|
|
|
TEŞEKKÜR
EDERİZ
|
Anima
Veteriner Klinik
Veteriner
Hekim Serdar BADEM
GSM: (532) 337 68 48
TEL: (232) 362 99 50
2014 Sokak No.22/3 Bostanlı/İzmir
|
Terapi
Veteriner Kliniği
Veteriner Hekim Serkan
TÜRKÖZ
Veteriner Hekim Burhan YILMAZ
GSM: (533) 368 51 67
TEL: (232) 227 17 75
İnönü Cad. No: 246/2 Hatay/İzmir
|
Kybele
Veteriner Kliniği
Vet. Hekimi Fatih Işıklı'ya teşekkür ederiz.
0232 336 08 58 / 0232 330 03 29
6370 Sk. No.4/3 Bostanlı- İZMİR
|
M.Hakan
BOYAR
Veteriner Hekim
Global Gıda Ltd. Ürün Müdürü |
Kedi
Hastalıkları
Kedilerimizi
belli başlı kedi hastalıklarından korumanın yolu aşılamadan
geçse de bu kurala uymayan bazı hastalıklar da vardır. Biz
de size, danışman veteriner hekimlerimizin de katkılarıyla
bazı kedi sağlık sorunlarını, hastalıklarını; bu hastalıkların
nedenleri vetedavilerini açıklamaya çalıştık ve çalışacağız.
Tüy
dökülmesi ve deri problemleri
Üriner
rahatsızlıklar
Toxoplazma
Derinin
mantar enfeksiyonları
Kedi
Aidsi (FIV)
Kedi
Gribi
Doğum
Kontrol Hapları - Düşük - Dikiş...
Obezite
Kedilerde
Tüy Dökülmesi, Deri Problemleri
Veteriner
Hekim Hakan Boyar
Hemen hemen tüm kedi
sahiplerini yakından ilgilendiren , en çok yakındıkları konuların
başında gelen tüy dökülmesi ve deri problemleri hakkında bilgi
vermek istiyorum.
Kediciler bu yazıyı okuduktan sonra daha koruyucu , daha titiz
olacaklar. Amacım onların ve bizim birlikte yaşamamızı daha
da zevkli hale getirmek , hem bizlerin hem de onların yaşam
kalitelerini yükseltmek.Bilince her şey daha kolay değil mi
?
|
Teşhise yönelik yaklaşım
Kedi Deri Bilimi ( Feline Dermatoloji
) ; Sistemli ve kapsamlı bir biçimde sorunu adım adım
incelemeyi gerektirir. Problemin detaylı geçmişi ,olası
sebepleri araştırıldıktan ve klinik yoklamadan sonra
gerekirse teşhise yönelik bir dizi testler yapılır .Aşağıda
vereceğimiz liste içerisinden karşılaştırmalı olarak
olabilirliği düşük olanların üzeri çizilir. Liste daraltılır
ve tanı konur. Geleneksel veteriner tıbbi sağaltım yapılır.
· Dış parazitlerden kaynaklanan
deri hastalıkları.
o Akar , pire ve bit (Sokucu sinek ve böcekler ) kaynaklı;
o Pire Isırığı alerjisi
o Sinek ısırığı alerjisi.
o Uyuz
· Deri yüzeyinde görülebilen mantar hastalıkları.
· Deri altında ve iç organlarda gelişebilen mantar hastalıkları.
· Bakteri kaynaklı deri hastalıkları.
· Virüslerin sebep olduğu deri hastalıkları.
· Gıda Alerjisi
· Yetersiz beslenmeye bağlı deri hastalıkları
· Kaşıntılı deri hastalıkları
· Bağışıklık sistemi ile ilgili deri hastalıkları.
· Alerjik deri hastalıkları
· Deri ülserleri
· Deri Tümörleri
· Genetik kökenli deri hastalıkları
· Davranış bozukluğu ile ilişkili deri hastalıkları
( Psikolojik kökenli )
Veteriner hekiminiz size fizyolojik
- mevsimsel tüy dökülmesini anlatır.Bunun dışında yukarıda
sıraladığımız tüy dökülmesine neden olabilecek hastalıklardan
korunma ,hijyen yöntemleri , kedinizin bakımı konusunda
gerekli bilgileri verip sizi aydınlatır.Kedinizin deri
ile ilgili problemi varsa tedavi eder. Sizin yapacağınız
kedinizin tüylerinin bakımını ihmal etmemeniz , hekiminizin
önerisi doğrultusunda periyodik muayene ,koruyucu aşı
ve ilaç uygulamalarını yaptırmanızdır. Ülkemizde kediler
genelde evlerde beslendikleri için dış parazitlere bağlı
deri hastalıkları ile daha az sıklıkta karşılaşıyoruz.En
sık karşılaştığımız vakalar yetersiz beslenmeye bağlı
{ Ev yemekleri yada sözüm ona ucuz kalitesiz mama ile
beslemeye bağlı( Omega -3 ve Omega - 6 yağ asitleri
eksikliği,kalitesiz bitkisel protein kaynakları kullanılarak
hazırlanmış mamalar ile dengesiz beslenme ) } Asıl değinmek
istediğim konuya geçmeden son bir mesajım var; lütfen
satın aldığınız mamanın ürün ve ambalaj kalitesini kontrol
edin , AAFCO Standartlarında " tam ve dengeli",ISO
Kalite güvenceli olup olmadığına dikkat ediniz.Ayrıca
açıkta satılan mamalara da lütfen itibar etmeyin .
Bu genel bilgilerden sonra üzerinde
çok durulmayan ülkemizde bu konuda az sayıda yayın bulunan
Kedilerde Davranış bozukluğu ile ilişkili ( Psikolojik
kökenli )deri hastalıklarından bahsetmek istiyorum.
- Uzun yıllar boyunca kedilerde sadece çift taraflı
olarak sırt ve bel bölgesinde görülen ön ve arka bacaklarda
görülmeyen yoğun tüy dökülmesi sinirsel yada psikolojik
kökenli olarak nitelendirildi ,sınıflandırıldı.(Özellikle
Siyam kedileri ve Burma kedilerinde daha sık karşılaşılır.)Yakın
zamanlarda ise Veteriner psikolojideki yeni gelişmeler
,kedi davranış bilimcilerin çalışmaları sayesinde kediler
biraz daha anlaşılır oldular.Bu ilerlemeler sayesinde
kedilerde psikolojik destekleyici yeni ilaçlar geliştirildi
, feromonlar bulundu ,davranış tedavileri geliştirildi.Laboratuar
tekniklerinin geliştirilmeleri ile birlikte ayırt edici
kesin teşhis ve tedavi yöntemleri mümkün hale geldi.
KEDİLERDE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARININ
GÖRÜLMESİNDE ETKİN OLAN ETMENLER :
-Normal davranışların yerine konan anormal davranışlar.
(Bilinçsizce yapılan savunma mekanizmasının işlemesi
ile gelişen kaygıyı bastırmak üzere sergilenen davranışlar
/ Yansıtma ) Aşırı yalanma , pati ve tırnaklarını dişleme
-ısırma, tırmalama gibi normalde hiç yapmadığı davranışları
göstermesi ,kötü huy ve alışkanlıklar edinmesi yerine
koyma etkinliği olarak kabul edilir.Bütün bu davranışların
hazırlayıcı bir evresi vardır ,bu aşamada vücudunun
özel bir bölümünü sık sık koklaması tipiktir.İkincil
olarak çok kısa süreli ya da bazı kedilerde olduğu gibi
oldukça uzun süren aşırı yalanma kendi kendini tırmalama
hazırlık aşamasında görülür.Bu yerine koyma etkinlikleri
zaman içinde artar,uyum sürecinde bazen durabilir .Ama
bir kez başladıktan sonra fark edilmez ise kedinizin
içinde bulunduğu duygusal gerilim hızla yükselir.Aşırı
yalanmayı Bulemia den
( şeker hastalığına bağlı olarak gıda tüketimindeki
artış yada iç parazit varlığı ) gibi ortak belirti gösteren
yerine koyma davranışlarını ayırt etmek bir kedi sahibi
için oldukça zordur.
-Kedilerde
görülen anksiyete. Kedilerde de anksiyete bir hastalık
halidir.Yaşadığı çevreye bağlı olarak gelişebilir.
- Yoksunluk Anksiyetesi
Bir kiler veya depoya kapatılan kedilerde ya da alışık
olmadığı halde dışarı çıkarılanlarda görülür.Etkilenen
kedilerde korku,panik havası hakimdir.Bu olay tekrarlanırsa
önce anksiyete sonra fobi ve depresyon gelişir.Her şeye
rağmen kaçmayı düşünmez ,evdeki kişilerden birisine
karşı aşırı düşkünleşir.
-Mekan Anksiyetesi
Ev ya da mobilya değişikliği veya evdeki kişilerden
birisinin ölmesi hatta evde yaşayan diğer kedi-köpek
veya kuşun ölmesi bile kediyi etkiler.Tepki olarak sık
sık idrar püskürtür.Sahibinin cezalandırması-hırpalaması
hiçbir işe yaramaz hatta alışkanlığa dönüştürür.Geri
dönebilir bu alışkanlık cezalandırma ile hızla mekan
anksiyetisinin gelişmesine sebep olur.
- Kapalı yer Anksiyetesi
Düzenli olarak dışarı çıkma alışkanlığı olan kedilerde
görülür.Bu alışanlığına rağmen
dışarı çıkması önlenirse özellikle akşamları hiper aktif
bir görüntü sergiler koşturur,mobilyaları tırmalar.Sahipleri
tarafından cezalandırılırlarsa tedirginlikleri , tepkileri
daha da şiddetlenir sahibini ısırmaya,tırmalamaya kadar
gider.
· Stereotypic Davranışlar
Bu tip davranışların hiç bir amacı yoktur.Nedensiz,düzenli,sırası
olmayan , olağan dışı hareketler yapar.Kuyruk ısırma
,aşırı yalanma ve tırmalama stereotypic davranışlara
örnektir.Sahibi engel olsa bile bir süre sonra ard arda
bu davranışları yineleyebilir. Basmakalıp ,birbirinin
aynı (karbon kopya ) ,anlamsız davranışlar olarak da
tanımlanabilir.
· Saldırganlık
Anksiyete halinde olan kedi kendisini yaralayabilir.Özellikle
kuyruğunun ucunu bir avın üzerine atlarcasına atlayarak
ısırıp kanatabilir.
Patolojisine girmeden önce sinir
fizyolojisine biraz değinmek istiyoruz :
Merkezi sinir sistemi ; bireyin yapısını düzenler ,çevreye
uyumunu sağlar.Sürekli bilgi akışını sağlar.Sinir hücrelerinde
kimyasal maddelerden elektrik akımı oluşturulur.Bu elektrik
akımı biçimindeki uyarılar hücreden hücreye aktarılır
. Sinir hücrelerinde sinirsel iletici bir takım kimyasal
moleküller vardır.Serotonin,Dopamin ,Adrenalin ,Noradrenalin,GABA
ve peptid bileşikler ( Endorfin ) gibi bileşiklere sinirsel
sinyalleri iletici ( neuro transsmitter ) deniyor. Bu
maddelerin etkileşimleri , azlık yada çoklukları merkezi
sinir sisteminin çalışmasını etkiler.
Dopamine hareket sistemini işletir,kasların kasılmasını
sağlar,durma işaretini verir (fren).Yani kasların kasılmasını
sağladığı gibi gevşemelerini de sağlar.Fazla salgılanması
halinde stereotypic ve saldırgan davranışlar görülür.Kalın
barsak ishali,aşırı tükrük salgılanması, çekingenlik,sevgi
bekleyişi,uyku hali hep dopamin fazlalılığı ile ilgilidir.
Adrenalin ve noradrenalin ise çevreden bilgi alma
,uyanıklığın ayarlayıcılarıdır.Çevre değişikliğinde
çarpıntı , sık nefes alma,duygusal işemeler,bu maddelerin
varlığından kaynaklanır. Özellikle noradrenalin çok
miktarda üretildiğinde erken anksiyetenin başlamasına
sebep olur.
Serotonin etkileri ; Hormonal dengenin sağlanması
,derinin acıya ve kaşıntıya karşı duyarlılığının azaltılması
,konsantrasyon,hafıza,öğrenme kapasitesinin artırılması,
sosyal davranışlarda hayati bir rol oynaması gibi önemli
işlevleri vardır.Düzeyinin düşmesi halinde depresif
belirtiler ortaya çıkar.
Peptid bileşikler ;ağrı kesici,anksiyeteyi azaltıcı
etkilere sebep olmakla birlikte fazlalıkları halinde
dopamin artışına dolayısı ile stereotypic davranışların
gelişmesine önder olurlar.
Gamma aminobutyric acid (GABA) Bileşikleri ise yine
karmaşık bir yapı ve sistem ile duyumsal ,idrak etme
,karar verme ,hareket etme,durma ile ilgili görevleri
vardır. Kaşıntının patofizyolojisinde işe katılan diğer
kimyasal ajanlar ise Histamin ,Proteas, Leucotrienes
ve P özmaddesidir.
PATOGENEZ
İnsanlarda obsesif kompulsif bozukluklar
ve köpeklerde görülen akral dermatitisleri açıklamaya
yönelik çok sayıda teori vardır.Kedilerde de görülen
psikolojik sorunları bu teorilerle açıklamaya çalışabiliriz.Bu
teoriyi gerçeklemek için tedirgin bireylere serotonin
verildi .Bireylere verilen serotonin , Adrenalin ve
Noradrenalin etkinliğinin azalmasına neden olabilirdi
.Bu etkinliğin azalması ile davranış bozuklukları önlenebilir
,canlı kendini uyarlayabilir olumlu davranışlar sergileyebilirdi.Görülen
canlının davranışsal bir yanıt olarak aşırı sakinleştiği,pasifize
olduğu idi.Yerine koyma davranışları / yansıtmalar (Ör.
aşırı yalanma )sadece ve sadece yeni duruma uyum sürecinde
ortaya konan hareketlerdir.Serotonin salınımın öncülüğünde
görülen derinin yalanması ağrı duyusunun azalmasını
sağlayacaktır.Endorfinin aşırı salınımı ise yalanmanın
şiddetini artıracak ,kediyi yalanma konusunda tahrik
edecektir.
Endorfin,Dopamin ve Serotonin sistemleri arasında tam
anlamıyla bir yarış vardır.Fazla salınımlarında denge
bozulacak aşırı yalanma , dişleme ve tırmalama kısır
döngüsü sürecek ileri aşamada daha da yoğun stereotypic
davranışlara götürecektir.
İnsanlarda anksiyete ile aşırı allerjik tepkiler arasında
bir bağlantı olduğu ortaya kondu tıpkı köpeklerin saman
nezlesinde olduğu gibi(Köpeklerin % 10'unda görülen
ve alerjik bir reaksiyon olan saman nezlesine sebep
öncelikle ev tozlarındaki akarlardır sonrasında ot ve
çimenler ,humuslu toprak ,ağaçlar ve polenler etken
olarak gösterilebilir).Buna benzer bir bağlantının kedilerde
var olması mümkündür.İnsanlarda ve kedilerde görülen
aşırı duyarlı-lığın dışa vurumu davranış bozukluğu şeklinde
olabilir.Strese bağlı kızgınlık belirtileri ,aşırı kaşınma
dürtüsü tipik belirtilerdir.Uzun süreli bir kaşıntı
anksiyite ve davranış bozuklarına bağlı olabilir. Kedilerde
ani bel hareketleri ,dişleme,sırt - bel bölgesinde aşırı
duyarlılık ve buna bağlı bu bölgenin okşanmasından kaçınma
görülebilir.
Klinik özellikler
Dermatolojik belirtiler çoğunlukla
davranış bozukluklarının klinik resminden farklı bir
formda görülür.Deri ve tüylerin sağlığı davranış bozuklukları
ile ilişkilidir.Kedinin vücudunun farklı yerlerini yalaması,
kendi kendini ısırması ,tırmalaması bu bağlantıyı ortaya
koyar. Bu belirtilerin hepsi birer yansıtmadır.
Deri ve tüylerde olan göstergeler
Kendisinden kaynaklanan
tüy dökülmesi
Kedinin kendinden kaynaklanan
tüy dökümü sıklıkla davranış kargaşası yaşadığının işaretidir.Tüy
örtüsündeki zararın büyüklüğü deri ve kıl folliküllerindeki
kayıpla orantılıdır. Tüy örtüsü etkilenen bölgede tamamen
kaybolabilir ya da yaygın ve derin olabilir.Etkilenen
bölgedeki tüylerin hala yumuşak olduğu görülür.Tüyler
uzunluğuna birkaç yerden kırılabilir.
Simetrik tüy dökülmesi: Aşırı
taranmak,fırçalanmaktan kaynaklanır.Karın bölgesinde
tamamen tüyler dökülebilir yada
yandan kuşatabilir, ve arkada, veya göreli olarak yerelleştirilen,
kuyruk sokumuyla ilgili uyluklar ve karın bölgesi etkilenebilir.
Kürk, tamamen kayıp olabilir, veya sadece seyrek ve
ince bir görünüm alır.Arkaya sağrı bölgesi diyebileceğimiz
bölümler ve böğürlerde bu durumdan etkilenir.Sert dil
hareketleri ile yalanılan ve / veya uzun süreli yalanan
bölgelerde kızarıklar ve yara kabukları ile örtülü aşınmalar
görülebilir.
Odaklaşmış tüy dökümü: Kedinin
sürekli yaladığı yada emdiği yerlerde vücudun diğer
kısımlarından belirgin şekilde ayrılmış ,sınırlı tüysüz
odaklar oluşur.Kediler öncelikle kollarının ön tarafını
tercih ederler,kuyrukları,kürek kemiklerinin birleşim
yeri ve gövdeleri tercih sıralamasında daha sonra gelir.Bazen
köpeklerin sinirsel yalama deri yangısı benzeri bir
görünüm alabildiği gibi derinin bölgesel olarak rengi
koyulaşıp ülserleşme görülebilir.Bu lezyonlar tek bir
yerde sınırlı kalmayıp birkaç kısımda oluşabilir.Stereotypic
yalanmalarda burun derisi üzerinde ve / veya üst dudağın
hemen üst kısmında aşınmalar ,bazen de üçgen şeklinde
sıyrılmalar görülebilir.Üst dudak lezyonları tembel
ülserler (büyümeyen,gelişmeyen sınırlı ) şeklinde de
görülebilir.
Sıyrıklar
Kedilerde sıyrıklar çizikler hatta ısırıklar çoğunlukla
kendi kendilerine yapılır ve sahiplerini şoka uğratacak
sonuçlar verirler ( deride maddi kayıplı yaralar,ülserleşmeler,kabuk
tutmuş yaralar gibi ) .Sıyrıklar yüzde , tırmalamalar
boyunda yer alır .Kollarda ısırıklar kuyrukta ise tırmalama
ve ısırık izleri görülür.
Tırnak Çiğneme
Kedide davranış bozukluğunun tipik göstergelerinden
biriside tırnaklarını çiğnemesine bağlı patilerinin
derisinde oluşan işaretlerdir.Tırnakta enfeksiyon gelişmeksizin
lezyonlar oluşur. Tırnak çiğneme çoğunlukla kendiliğinden
tüy dökümü ile birlikte görülür.
Deri ve tüylerde olmayan belirtiler
Bedenden gelen göstergeler:
Kedilerde davranış bozuklukları kendilerini iç organlardan
gelen tepkilerle de gösterirler.Dolaşım ve solunum ve
sindirim sistemleri etkilenir.Dışa vurumları ; kalp
çarpıntısı ,hızlı solunum,salya salgılanmasındaki artış,ishal
,Bulimia ( iştahta artış dolayısı ile daha sık ,daha
fazla gıda tüketimi dolayısı ile şişmanlama ) görülebilir.
Davranışsal göstergeler:
Anksiyete Aralıklı kaygının bulguları ,duygusal tepkilerde
bir artışla tanımlanır.İçsel dürtülerin etkisi ile aşırı
yalanmanın süresi ,kuvveti değişir.Dürtüler şiddetlendiğinde
kendisini ısırabilir,vücudunun değişik kısımlarını çizebilir,özellikle
başını tırmalayabilir.Anksiyete kalıcı hale geldiğin-de
çekingenlik iyice belirginleşir.Süresi uzayıp , iyice
yerleşip kedinin tüm davranışlarına hakim olduğunda
odaklaşmış yada yaygın tüy dökümünün şiddet ve miktarı
artacaktır.Vaka sıklıkla bulimia ile birleşecektir.
Anksiyetenin bulguları
Anksiyete tepkiseldir.İç
yada dış çevredeki birbirine benzer ve süreklilik gösteren
herhangi bir değişikliği izleyen , artan ,yükselişle
birlikte marazi bir hal alan ,duygusal karmaşa ile karakterize
bir olgudur. Oto-kontrolün kaybolması ve anksiyete haline
girme 3 ayrı klinik formda görülebilir.
Paroxysmal anksiyete .
Kısa süreli ataklar ,neurovejatatif sinirsel işaretler
baskındır: kalp çarpıntısı ,sık soluma ,tükrük salgısının
artışı,ishal,terleme ,anal keselerin dolgunluğu gibi.Ne
saldırganlık ne de yerine koyma davranışları görülmez.*(
Çn. Normalde kedilerde gözle görülebilir terleme olmaz.Kedilerde
az gelişmiş ter bezleri meme başlarının çevresinde ve
taban yastıklarında lokalize olmuşlardır )
Nöbetli anksiyete
Olumsuz uyaranların uzun süreli etkilerinde ortaya çıkar.Neurovejatatif
işaretler görülür,tüylerin görünümü hareketliliği belirgindir,kızgınlık
ve sırt-bel bölgesindeki aşırı duyarlılık açıkça ortaya
çıkar.Kavga öncesi sırtını kamburlaştırıp pozisyon aldığı
gibi bir hal görülebilir.Bir anlamda kendi kendisi ile
kavga halindedir.Kendi kendini yaralayabilir,aşırı yalanma
,tırmalama görülebilir.Sırt derisinde kuyruğa doğru
dalgalanmalar izlenebilir.Uykuda sıçramalar gözlemlenebilir.İlerlemiş
vakalar kalıcı anksiyeteye götürebilir.
Kalıcı anksiyete
Bariz bir şekilde uyum yeteneği kaybolur.Çekingenlik
baskındır.Yerine koyma etkinlikleri özellikle aşırı
yalanma ,aşırı yeme eğilimi ve buna bağlı şişmanlama
her zaman görülür.
Kedilerde depresyon
Kedilerde bunalım iştahsızlık ve çekingenlikle karakterizedir.Tarafınızdan
yada kendisinin tüylerinin bakımı yapılmasına karşın
aşırı yalanma ve tırmalama görülebilir.Uzun süreli depresyonda
( sıklıkla belirlenir.) yalanma ve tırmalamanın daha
da şiddetlendiği gözlemlenir.
Depresyon tipleri
Bunalım yeni durumlara karşı, uyaranların azalması ile
geri dönüşümsüz çekingenlikle karakterize uyum yeteneğinin
azalması şeklinde dışa vurulan bir olgudur.Tedavi edilmemiş
anksiyete problemlerinin dışında ,en başta görülebilir.Yani
anksiyete ile bir ilgisi yoktur.
Akut depresyon Aşırı uyku ,iştahsızlık ve yerine
koyma davranışları ile tanımlanan tepkisel durumdur.
Kronik depresyon Yeme bozuklukları,uyku problemleri
,temizlik ,bakım alışkanlıklarında değişimler ve sıra
dışı davranışlar ile tanımlanır.
Erişkin kedilerde tepkisel depresyon Birkaç gün
süre ile tekrarlanan sert duygusal şokların arkasından
görülebilir.Kedi uyuşuk ,iştahsız ,kısa süreli taransa
bile vücuduna yapılan en ufak bir dokunuşta bile sanki
kirlenmiş gibi çılgınca yalanmaya başlayan bir ruh halindedir.Yerine
koyma davranışları sergileyebilir,boyun bölgesinde sıyrıklar
görülür.Bu bunalım halinde iştahsızlık uzun sürerse
ölümcül olabilir.
Erişkin kedilerde süreğen depresyon Hem akut
depresyondan hem de tedavi edilmeyen anksiyeteden gelişebilir.Tedavi
amaçlı uzun süreli sentetik progestagen uygulamaları
sonrası da görülebilir.Kedi uzun süreli üzüntü ,sıkıntı
sonrası tepkisini idrar püskürtmek ,yalanma,
nedensiz miyavlama ve yalanma tarzında gösterir( Değişen
temizlik alışkanlıklarına karşın ).
İstem dışı depresyon 10 yaş ve üzerindeki yaşlardaki
kedilerde beyin yaşlanması gibi organik nedenlerden
kaynaklanabileceği gibi beyin tümörlerine bağlı olarak
da gelişebilir.
Tüylerinin bakımına ve temizlenmeye yönelik alışkanlıkları
tamamen kaybolmuştur.Uyku problemleri ( gece yürüyüşleri
-amaçsız miyavlamalar ) tüm bu bulgular depresyonu işaret
eder.Ayrıca yerine koyma davranışları da görülebilir.
Dysthymia
Distemide , Kedi kendi
kuyruğunu koparacak kadar şiddetli bir biçimde ısırır.Diyelim
bir kez ısırdı ağır bir şekilde yaralandı ,sağaltıldı
.Tekrarlama eğilimi aynı şiddette nüks edecektir.
Sık sık görülen bu atak kuyruğun kesilmesine hatta kedinin
uyutulmasına kadar gider.
İnsanlarda da yaşama sevincini kaybetme ,hayattan zevk
almama şeklinde görülebilen bu olgu kedilerde anti depresanlar
ile düzeltilemez.
Ne zaman gelişeceği tahmin edilemeyen
ruhsal dalgalanmalar ;stereotypic davranışlar,sosyal
çekingenliğin kaybolması,saldırganlık,uyku ve beslenmede
davranış bozuklukları yaşayan kedilerde olgu normal
ve depresif evreler arasında gidip gelir.Cinselliğin
aktif olduğu dönemdeki gibi içsel güçlü dürtülerin etkisi
olgunun şiddetini artırabilir.Bu tip olgularda cinsel
aktif dönem nadiren ve düzensiz olarak görülür. Kendi
kendini yaralama en bariz şekilde kuyrukta görülür.Öyle
ki ard arda kuyruk yaralandıkça kesilir ama davranıştan
vaz geçmez en sonunda daha fazla acı çekmemesi için
uyutulması gerekir.Etkilenen kedilerde
parçalayıcılığın önüne geçilemez,kontrol edilemez saldırgan
davranışlar gösterip çok tehlikeli bir noktaya gelebilir.
Teşhis
Hastalığın öyküsü
Kedi sahibinden kendi yorumlarını katmaksızın hastalığın
ne zaman başladığı ,nasıl geliştiği öğrenilir.
>Apartman dairesinde mi müstakil bir evde mi ? Yaşıyorlar.
> Evdeki başka hayvanlar var mı varsa sayı ve türleri
?
> Onlar ile ilişkileri
> Sahipleri olan etkileşmeler , ilişkiler
> Yakın zaman da ev yada mobilya değişikliği yapılıp
yapılmadığı
>Yakın tarihte evden ayrılan birisi ,uzaklaştırılan
bir hayvan,değiştirilen bir obje olup olmadığı.
> Ya da eve son zamanlarda katılan bir birey,hayvan
veya obje var mı ?
>Evde yaşanabilecek olağan üstü bir hal var mı ?
> Ani bir gıda değişikliği yapıldı mı ?
> Duygusal davranışlarında bir değişiklik var mı
?
>Aşırı yalanıyor mu,eşyaları , kendisini ya da sahiplerini
tırmalıyor mu ?
> Yeme -içme alışkanlıkları nasıl ?
> Son zamanlar da mama -su kabı değiştirildi mi ?
> Dışkı -idrar yaptığında üstünü kapatıyor mu ?
> Bazen kediler gözden uzakta bir yerde yalanıp temizlenirler.Sizin
kedinizde de böylesi bir alışkanlığa sahip mi ?
> Daha önce tüy dökümüne yönelik bir tedavi gördü
mü ?
> Kullanılan ilaçlar (Kortikosteroid,sakinleştirici,antihistaminik,progestagenler,psikolojik
destekleyiciler )
En iyisi tüylü deriden örnek alıp trichogram yapmaktır.Trichogram
size traumatik bir problem olup olmadığını söyleyecektir.
Klinik yoklamalar
Deri ve tüy yapısının muayenesi esnasında davranış bozukluğuna
dair emareleri taşıyabileceği gibi ;görülecek işaretler
çok özel olmadıkça genel bir tüy dökülmesi varsa çok
fazla fikir vermeyecektir.Ama muayenede kedinin kendisinden
kaynaklanan tüy dökülmesi ,kuyruğunu yaralaması,tırnak
çiğneme ,şiddetli kaşıntı,kaşındığında rahatlama varsa
teşhise yönelik fikir verebilecektir.
Genel yoklamada eş zamanlı olarak oluşabilecek yerine
koyma davranışlarına bağlı organik ve dermatolojik dışa
vurumlar görülebilir.Bu durum direkt olabileceği gibi
( ör.kalp çarpıntısı,hızlı soluk alıp verme,ishal ve
duygusal işeme ) şişmanlık gibi endirektte olabilir.Hastalığın
seyrine dair en değerli bilgi muayene esnasında kedinin
tavrından elde edilebilir; keşif amaçlı dokunuşlara
verdiği tepki çekingenlik,aşırı uysallık-pusma,saldırganlık-tıslama
,kızgınlık ,iz bırakıcı atipik davranışlar belirleyici
olabilir.Bu belirleyicilik ; productive durumlar ( nöbetli
anksiyete ve distemi ) ,non -productive durumlar ( kalıcı
anksiyete ve depresyon ) her ikisi için ve ayrı ayrı
her biri için geçerlidir.
Ayırt edici teşhis
Alerjik ,parazitik,kaşıntılı
bütün deri hastalıklarını kapsayacak şekilde yapılır.
Teşhise yönelik yaklaşımda davranış bozukluğuna bağlı
deri problemleri ile süreğen kaşıntılı durumlar ve özellikle
aşırı duyarlılığa bağlı deri problemleri karıştırılmamalıdır.Çünkü
çoğu zaman birleşebilirler , ortak belirti gösterebilirler.
İlave testler
İki farklı amaçla ilave
testler yapılır ( Ör.bir trichogram ):
1) Tüy dökümünün traumatic orijinli olup olmadığını
göstermek için ,
2) Dış parazitlere ve / veya alerjilere bağlı olup olmadığının
ayırt edilebilmesi için.
Davranışlara yönelik teşhis
Akut davranış bozukluklarının
teşhisinde , ortaya çıkan az sayıda problem vardır.Diğer
taraftan anksiyete teşhisindeki zorluklarda hiç de az
değildir ( Çnotu: Klinik ortamında davranışları gözlemleyerek
teşhis koymak oldukça zor ) . Teşhisteki diğer bir zorlukta
anksiyete yaşayan kedide gerginlik,kronik kaşıntı biraz
olsun vurgulanmakla beraber yalanma ,sırt-bel bölgesindeki
aşırı duyarlılık zor gözlemlenir.
Kedilerde kalıcı anksiyeteye bağlı davranış değişiklikleri
özellikle sakin,munis oluşları sahipleri tarafından
iyi karşılanır.Başlangıçta konunun ciddiyetini fark
etmezler ,onları rahatsız eden adeta fışkırır tarzda
tüy dökülmesidir.Derideki lezyonlar ,tıbbi ve psikiyatrik
inceleme birlikte mütalâa edilmeli kesin bir teşhise
varmak için bulgular testler ile pekiştirilmeli , davranış
bozukluklarına bağlı deri problemleri oluşabileceği
en başta göz önüne alınmalıdır.
Sağaltım
Davranış bozukluklarının iyileştirilmesinde tedaviye
yönelik iki farklı uygulama yapılır;
psi-kolojik destekleyici ilaçlar ve ekolojik tedavi
yöntemleri. Elizabet yakalıkları ve sargılar gibi fiziksel
araçlar geçici olarak ,etkilenen bölgenin yalama,tırmalama
gibi etkinlikler ile tekrar tekrar travmatize olmasını
engellerler ancak yine geçici olarak güçlü bir biçimde
kızgınlık ,duygusal durumda bozukluk görülür.Ancak deri
lezyonlarının daha da artmaması için kullanılmaları
zorunludur.
Psikolojik durumu destekleyici ilaçlar
Yakın zamana kadar psikolojik destekleyici ilaç seçimi
,yatıştırıcı; haloperidol yada acepromazine ( dopamine
antagonistleri ) ve anksiyite giderici ( acting on GABA
) diazepam gibi preparatlar ile sınırlıydı.Veteriner
psikiyatrinin ilerlemesi ile birlikte daha etkin daha
az yan etkisi olan ilaçlar geliştirildi ( yatıştırıcılar
yan etki olarak extra pyramidal syndrome , ruhsal olarak
çekingenlik,hafızayı toparlayamama ,benzodiazepin ler
de ısırma eğiliminin artmasına yol açabiliyorlardı ).
Anksiyete gidericiler
Endike olduğu vakalarda trioxazine ( 20 mg / kg / gün
iki dozda ) 2-3 ay süre ile kullanılabilir. Trioxazine
çok hızlı bir şekilde (3-5. günde )etkisini gösterir
ve yatıştırıcı değildir.Ancak anksiyete giderici etkisi
güçlü ve hızlı bir biçimde dizginlemeyi engelleyici
etkisi ile birleşir bu yüzden büyük özenle kullanılmalıdır.Öyküsünde
saldırganlık olan kedilerde kullanılmamalıdır.Tedavinin
doğru olarak başlangıcı ve bitirilmesi diğer ilaçlarla
yapılan tedavilere göre farklılık gösterir.Uzun süreli
olarak uygulanması gereken bir tedavi olmasına karşın
iyileşme çok kısa sürede görülmeye başlanacaktır.3'er
haftalık kürler arasında 1 hafta boşluk verilmesi önerilmektedir.
Noradrenalin sistemi düzenleyicileri
Aşırı duyarlılık,kalp çarpıntısı,sık solunum ( kedilerde
nadirdir) ile seyreden anksiyete nin başlangıç dönemlerinde
reçetelendirilir.Bir beta - blokör olan Propranol 5-10
mg / Kg 1-2 ay süre ile SID ( Dopamin sistemi stimulanı
) olarak kullanılır.Gerekirse propranol kullanılmadan
önce kalp fonksiyon testleri yapılmalıdır.
Dopamine sistemi düzenleyicileri
Yatıştırıcılar teorik olarak tedavi seçeneği olmalarına
karşın davranış kökenli deri hastalıklarında nadir kullanılırlar.
Yalnızca sulpiride 200mg / m2 SID ( dopamine sistem
stimulanı ) çekingenliğin çok belirgin olduğu dönemlerde
kullanılır.
Monoamine oxidase B inhibitörleri (MAO-BI ) ,davranışsal
deri hastalıklarının tedavisinde diğer bir seçenektir.Bu
gruptan en iyi şekilde kullanılabilecek tek seçenek
selegiline chlorhydrate 'dır.Çalışma sisteminin başlıca
3 temel prensibi vardır.Serotonin ve noradrenalin geçişlerini
regüle eder.Dopamin geçişlerini reaktive eder ( depresyon
ve anksiyete de önemlidir ).Son olarak da davranış silsilesinde
önemli bir yeri olan frenleme ,durma sinyallerini restore
eder ( Stereotypic davranışlar ve dysthmia de önemlidir
).Rapor edilen yan etkisi görülmemiştir. Çok uzan süren
tedavilerde kullanılabileceği gibi ilaç kesimi öncesi
aralık verme ,azaltarak kesme periyotlarını gerektirmez.Tedaviye
verilen olumlu yanıt oldukça çabuktur başlangıçtan itibaren
1 ayı doldurmadan izlenebilir.Sabahları mide boşken
1 mg / Kg SID dozunda uygulanır.Tabletlerin acı olması
uygulamayı güçleştirir.
Antidepresanlar
Antidepresanlar genelikle serotonin etkisini tekrar
yükselmesi engelleyicileridir.Ancak onların çalışma
sistemi oldukça komplikedir ve tek bir düzenleyici ile
sınırlı kalmaz.
Clomipramine , serotonin ve noradrenalin sistemi üzerinde
aktivite gösteren çevre ve merkezi antikolinerjik etkili
bir ajandır.Ruhsal durumu,uyku seyrini geliştirir ve
tanıma etkinliğine geri dönüşü hızlandırır.Anksiyete
giderici ve yatıştırıcı etkileri vardır.Clomipramine
anksiyete,depresyon ve onlara yansıtma etkinliğinin
eşlik ettiği durumlarda endikedir.Günde bir veya ikiye
bölünmüş dozlarda 0.3 - 0.8 mg / Kg SID verilir..Uygulama
başlangıcından itibaren 10.günde iyileşme görülür ancak
bazı vakalarda iyileşmeden önce daha da ağırlaşabilir.Aşırı
yalanmada azalma görülmesi 25 günü bulabilir.Tedavi
süresi birkaç ayı bulabilir ve ilacı kesmeden önce günlük
dozun yavaş yavaş azaltılacağı bir süreç önerilmektedir.Doz
aşımlarında antikolinerjik işaretler görülebilir ( ağız
kuruluğu,kabızlık ,idrar tutukluğu gibi ) ve bu konuda
kedi sahibi uyarılmalıdır.Ayrıca ritim bozukluğu oluşturma
özelliği sebebi ile kalp fonksiyonları dikkatle izlenmelidir.
Fluoxetine , çok daha spesifik serotonin etkisini
tekrar yükselmesi engelleyicisidir.Anksiyete giderici
ve tanıma etkinliğinin iyi bir şekilde tekrar yerine
gelmesini sağlar.Olumlu gelişme-
lerin görülmesi 3 haftayı bulabilir ve bu sırada iştah
kaybı ve aşırı yalanma görülür. Bu yan etkiler kedi
sahipleri tarafından hoş karşılanmaz .Fluoxetine in
uygulanacak dozu 1-2 mg / Kg .dır SID.Tedavi birkaç
ay sürebilir,ayrıca ilaç aniden kesilmemeli tedricen
günlük doz azaltılmalıdır.
Morfin antagonistleri
Morfin antogonisti olarak naloxone ( enjekte edilebilir
solusyon ) ve naltrexone kullanılır.
Bunların istenen sonucu verebilme yeteneği çok iyi olmasına
karşın bu etkileri kısa sürelidir.
Naltrexone 2.2 mg / kg dozunda kullanılır.Uygun olmaları
,yan etkilerinin görülmemesine karşın kullanımlarını
sınırlayan unsur fiyatlarının yüksek olmasıdır.
Ekolojik sağaltım
Pheremone tedavisi
Feromon tedavisinin amacı kediyi
yatıştırmak ,çevresine alıştırmaktır.Feromon un aktif
F3 fraksiyonu kedinin yüzüne sürülerek uygulanır.Feromon
kediyi rahatlatır ve gevşetir.
Anksiyete ve depresyon gibi rutin problemlerde kullanılmalıdır.Anksiyete
nin başlangıcında aşırı yalanmaya ara verdiği dönemlerde
uygulanırsa başarı şansı artar.F4 fraksiyonu feromon
etkisi taşır.Kedide evdeki bir başka hayvan yada insana
karşı anksiyete geliştiği durumlarda kullanılabilir.
Davranış
tedavisi
Amaç kedinin davranışlarının
değiştirilmesidir.Gözleme ve kedinin algılamasına bağlı
olarak çeşitli teknikler deneme yanılma yolu ile uygulanır
ve / veya gerekiyorsa bir süre ortam-çevre değişikliği
yapılır.En önce kedideki davranış değişikliğine neden
olabilecek yaşama alanındaki değişiklikler tespit edilir.Mümkünse
somut anlamda geriye dönüş yapılarak normal davranışların
kediye tekrar kazandırılmasına çalışılır.Oyun başlıca
kullanabileceğimiz bir araçtır.Kedinin kendine ve çevresine
olan güveninin kazandırılmasında,cesaretlendirilmesinde
,korkularıyla savaşımda ve sahipleri ile olan iletişimin,etkileşimin
tekrar kurulmasında kullanılır.Zamanlama çok önemlidir
;örnek olarak tam kendini yalamaya başlayacağı anda
topun ilgisini çekecek bir biçimde ona doğru yuvarlanması
,onunda oyuna katılması geriye dönüş için iyi bir başlangıçtır.Ayrıca
yerine koyma davranışlarının önüne geçilecek,iç dünyasına
kapanmasına mani olacaktır.Tedirgin ve üzgün bir kedide
oyuna katılım çok iyi haber anlamında bir işarettir.Kapalı
yer anksiyetesine kapılan bir kedinin çevresi hareket
edebilen objeler ile zenginleştirilmelidir.( Kurmalı
oyuncaklar ,sallanan oyuncaklar. )
Saldırgan davranışların azaltılmasında yiyeceklerinde
önemli yeri vardır.Sevebileceği türde yaş mamalar ,kuru
mamalar her zamanki yerinde değil farklı noktalarda
mama tabakları içinde sunulmalıdır.Tuvalet kutusuna
değil de banyodaki herhangi bir yere gidiyorsa buna
izin verin.Zaman içinde tuvalet alışkanlıkları değişebilir.Tamamen
davranışları düzeldikten sonra yine tuvalet kutusuna
gidecektir.Mümkünse bu basit oyun ve davranışları tekrarlayın.Kedinizi
tekrar kazanacaksınız.Bazı kedilerde okşanmak teselli
olması için olumlu etki yapar ,bazılarında ise tam tersi
stresin artmasına neden olur.En başta da söylediğimiz
gibi deneme yanılma ile okşama ,oyun,hareketli oyuncaklar
ile oyuna davet etme ,farklı gıdaların sunulması gibi
uygulamalar çevresel tedavinin temelini oluşturur.
A Pratical Guide to Feline Dermatology
Guaguére Eric.Prélaud Pascal
Craig Mark - MERİAL
1999
Bu nefis kitabı bana armağan
eden Sayın Efdal Uğur 'a / Topkim İlaç AŞ. En derin
minnet ve şükranlarımla…
Çeviren
M.Hakan BOYAR
Veteriner Hekim
Global Gıda Ltd. Ürün Müdürü
Sayfa
başı
|
Üriner
Sistem Rahatsızlıkları
Böbrek
Taşı - İdrar Yolları Tıkanıklığı
Kediniz
sık sık tuvalet kabına gidiyor, ıkınıyor, miyavlıyor ama idrarını
yapamıyor; tekrar deniyor belki bir kaç damla idrar yapıyorsa,
bir sorunumuz var... Bu
hastalık kedinizin idrar yolunda oluşan böbrek taşından kaynaklanmaktadır
Belirtiler
Kediniz sık sık tuvalet kabına gidiyor, ıkınıyor, miyavlıyor
ama idrarını yapamıyor; tekrar deniyor belki bir kaç damla
idrar yapıyorsa bir sorunumuz var... Size kesin olmamakla
birlikte kedinizin erkek olduğunu da söyleyebilirim. Kedinizin
canı gerçekten acıyor. Çünkü kedinizde idrar taşı problemi
var. Bu belirtiler dışında kedinizin ağzında kötü bir koku
oluşur, kediniz kilo kaybına uğrar.
Hastalığın
başlıca nedeni: Beslenme - aşırı beslenme
Daha doğrusu piyasada satılan herhangi bir mamayla beslenme...
Kedinizden belki yediklerini esirgemiyorsunuz ama mutfakta
size öyle acıklı bir bakış atıyor ki; dayanamıyorsunuz, besliyorsunuz,
sonra tekrar... Bir diğer nedeni ise geç kısırlaştırma
ve yine bunla çakışan beslenme.
Kedinizin çoğu zaman sıcak-soğuk hava akımının olduğu yerlerde
yatması... Eğer kediniz bu sorunlarla henüz karşılaşmamışsa
ve onu hazır mama ile besliyorsanız, cebinizi düşünmeden veterinerinizin
tavsiye ettiği mamaya veya ev yemeklerine geçin. Çünkü piyasada
satılan çeşitli mamalar, kedinizin damak tadına uyuyor belki
ama magnezyum dengesi çok kötü..
Ne
Yapılabilir?
Kedinizde bu hastalığın belirtilerini görürseniz derhal
veterinere gidin. Geç tedavi üremiye neden olabilir. Hem maddi
hem de manevi açıdan büyük kayıplara uğrayabilirsiniz. Veterinerin
ilk müdahelesi kedinize sonda takmak olacaktır. Vet. Hekim
Serdar BADEM Sayfa Başı
Toxoplazma
Kedi
tüyünden mi oluşur?
Kedi tüyleri bebek düşürmeye neden olur mu?
Sorularına
yanıt arıyorsanız, hepsinin yanıtı hayır.. Genelde halk arasında,
toxoplazmanın kedi tüylerinden oluştuğu söylenir. Hatta bu
yüzden bazı anne babalar, çocuklarının kendi kedilerine bile
pek yaklaşmasını istemezler. Gelin, toxoplazmayı hep beraber
tanıyalım, nasıl oluştuğunu öğrenelim.
Toxoplazmanın
etkeni Toxoplazma gondi, oxoplazma felis denilen bir bağırsak
protozoonudur.(Tek hücreli bağırsak paraziti) Kediler bu hastalık
etkenini; çiğ kırmızı et,iç organlar ve fare gibi hayvanları
yakalayıp yemekle veya toxoplazmayı aktif geçiren hasta kedi
dışkısıyla temas etmekle alır. Ve etkeni bağırsaklarında geliştirerek
yumurtalarını (ookist) dışkıyla dış ortama saçar. İnsanlar
bu etkeni sindirim yoluyla aldıklarında hastalık etkenini
almış olurlar. Fakat toxoplazmanın tek ve asıl insana bulaşma
yolu bu değildir. Çünkü kediler bu hastalığı ömürlerinde bir
sefer aktif olarak geçirebilirler ve yumurtaların dış ortama
saçılımı iki hafta sürer. Aynı kedi toxoplazmayı sindirim
yoluyla alsa da artık ookist yani yumurta çıkarmaz olur.
İnsanlara
Nasıl Bulaşır?
İnsanlara toxoplazmanın diğer geçiş yolları çiğ kırmızı et
ve türevlerinin (çiğ köfte, jambon, sucuk, içi çiğ kalmış
köfte veya et yemekleri, iyi yıkanmamış yeşillikler ve salatalar,
elinde yara olan insanların kıyma yoğurması) yenilmesiyle
de geçer. Bu anlamda kedi tüyünden veya evde bakılan, çiğ
etlerle beslenmeyen kediden toxoplazma hastalığının insanlara
bulaşması pratikte mümkün değildir.
Nasıl
Önlem Almalı?
Kedilerimizi bu hastalıktan korumak için herhangi bir
ilaç veya aşı uygulaması yoktur. Pişmemiş kırmızı et ve türevleri
ile kedilerimizin beslenmemeleri, fare gibi hayvanlardan uzak
tutulabilmeleri yeterli bir koruma sağlar.
(Bu
bilgiler Prof.Dr. Kaya Kılıçturgay'ın kitabı 'Temel Mikrobiyoloji
ve Parazitoloji'den alınmıştır.)
Sayfa başı
Derinin
Mantar Enfeksiyonları
Kedilerde,
derinin yüzeysel kısmında hastalık yapan ve yapmayan mantar
etmenleri bulunabilir. Bunların bir kısmı, kedilerin doğal
florasında mevcut olan mikroorganizmalardır. Bizler ve kediler
için sorun oluşturmaz. Bir kısmı da, derinin yüzeysel mantar
enfeksiyonlarını meydana getirir. Bu organizmalardan trikofitiyi
anlatacağız.
Etken:
Microsporirum Canis ve Microsporirum Felis' tir.
Enfeksiyon
kontak yolla veya bulaşık malzemelerle meydana gelir. İran
kedileri bu mikroorganizma için özel bir rezervuar oluşturur.
Hastalığın oluşumunda kedinin genel durumundaki bozukluk,
ithal edilmiş yavru kedi olması, bir takım başka enfeksiyonları
geçirmiş ve zayıf düşmüş olması, hormon tedavileri ve stres,
zayıflık, beslenme bozuklukları ciddi şekilde faktördür. Unutulmaması
gerekir ki, ülkemize yavru ithal İran Kedileri ile girişi
büyük oranda artmıştır.
Belirtiler
Hastalık
etkeni dış ortama son derece dayanıklıdır. Bu göz önünde bulundurulmalıdır.
Lezyonlar; baş,boyun, kulak dipleri, patiler ve vücudun muhtelif
yerlerine yerleşebilir.
-Kaşıntı
ve kızarıklık mevcuttur.
-Kıllarda dökülme meydana gelebilir.
-Ve 1 cm yarı çaplı büyüklükten, bir el ayası büyüklüğüne
varan oranlarda lezyonlar yapabilir.
Kesin
tanı, klinik muayene ve deri biyopsisi ile konulabilir.
Tedavi
Tedaviye
inatçı bir mantar türüdür. Hekiminizin seçeceği uygun kremler
veya tabletlerle tedavi sürdürülür. Gerekirse kılların kesimi
ve dezenfeksiyon yapılır. İnatçılı gösteren vakalarda son
yıllarda piyasaya çıkan Biocan M gibi aşılardan da faydalınabilir.
Unutulmamalıdır
ki; trikofiti enfeksiyona yapısı müsait olan insanlara da
bulaşabilir..Sayfa
başı
Kedi
Aidsi (FIV)
Kedilere
ait bağışıklık eksikliği virüsü (FIV) ilk kez 1986 yılında
California'daki bir çiftlikteki kedilerde insanlardaki AIDS'e
benzer bir hastalığın ortaya çıkmasıyla keşfedilmiştir. O
zamandan beri de her ülkede bu virüse rastlanmıştır. Kanada
ve Amerika'da bu enfeksiyonun oranı %1 ile%14 arasında değişmektedir.
FIV
virüsü HIV virüsü ve diğer bağışıklık sistemi virüsleriyle
aynı ailede yer alır. Bu tür virüsler türe özel olarak bilinmekte
(yani kediler için olanı FIV, insanlara ait olanı HIV...)
ve yavaş ilerleyerek hastayı ölüme götürmektedir. FIV virüsü
kediden insana, HIV virüsü ise insandan kediye geçmez. FIV
önce kanda, tükürükte veya beyin sıvısında teşhis edilir.
Bununla beraber FIV virüsü kedinin vücudunun dışında bir yerde
varlığını sürdürmez. Bu yüzden FIV virüsünün bir kediden diğerine
geçmesi ancak bir kavga sırasında hasta kedinin diğerini ısırması
ile olur. Virüs kedilerin üreme faaliyeti sırasında çok nadiren
diğer kediye geçer; ancak hamile bir hasta kedinin virüsün
karnındaki bebeğe geçmesi çok muhtemeldir.
Erkek
kedilerin FIV virüsüne yakalanma olasılığı dişilerin iki katıdır.
Bunun sebebi de bir anlamda, erkek kedilerin dövüşmeye daha
meraklı olmalarıdır. Sokak kedileri de evde yaşayan kedilere
göre bu virüse daha çok açıktır.
Eğer
kedi FIV virüsüne yakalanırsa uzun yıllar hiçbir klinik belirtiye
rastlanmayabilir. Fakat enfeksiyona yakalandıktan 4-6 hafta
sonra belirtileri gösteren kediler de vardır. Enfeksiyon kandaki
alyuvar hücrelerinin sayısında ciddi düşüşler meydana getirir.
Kedilerde ateş, kansızlık veya ishal, hastalığın ilk aşamalarında
görülen belirtilerdir. Bu virüs yavaşça kedinin bağışıklık
sistemini çökertir ve kronik sağlık problemlerine ve başka
enfeksiyonlara açık olma durumuna yol açar. İshal, zatüre,
deri kanseri , bunun enfeksiyonları ve bazı göz problemlerinin
yanında sinirsel problemler de FIV- pozitif kedilerde görülebilir.
FIV
virüsü kan testi ile ortaya çıkar. 6 aylıktan küçük kedilerde
alınan sonuçlar tam gerçeği yansıtmayabilir. Bu yüzden 6 ayı
geçtikten sonra bir daha test yapılması faydalıdır. FIV virüsü
taşıyan kediler uzun aylar ve yıllar yaşayabilirler; ancak
onların sağlığını korumak ve diğer hastalık ve yaralanmalara
karşı korumak için büyük çaba sarfedilmelidir. Bu ancak bu
virüsü taşıyan kedilerin evde tutulmasıyla mümkündür. Böylece
hastalığın başka kedilere de yayılması önlenmiş olur. FIV'e
karşı henüz bir aşı geliştirilmemiştir, bu amaca yönelik çalışmalar
sürdürülmektedir.
Çeviri: Sevi Taviloğlu Sayfa başı
Kedi
Gribi
Kedilere
insanlardan grip bulaşır mı?
Ne kediler insanlardan, ne de insanlar kedilerden grip
mikrobu kapar.
Kedi gribinin belirtileri nelerdir?
Kedi gribinin başlıca belirtileri aynı insanlarda olduğu gibi
hapşırma ve ileride mukus kıvamına dönüşebilecek akan gözlerdir.
Hapşırma başlamadan önce kedinin ateşi yükselir ve 105 F dereceye
kadar çıkabilir. Kediler kendilerini halsiz hissederler ve
burunları tıkalı olduğundan yemeklerin kokusunu alamazlar,
bu yüzden de yemek yemek istemezler. Kedi gribine yol açan
FCV virüsü ağız ülserlerine de yol açabilir bu da yemek yemeyi
çok ağrı verici bir hale sokar; ayrıca kedinin sürekli salya
akıtmasına da yol açabilir. Çene altındaki lenf bezleri şişer
ve hissedilebilir. Bu belirtiler genellikle bir veya iki hafta
sürür ve bu hastalığa yakalanmış kedilerin büyük çoğunluğu
iyileştirilebilir.
Tedavi
Kedi
gribine yakalanmış olanlar her zaman bir veterinere danışmalıdır;
çünkü kedilerin ikinci bir bakteriyal enfeksiyona yakalanmasını
önlemek için antibiyotik tedavisi gerekebilir. Kedilere küçük
parçalar halinde; fakat sık aralıklarla sardalya, tavuk, ciğer
gibi bol aromalı besinler verilmelidir. Kedinin tıkanık genzini
açmak için, eğer kaçmaması sağlanabilirse her gün bir saat
kadar buhar banyosu yararlıdır. Yine nefesini açmak için çenesinin
altına mentollü merhemlerden veya yağlardan sürülebilir. Ancak
kedi kendisini doğru dürüst temizleyemeyeceğinden (sürülenleri
yalaması iyi olmaz) ılık suya batırılıp sıkılmış bir bez yardımıyla
temizlemeniz ve kuruyuncaya kadar sıcak tutmanız gerekir.
Göz akıntısı olan kedilerin gözleri 3-4 defa sıcak tuzlu su
solusyonuyla silinmelidir. Bunun için bir çay kaşığı bildiğimiz
sofra tuzunu, yarım litre su ile karıştırmanız yeterli. Veteriner
hekimler daha ağır bakteriyal konjuktivitler için antibiyotik
merhem de önerebilirler.
Çeviri: Sevi Taviloğlu Sayfa başı
Doğum
Kontrol Hapları - Düşük - Dikiş
Danışman
veteriner hekimimiz Serkan TÜRKÖZ'ün, bir okurumuz için kendisine
danıştığımızda bize çeşitli konularda verdiği bilgileri, tüm
okurlarımız için yararlı olur düşüncesiyle yayınlamaya karar
verdik. Verdiği faydalı bilgiler için kendisine teşekkür ederiz.
Doğum
kontrol haplarının kedi hamile iken ve özellikle aşırı
dozda kullanılması düşüğe yol açar.
|
Doğum
Kontrol Hapları
Doğum kontrol hapları haftada sadece 1 tablet kullanılmalıdır.
Bu esasa aykırı her aşırı dozaj ana kedi ve yavrular için
(özellikle günde 1 gün kullanılmışsa) çok zararlıdır. Bu hapların
amacı doğrudan hamileliği önlemek değil (yumurta oluşumunu
engellemek değil), kızgınlığı önlemektir. Kedi her şeye rağmen
hamile kalabilir.
Bu
hapların kedi hamile iken kullanılması, hele hele aşırı dozajda
kullanılması, hormon yüklemesi sebebiyle ana rahmindeki yavru
gelişimini engeller. Bu da düşüğe neden olur. Yine hapın yanlış
kullanılması, rahim iltihaplanmasına yol açar ve bu da akıntıya
sebep olur. Kedilerin hamile olduğu, kedi hamile kaldıktan
ancak 40-45 gün sonra anlaşılır. (58-63 gün arası doğum meydana
gelir.)
Düşük
Doğumda normalde önce baş gelir. Önce kuyruğun gelmesi, düşüğe
işarettir. Bu düşük de hap kullanımına bağlı olarak meydana
gelebilir. Düşük halinde ananın ölüm riski her zaman vardır.
Bunun yanında, ölü yavrular ana rahminde ne kadar fazla kalırsa,
bu durum ana için o kadar zararlıdır; ölüm riskini artırır.
Ölü yavrular rahimde kaldıkça (özellikle de çürümeye başladıkça)
bu durum toksik etkiye yol açar ve bu da ananın metabolizmasını
bozar; ölüm riskini artırır.
Hasta
sahibi,
dikiş sonrası, kedisinin
hareket etmesini
mümkün olduğunca önlemelidir.
|
Hijyen
Herkesçe bilindiği gibi hijyen çok önemlidir. Operasyonlar
ve açık yaralar bakımından daha da önemlidir. Yara bölgesi
dikilirken, operasyon sırasındaki ve sonrasındaki hijyen problemi,
dikişlerin atmasına yol açabilir. Hatta yarada kalabilecek
bir tüy bile dikişlerin açılmasına yol açabilir. Yara bölgesinin
enfekte olması, bu enfeksiyonun içeri girmesi ciddi sorunlara
yol açar.
Dikiş
İç dikiş 3 hafta, dış dikiş 1 haftada kapanır. Bir yaranın
dikişleri sürekli açılıyorsa, yara dikilmeden; sürekli ve
düzenli açık yara pansumanı ile yaranın kapanmasını sağlamak
yerinde olur.
Hasta
sahibi, dikiş sonrası kedisinin hareket etmesini mümkün olduğunca
önlemelidir. Kedi normal yürüyüşünü yapabilir; ancak atlama,
zıplama ve koşma kesinlikle engellenmelidir. Aksi halde dikişler
atar.
Diğer
bilgiler
Gençlik hastalığına sahip bir köpekten kediye bu hastalık
bulaşmaz. Ancak gençlik hastası köpek sürekli ishal halindedir
ve onun dışkısından enfeksiyon bulaşabilir. Kedinin
kahverengi kusması iç kanamaya işarettir.
Sayfa başı
Obezite
Tıpkı insanlar gibi hayvanlar da obez olabilir. Aşırı besleyerek
hayvanınıza iyilik değil kötülük ediyorsunuz. Obez hayvanlar
veteriner tarafından tedavi edilmeli
Obezite sadece insanlığı tehdit eden bir sağlık sorunu değil.
Tıpkı insanlarda olduğu gibi, hayvanlar da obezite tehdidiyle
karşı karşıya. Hayvan sahipleri genellikle bilinçsiz. Şafak
Veteriner Kliniği'nden veteriner hekim Hüseyin Yenilmez hayvanlarda
obeziteyi anlattı.
Hayvanlarda obezite nedir, nasıl anlaşılır?
Hayvanlarda, biz insanlardaki gibi boy ile kilo oranı diye
bir şey yok. Bir beagle hep şişmanmış gibi, bir av köpeği
ise zayıfmış gibi görünür. Golden retriver ya da Alman kurdu
gibi standart ölçülerde bir hayvana gelirsek, obez olup olmadığını
anlamak için açlık çukuruna bakmamız yeterli. İnsanların beli
gibi hayvanların da açlık çukurunun belli olması önemli. Açlık
çukuru kaybolduğu zaman bel omurları taşıyamaz ve hayvan ölür.
Kedilerde de durum aynı mı?
Kedilerde durum çok daha farklı. Bir kedinin obez olup olmadığını
anlamak için arkasından bakmanız gerekiyor. Kedilerin normal
bir simetrisi vardır. Arkadan baktığınızda yuvarlak bir görüntüyle
karşılaşıyorsanız, o kedi şişman demektir. Kafası vücuduna
göre çok küçük duruyorsa ve hayvanın vücudu çok yuvarlaksa
artık o kedi obez demektir.
Hayvanlarda obeziteye neden olan ne? Nerede yanlış yapılıyor?
Bazı hayvanlar obeziteye genetik olarak daha yatkın oluyor.
Çok az yemek yese, çok fazla hareket etse bile, hayvanın metabolizması
iyi çalışmıyorsa, kolaylıkla kilo alabilir. Obezitenin diğer
bir nedeni de hormonal dengesizlikler. Bu da içinde ikiye
ayrılıyor: Normal seyrindeki bir hayvanın hormonal dengesizliği
ve kısırlaştırılmış bir hayvanın hormonal dengesizliği. Bir
hayvanın hormonlarının iyi çalışıp çalışmadığını anlamak için
birçok test yapmak gerekiyor. Bazı hayvanların kilosunda ise,
tiroit hormonunun etkisi var. Aynen insanlarda olduğu gibi,
hayvanlarda da tiroit bezinin normalinden fazla ya da az çalışması
obeziteye neden olabiliyor.
Bu hormonal dengesizliği vücut kendi kendine mi yapıyor?
Tabii, insanlarda olduğu gibi. Bunu engellemek için ne gibi
bir yönteme başvuruluyor? Dengesizlik oluştuktan sonra kullanılan
ilaçlar var. Ondan öncesini bilemezsiniz. Biraz beslenmeye
de bağlı. Özellikle Türkiye'de insanlar hayvanları genelde
lifli besinler, su ve deniz ürünleri yerine sofra artıklarıyla
beslediği için, doğal olarak hayvanlarda tiroit hormonlarının
yapımını sağlayan iyot minerali eksikliği görülüyor. Çok fazla
iyot alan hayvanda ise hipertiroit şekilleniyor. O zaman da
çok zayıflıyor. Tabii düzgün beslendikleri halde tiroit hastası
olan hayvanlar da var. Buna da tiroit bezindeki bir enfeksiyon
neden olabiliyor. Bunun sonucunda bir dişi hiç kızgınlık göstermezken
erkekler de cinsel dürtüden yoksun oluyor, testisleri karın
boşluğunda kalıyor. Cinsel organlar ayrı bir fabrika gibi
çalışır. Bu da ayrı bir enerji demek. Vücudun harcadığı enerjinin
hemen hemen yüzde 60'ını da bu organlar harcar. Kısırlaştırılan
hayvan doğal olarak obeziteye yatkın oluyor. Onlara sizin
diyet yaptırmanız gerekiyor.
Nasıl bir diyet olacak bu?
Eğer hayvanınızı mamayla besliyorsanız, tek çözüm miktarını
azaltmak. Mamaların üzerinde vermeniz gereken günlük miktar
yazıyor zaten. Bu her mamaya göre değişir. Bunu üretici firma
yaptığı testler sonucunda belirliyor. Sizin hayvanınız bu
miktarla kilo alabilir ya da verebilir. Bunu siz izleyeceksiniz.
Eğer onu ev yemeğiyle besliyorsanız, belli bir standardınız
olmalı. Bu zor bir iş.
Ev yemeğiyle beslenen hayvanlar obeziteye daha mı yatkın?
Tabii daha yatkınlar çünkü ev yemeklerinin denenip test edilmiş
belirli bir standardı yok.
Çok hareket eden bir hayvanda obezite görülebilir mi?
İnsanlar hayvanlardan çok daha fazla hareket ediyor. Köpeği
maksimum üç saat dolaştırırsınız. Oysa siz mutfağa ve tuvalete
gidip gelerek çok daha fazla yürümüş oluyorsunuz. İstatistiklere
göre, b
|