir çiftlikteki kedilerde insanlardaki AIDS'e benzer bir hastalığın ortaya çıkmasıyla keşfedilmiştir. O zamandan beri de her ülkede bu virüse rastlanmıştır. Kanada ve Amerika'da bu enfeksiyonun oranı %1 ile%14 arasında değişmektedir.

FIV virüsü HIV virüsü ve diğer bağışıklık sistemi virüsleriyle aynı ailede yer alır. Bu tür virüsler türe özel olarak bilinmekte (yani kediler için olanı FIV, insanlara ait olanı HIV...) ve yavaş ilerleyerek hastayı ölüme götürmektedir. FIV virüsü kediden insana, HIV virüsü ise insandan kediye geçmez. FIV önce kanda, tükürükte veya beyin sıvısında teşhis edilir. Bununla beraber FIV virüsü kedinin vücudunun dışında bir yerde varlığını sürdürmez. Bu yüzden FIV virüsünün bir kediden diğerine geçmesi ancak bir kavga sırasında hasta kedinin diğerini ısırması ile olur. Virüs kedilerin üreme faaliyeti sırasında çok nadiren diğer kediye geçer; ancak hamile bir hasta kedinin virüsün karnındaki bebeğe geçmesi çok muhtemeldir.

Erkek kedilerin FIV virüsüne yakalanma olasılığı dişilerin iki katıdır. Bunun sebebi de bir anlamda, erkek kedilerin dövüşmeye daha meraklı olmalarıdır. Sokak kedileri de evde yaşayan kedilere göre bu virüse daha çok açıktır.

Eğer kedi FIV virüsüne yakalanırsa uzun yıllar hiçbir klinik belirtiye rastlanmayabilir. Fakat enfeksiyona yakalandıktan 4-6 hafta sonra belirtileri gösteren kediler de vardır. Enfeksiyon kandaki alyuvar hücrelerinin sayısında ciddi düşüşler meydana getirir. Kedilerde ateş, kansızlık veya ishal, hastalığın ilk aşamalarında görülen belirtilerdir. Bu virüs yavaşça kedinin bağışıklık sistemini çökertir ve kronik sağlık problemlerine ve başka enfeksiyonlara açık olma durumuna yol açar. İshal, zatüre, deri kanseri , bunun enfeksiyonları ve bazı göz problemlerinin yanında sinirsel problemler de FIV- pozitif kedilerde görülebilir.

FIV virüsü kan testi ile ortaya çıkar. 6 aylıktan küçük kedilerde alınan sonuçlar tam gerçeği yansıtmayabilir. Bu yüzden 6 ayı geçtikten sonra bir daha test yapılması faydalıdır. FIV virüsü taşıyan kediler uzun aylar ve yıllar yaşayabilirler; ancak onların sağlığını korumak ve diğer hastalık ve yaralanmalara karşı korumak için büyük çaba sarfedilmelidir. Bu ancak bu virüsü taşıyan kedilerin evde tutulmasıyla mümkündür. Böylece hastalığın başka kedilere de yayılması önlenmiş olur. FIV'e karşı henüz bir aşı geliştirilmemiştir, bu amaca yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Çeviri: Sevi Taviloğlu Sayfa başı



Kedi Gribi
Kedilere insanlardan grip bulaşır mı?
Ne kediler insanlardan, ne de insanlar kedilerden grip mikrobu kapar.

Kedi gribinin belirtileri nelerdir?
Kedi gribinin başlıca belirtileri aynı insanlarda olduğu gibi hapşırma ve ileride mukus kıvamına dönüşebilecek akan gözlerdir. Hapşırma başlamadan önce kedinin ateşi yükselir ve 105 F dereceye kadar çıkabilir. Kediler kendilerini halsiz hissederler ve burunları tıkalı olduğundan yemeklerin kokusunu alamazlar, bu yüzden de yemek yemek istemezler. Kedi gribine yol açan FCV virüsü ağız ülserlerine de yol açabilir bu da yemek yemeyi çok ağrı verici bir hale sokar; ayrıca kedinin sürekli salya akıtmasına da yol açabilir. Çene altındaki lenf bezleri şişer ve hissedilebilir. Bu belirtiler genellikle bir veya iki hafta sürür ve bu hastalığa yakalanmış kedilerin büyük çoğunluğu iyileştirilebilir.

Tedavi

Kedi gribine yakalanmış olanlar her zaman bir veterinere danışmalıdır; çünkü kedilerin ikinci bir bakteriyal enfeksiyona yakalanmasını önlemek için antibiyotik tedavisi gerekebilir. Kedilere küçük parçalar halinde; fakat sık aralıklarla sardalya, tavuk, ciğer gibi bol aromalı besinler verilmelidir. Kedinin tıkanık genzini açmak için, eğer kaçmaması sağlanabilirse her gün bir saat kadar buhar banyosu yararlıdır. Yine nefesini açmak için çenesinin altına mentollü merhemlerden veya yağlardan sürülebilir. Ancak kedi kendisini doğru dürüst temizleyemeyeceğinden (sürülenleri yalaması iyi olmaz) ılık suya batırılıp sıkılmış bir bez yardımıyla temizlemeniz ve kuruyuncaya kadar sıcak tutmanız gerekir.

Göz akıntısı olan kedilerin gözleri 3-4 defa sıcak tuzlu su solusyonuyla silinmelidir. Bunun için bir çay kaşığı bildiğimiz sofra tuzunu, yarım litre su ile karıştırmanız yeterli. Veteriner hekimler daha ağır bakteriyal konjuktivitler için antibiyotik merhem de önerebilirler.
Çeviri: Sevi Taviloğlu Sayfa başı



Doğum Kontrol Hapları - Düşük - Dikiş
Danışman veteriner hekimimiz Serkan TÜRKÖZ'ün, bir okurumuz için kendisine danıştığımızda bize çeşitli konularda verdiği bilgileri, tüm okurlarımız için yararlı olur düşüncesiyle yayınlamaya karar verdik. Verdiği faydalı bilgiler için kendisine teşekkür ederiz.


Doğum kontrol haplarının kedi hamile iken ve özellikle aşırı dozda kullanılması düşüğe yol açar.

Doğum Kontrol Hapları
Doğum kontrol hapları haftada sadece 1 tablet kullanılmalıdır. Bu esasa aykırı her aşırı dozaj ana kedi ve yavrular için (özellikle günde 1 gün kullanılmışsa) çok zararlıdır. Bu hapların amacı doğrudan hamileliği önlemek değil (yumurta oluşumunu engellemek değil), kızgınlığı önlemektir. Kedi her şeye rağmen hamile kalabilir.

Bu hapların kedi hamile iken kullanılması, hele hele aşırı dozajda kullanılması, hormon yüklemesi sebebiyle ana rahmindeki yavru gelişimini engeller. Bu da düşüğe neden olur. Yine hapın yanlış kullanılması, rahim iltihaplanmasına yol açar ve bu da akıntıya sebep olur. Kedilerin hamile olduğu, kedi hamile kaldıktan ancak 40-45 gün sonra anlaşılır. (58-63 gün arası doğum meydana gelir.)

Düşük
Doğumda normalde önce baş gelir. Önce kuyruğun gelmesi, düşüğe işarettir. Bu düşük de hap kullanımına bağlı olarak meydana gelebilir. Düşük halinde ananın ölüm riski her zaman vardır. Bunun yanında, ölü yavrular ana rahminde ne kadar fazla kalırsa, bu durum ana için o kadar zararlıdır; ölüm riskini artırır. Ölü yavrular rahimde kaldıkça (özellikle de çürümeye başladıkça) bu durum toksik etkiye yol açar ve bu da ananın metabolizmasını bozar; ölüm riskini artırır.


Hasta sahibi,
dikiş sonrası, kedisinin
hareket etmesini
mümkün olduğunca önlemelidir.

Hijyen
Herkesçe bilindiği gibi hijyen çok önemlidir. Operasyonlar ve açık yaralar bakımından daha da önemlidir. Yara bölgesi dikilirken, operasyon sırasındaki ve sonrasındaki hijyen problemi, dikişlerin atmasına yol açabilir. Hatta yarada kalabilecek bir tüy bile dikişlerin açılmasına yol açabilir. Yara bölgesinin enfekte olması, bu enfeksiyonun içeri girmesi ciddi sorunlara yol açar.

Dikiş
İç dikiş 3 hafta, dış dikiş 1 haftada kapanır. Bir yaranın dikişleri sürekli açılıyorsa, yara dikilmeden; sürekli ve düzenli açık yara pansumanı ile yaranın kapanmasını sağlamak yerinde olur.

Hasta sahibi, dikiş sonrası kedisinin hareket etmesini mümkün olduğunca önlemelidir. Kedi normal yürüyüşünü yapabilir; ancak atlama, zıplama ve koşma kesinlikle engellenmelidir. Aksi halde dikişler atar.

Diğer bilgiler
Gençlik hastalığına sahip bir köpekten kediye bu hastalık bulaşmaz. Ancak gençlik hastası köpek sürekli ishal halindedir ve onun dışkısından enfeksiyon bulaşabilir.
Kedinin kahverengi kusması iç kanamaya işarettir. Sayfa başı



Obezite
Tıpkı insanlar gibi hayvanlar da obez olabilir. Aşırı besleyerek hayvanınıza iyilik değil kötülük ediyorsunuz. Obez hayvanlar veteriner tarafından tedavi edilmeli

Obezite sadece insanlığı tehdit eden bir sağlık sorunu değil. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, hayvanlar da obezite tehdidiyle karşı karşıya. Hayvan sahipleri genellikle bilinçsiz. Şafak Veteriner Kliniği'nden veteriner hekim Hüseyin Yenilmez hayvanlarda obeziteyi anlattı.

Hayvanlarda obezite nedir, nasıl anlaşılır?
Hayvanlarda, biz insanlardaki gibi boy ile kilo oranı diye bir şey yok. Bir beagle hep şişmanmış gibi, bir av köpeği ise zayıfmış gibi görünür. Golden retriver ya da Alman kurdu gibi standart ölçülerde bir hayvana gelirsek, obez olup olmadığını anlamak için açlık çukuruna bakmamız yeterli. İnsanların beli gibi hayvanların da açlık çukurunun belli olması önemli. Açlık çukuru kaybolduğu zaman bel omurları taşıyamaz ve hayvan ölür.

Kedilerde de durum aynı mı?
Kedilerde durum çok daha farklı. Bir kedinin obez olup olmadığını anlamak için arkasından bakmanız gerekiyor. Kedilerin normal bir simetrisi vardır. Arkadan baktığınızda yuvarlak bir görüntüyle karşılaşıyorsanız, o kedi şişman demektir. Kafası vücuduna göre çok küçük duruyorsa ve hayvanın vücudu çok yuvarlaksa artık o kedi obez demektir.

Hayvanlarda obeziteye neden olan ne? Nerede yanlış yapılıyor?
Bazı hayvanlar obeziteye genetik olarak daha yatkın oluyor. Çok az yemek yese, çok fazla hareket etse bile, hayvanın metabolizması iyi çalışmıyorsa, kolaylıkla kilo alabilir. Obezitenin diğer bir nedeni de hormonal dengesizlikler. Bu da içinde ikiye ayrılıyor: Normal seyrindeki bir hayvanın hormonal dengesizliği ve kısırlaştırılmış bir hayvanın hormonal dengesizliği. Bir hayvanın hormonlarının iyi çalışıp çalışmadığını anlamak için birçok test yapmak gerekiyor. Bazı hayvanların kilosunda ise, tiroit hormonunun etkisi var. Aynen insanlarda olduğu gibi, hayvanlarda da tiroit bezinin normalinden fazla ya da az çalışması obeziteye neden olabiliyor.

Bu hormonal dengesizliği vücut kendi kendine mi yapıyor?
Tabii, insanlarda olduğu gibi. Bunu engellemek için ne gibi bir yönteme başvuruluyor? Dengesizlik oluştuktan sonra kullanılan ilaçlar var. Ondan öncesini bilemezsiniz. Biraz beslenmeye de bağlı. Özellikle Türkiye'de insanlar hayvanları genelde lifli besinler, su ve deniz ürünleri yerine sofra artıklarıyla beslediği için, doğal olarak hayvanlarda tiroit hormonlarının yapımını sağlayan iyot minerali eksikliği görülüyor. Çok fazla iyot alan hayvanda ise hipertiroit şekilleniyor. O zaman da çok zayıflıyor. Tabii düzgün beslendikleri halde tiroit hastası olan hayvanlar da var. Buna da tiroit bezindeki bir enfeksiyon neden olabiliyor. Bunun sonucunda bir dişi hiç kızgınlık göstermezken erkekler de cinsel dürtüden yoksun oluyor, testisleri karın boşluğunda kalıyor. Cinsel organlar ayrı bir fabrika gibi çalışır. Bu da ayrı bir enerji demek. Vücudun harcadığı enerjinin hemen hemen yüzde 60'ını da bu organlar harcar. Kısırlaştırılan hayvan doğal olarak obeziteye yatkın oluyor. Onlara sizin diyet yaptırmanız gerekiyor.

Nasıl bir diyet olacak bu?
Eğer hayvanınızı mamayla besliyorsanız, tek çözüm miktarını azaltmak. Mamaların üzerinde vermeniz gereken günlük miktar yazıyor zaten. Bu her mamaya göre değişir. Bunu üretici firma yaptığı testler sonucunda belirliyor. Sizin hayvanınız bu miktarla kilo alabilir ya da verebilir. Bunu siz izleyeceksiniz. Eğer onu ev yemeğiyle besliyorsanız, belli bir standardınız olmalı. Bu zor bir iş.

Ev yemeğiyle beslenen hayvanlar obeziteye daha mı yatkın?
Tabii daha yatkınlar çünkü ev yemeklerinin denenip test edilmiş belirli bir standardı yok.

Çok hareket eden bir hayvanda obezite görülebilir mi?
İnsanlar hayvanlardan çok daha fazla hareket ediyor. Köpeği maksimum üç saat dolaştırırsınız. Oysa siz mutfağa ve tuvalete gidip gelerek çok daha fazla yürümüş oluyorsunuz. İstatistiklere göre, b