Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)

Kostak ve Fıstık
Asu Maro'nun sahipleri Kostak ve Fıstık

Kostak


Merhabalar, ben Kostak... Evin büyük kedisi olarak hikayeyi anlatmak bana düşüyor diye düşünüyorum... Bir e-mailde resmimi gören annem üç buçuk aylıkken alıp getirdi buraya, Artık koca oğlan olmuştum gerçi ama gene de zor ayrıldım kedi anne-babamdan ve kardeşim Tarçın'dan... Şimdi zaman zaman görüşüyoruz gerçi ama pek sıcak davranmıyoruzbirbirimize... Unutmuşlar beni anlaşılan... Neyse, yeni evime geldiğim ilk gün sabaha kadar volta atıp miyavlamıştım, çok üzülmüştü yeni annem bu duruma... Allahtan alışmam çok uzun sürmedi çok sevildiğim bu yeni eve... Bana isim koymak için günlerce kitaplara, sözlüklere baktılar... Sonunda annem şarkı söylerken "Kostak" kelimesi hoşuuna gitti, bir de sözlüğe baktı ki "yakışıklı, çalımlı" demekmiş... Eh, bana da yakıştı doğrusu...

KostakBenim en önemli özelliğim geveze olmam galiba, öyle söylüyorlar... Sürekli söylenerek dolaşıyormuşum, koltuktan atlarken "cik"liyormuşum. Gerşi daha sonra sahip olduğum kızımı tanıdıktan sonra geveze kime denirmiş gördüler. Ben onun gibi aralıksız konuşmuyorum hiç değilse... Sonra ikinci özelliğim de çok şefkatli ve kibar oluşummuş... Evet, diğer kedilerle iyi anlaşıyorum, bu doğru... Hatta benim kızım bir hafta yanımda kalmıştı bebekken... Zavallı annesinden yeni ayrılmıştı, hep bana sokulmaya çalışıyordu, bir gün bir de baktım karnıma girmiş meme emiyor! itecek halim yoktu ya şaşkın şaşkın oturup yaladım ben de onu... Acaba bunu yapan başka baba var mıdır? Hayır, hakkımızda söylentiler çıkacak yani...

Kostak ve Fıstık...Neyse, ben çocukluğuma döneyim... Çok oyuncu bir bebektim ben,gerçi hala öyleyim.. Evin içinde ordan oraya uçmak, koltukların sırtlarına atlamak baş eğlencem... Kabloları kemirmeyi bıraktım ama... Buna ev ahalisi çok sevindi, çarpılacağım diye çok korkuyorlardı... Neyse, ben bu evin yakışıklı, biricik prensiyken bir gün birdenbire fare kılıklı bir kız gelmesin mi... Amanın, tahtımız elden gider mi diye bir korktuk tabii... Ama yazık o Mısır Çarşısı diye bir yerden alınmıştı... Annem geçerken görmüş, pek zavallı görünüyormuş, dayanamayıp kurtarmış onu o küçük kafesten... Pek ürkek, titrek bir şeydi, laf aramızda hala da çekingendir biraz... Ben tabii dayanamadım, hemen bağrıma bastım onu. Ben 6 aylıktım, o 2... Aslında geçici olarak gelmişti, başka bir yere vereceklerdi... Ama biz birbirimizi kısa sırede o kadar çok sevdik ki ayıramadılar bir daha... Adını da "Fıstık" koydular, hem benimkiyle uyumlu oldu, hem de sahiden fıstık gibi bir kız oldu o şimdi...

FıstıkO gün bugündür hep beraberiz... Bir iki gün mecburen ayrı kalırsak çok üzülüyoruz, Fıstık yemek bile yemiyormuş ben olmayınca... O annesini kardeşlerini hatırlamıyor, hayattaki ilk arkadaşı benim... Ve tek arkadaşı da, çünkü benim kadar dost canlısı değil... Arada eve misafir kediler geliyor, ben oynamak istiyorum, ama bakıyorum ki Fıstık bozuluyor, ben de soğuk davranıyorum... Hatta arada benim kızım Leyla geliyor da onunla bile ilgilenemiyorum. Ama en azından Fıstık gibi tıslamıyorum... O da korkudan yapıyor aslında, dedim ya ürkek diye... Ani bütün hareketlerden korkar, ok gibi fırlayıp kaçar... Minikken yaşadıklarının etkisini üstünden atamıyor sanırım, o benim gibi el bebek gül bebek büyümemiş tabii...

Kostak balonla oynarken...Fıstık hiç doğum yapmadı... Benim de bir sene önce beş yavrum olmuştu... Annelerinin adı Maviş... işte sadece bir tanesini görüyorum zaman zaman... şimdi Fıstık da ben de kısırız... Annem sokakta bir sürü zavallı kedi varken dünyaya yeni torunlar getirmek istemedi çünkü. özellikle ev arayan 2-3 yaşında Siyam kedilerini görünce... Ya bizim de yavrularımız olsaydı ve alanlar böyle büyüyünce vermek isteselerdi?

Ben yakında iki yaşına basacağım, Fıstık bir buçuk henüz... Birlikte çok iyi zaman geçiriyoruz. Gündüzleri bazen yalnız kalsak da iki kişi olduğumuz için hiç sıkılmıyoruz. Ohoo altını üstüne getiriyoruz evin...Sözde masa üstüne çıkmamızı yasaklıyor baba... Hahayt, kendisi yokken nerelere çıktığımızı bilse... Misafir pek sevmiyoruz, hele de kalabalık olursa, bir de çocuk varsa aralarında hemen içeri atıyoruz kendimizi... Biz bütün gün evde olduğumuza göre burası daha çok bizim sayılır, niye bize de danışılmıyor ki misafir çağrılırken??

Kostak ve Fıstık uyurken...Benim en sevdiğim oyun, koridorda top kovalamaca. Hele iki kişi birer uçta durursa süper oluyor, onlar topu birbirlerine atıyorlar, ben ortada sıçan gibi oluyorum ama olsun :) Bu oyunu Selen abla icat etti! Ha bir de kedi otu çok seviyorum ben... Annem yere bir serpiyor, allaaaah taklalar atıyorum üzerinde... Hele bir kedi otlu topum var ki, onun sesini duyunca nerde olsam koşar gelirim... Onlar da bu zaafımı biliyorlar, balkonun kenarına çıktığımda filan kullanıyorlar, dayanamayıp giriyorum içeri hemen... Fıstık hiç ilgilenmiyor bu oyunla nedense... O daha çok bir şeyleri kemirmeyi seviyor. Özellikle annemin angora eldivenlerini hafavaya atıp tutmaya bayılıyor. Laf aramızda bazen cebinden bile çalıyor ya, hadi benden duymuş olmayın...

Neyse, genel olarak anlatınca gördüm ki aslında biz şanslı kedileriz... Fazla şikayet etmemek lazım... Şimdilik anlatacaklarmz bu kadar... Bütün arkadaşlara selamlar... Kostak ve Fıstık.

<<Önceki / Sonraki>>