|
|
Mars
ve Venüs
Berna Biçen'in sahipleri Mars ve Venüs

Mars'ı
gördüğüm gün bir çöp kutusunun içindeydi... Onu çöpün içinden
alıp yere indirdim. Elimin içini bile dolduramayacak kadar
minicikti... Sabahın erken saatinde işe gitmek için çıkmıştım
evden ve oracıkta bizim sokakta onu öylece çöpte bırakıp gitmek
zorunda kaldım. İşte ilk günümdü... Ve zaten gecikmiştim bile...
Gelir
gelmez onu aramaya koyuldum... Tabi ki orada değildi artık...
Hava da gitgide kararıyordu. Elime bir fener alıp onu çalı
diplerinde aramaya başladım. Korkmuş olduklarında minik kedilerin
her zaman yaptıkları gibi buralara saklandıklarını bildiğimden
hiç de uzun bir süre geçmeden bir bahçe çalısı dibinde buluverdim
onu. Hemen veterinere götürdük. Temizlendi, eve getirdik.
Venüs'üyle buluştu ve gayet mutlu sıcak sevgi dolu bir ev
hayatına korkulu gözlerle neredeyim diye bakarken kısa bir
sürede güvende olduğunu hissetti... Kıpırdayan herşeye atlayarak
(hala aynı!) kendinden 2 ay büyük olan Venüs'le oynamaya başladılar...
Bir hafta sonra ev sakinlerinde ve Mars'ta mantar oluşmaya
başladı.. Hemen veterinere götürdük. Hastanede 1 ay kaldı.
Tedavi gördü. Onu ziyarete gittiğimde tanımadım bile. Tüyleri
dökülmüş bi deri-bi kemik kalmıştı. Veteriner eğer onu o gün
bulmasaydık mantarın cildinden iç organlarına atlayacağını
ve onu kısa bir sürede kediler cennetine götüreceğinden bahsetti.
O kadar mutlu olmuştum ki... Bir hayat kurtarmıştım. O ise
bundan habersiz öylece yaşıyordu. Yaşamı ve ölümü bilmeden...
Daha
sonra aylar geçti ve Mars mutlu, oldukça yaramaz, oldukça
hareketli, muzur bir kedi oldu çıktı. Koridorda kuytu köşelere
saklanıyor gelen geçenin bacağına atlıyordu... İnsanlarda
korkup da çığlık atınca da o onlardan korkup kaçıyordu...
Tezgahlara çıkıp ne varsa yiyordu, tavaların içinden yemekleri
kaçırıyordu... 1 yaşına girdi derken 2'ye...... Sevgi ve oyunlarla
geçen iki sene... Derken bir gün sokağa çıktı, dolaşmaya başladı,
tabi onu kısırlaştırdık, etraftaki her minik yavru kedicik
Mars gibi şanslı olmayabilirdi çünkü... Diğer kedilerden çok
korkuyordu... Ama çok da merak ediyordu. Koklamak istiyordu
sürekli onları... Sonra onlardan kaçıp ağaç tepelerine saklanıyordu.
Ağaçlardan başkalarının balkonlarına atlıyordu, oradan evlerine
girip etrafı kokluyordu! Apartmanların damlarına çıkıp, ordan
aşağıya inemeyip aşağı bize miyavlıyordu sürekli (hatta hala!)....
Derken birgün eve geldi kuyruğu sürekli olarak yerdeydi aynen
bir tilki kuyruğu gibi ucu hep yere değiyordu. Ne olduğunu
hala bilemiyoruz. Ya ezildi araba altında ya da bir kapıya
sıkıştı. Kuyruğu kesildi. Yoksa kangren olabilirdi. Şimdi
kuyruksuz damdaki kedi şeklinde hayatın bütün kedi eğlencelerine
son hızla devam ediyor. Hiç bir değişme yok 25 cm. dışında...
Şu anda Mars 4 yaşında kuyruksuz 2 seneder baya mutlu yaşıyor...
ailede oldukça güçlü bir yere ve otoriteye sahip... ne isterse
ona veriliyor, nerde isterse orada yatabiliy, saat kaçta isterse
o zaman eve gelebiliyor hatta hiç gelmeyebiliyor...
Hayatımıza girdiğin, benim ve ailemin hayatını değiştirdiğin,
bir aile ferdimiz olduğun ve bana bunca yıldan sonra bir kardeş
olarak geldiğin için sana sonsuz teşekkürler Mars!
<<Önceki
/ Sonraki>>
|