|
Fıstık
Ayşen'in sahibi Fıstık

Merhaba,
Benim adım Fıstık. 4 yaşında İzmir'li
erkek sarman bir kediyim. Ben 1.5 aylık iken bir gün sokakta
annemi gözüme kestirerek arkasından gittim. O da dayanamadı,
beni evine aldı. Evde bir abim vardı. Önce beni kabul etmedi
ama ben onun üstünlüğünü kabul edince sonunda pes etti. 9
aylık olduğumda annem beni kısırlaştırdı. Bu operasyondan
bir yıl sonra çok hastalandım. Ve Ağustos 2001'de, tam 2 yıl
8 ay sürecek cehennem yaşamım başladı.
Hastalanınca annem beni İzmir'in en
iyi veteriner hekimlerinden birine götürdü. Alt karın, linguinal
bölgemde bağ dokusu enfeksiyonu ve bu enfeksiyonu içinde barındıran
bir kist olduğu söylendi. Kasım 2001'de 3 saat süren bir ameliyat
ile bu kist alındı. Ameliyat sonrası bütün dikişlerim attı.
Böylece alt karın bölgeme açık yara tedavisi uygulanmaya başlandı.
Bu da sürekli kliniğe götürülüp günde 3 defa pansuman demekti.
Tanrım berbattı, çektiğim sıkıntıları ve acıyı size anlatamam.
Hikayemi
özetlemek için size sadece, 2002 yılının sonuna geldiğimizde
alt karın bölgemin hala kapanmamış olduğunu söyleyeceğim.
Bu işi bana da bırakmıyorlardı. Halbuki ben yaramı yalayarak
iyileştirebilirdim. Ameliyat sonrası takmış oldukları o nefret
ettiğim elizabeth yakası ile bir yıl dolaştım. Bilirsiniz,
biz özgür hayvanlarız, bu yaka bizi çileden çıkartır. 2003
yılının Ocak ayında annem yakamı çıkarttı, pansumanları kesti,
beni tamamen serbest bıraktı. Ancak birkaç ay sonra yaramda
öyle bir enfeksiyon oldu ki acıdan oturup kalkamaz oldum.
Yaram daha da büyümüştü. Bu defa da 5 ay süre ile başka bir
Vet. Hekim evimize gelerek beni bandaja almaya başladı. Tam
yakadan kurtuldum diye sevinirken bu defa da başıma bandaj
işi çıktı. Bu arada yaram küçülüyordu ama sürekli enfeksiyon
olduğundan tekrar açılıyordu. Annemin yakın arkadaşları kendisine,
yaramın hiç kapanmayacağını, bu nedenle de gittikçe artan
ısrarla beni uyutmasını öneriyorlardı. Ben bu konuşmaları
algılıyor ve korkuyordum. Bir taraftan bu konuşmalar diğer
taraftan fiziksel acım ile kendimi çok mutsuz ve çaresiz hissediyordum.
Ama biliyordum ki annem bunu yapmazdı. O benim karnımın kapanacağına
hep inandı ve mücadeleyi hiç bırakmadı. Ben de onun mücadelesini
gördükçe direndim. Ama sanki yel değirmenleri ile savaşıyorduk.
Bir gün annem beni çok uzak bir yere
götürdü. Meğer burası Türkiye'nin, hatta Avrupa'nın en iyi
hayvan hastanelerinden biriymiş. Anmalia'ya (İstanbul) 19
Aralık, 2003'de geldik. Hastanede benim için çok uğraştılar.
Kendilerine nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. İzmir'de
kimsenin yapamadığını burada başardılar. Ömrümün yarısından
fazlasını hastalığım ile mücadele ederek geçirdim, ama işte
4 kaydırma greftinden sonra karnım nihayet tamamen kapandı.
29 Mayıs'da İzmir'e evime döndüm. Artık normal, sağlıklı yaşamıma
kavuştum.
Hikayemin detaylarını
merak ediyorsanız lütfen anneme başvurun, ben artık tüm bu
olayları unutmak istiyorum. Annemin email adresi: edis@egenet.com.tr.
Sevgilerimle

<<Önceki
/ Sonraki>>
|