|
|
Kedili
Kitaplar
Bir
Akdeniz Kedisinin Anıları>>
Kediniz Konuşuyor
>>
Kedilerin
Dokuz Duygusal Canı>>
Kedi
Mektupları>>
Pako'ya Mektuplar>>
Bir
Kedi Bir Adam Bir Ölüm>>
Felidae>>
Yeni
Yılla Gelen Kedi>>
En
Güzel Kedi Hikayeleri>>
Kırlangıç ile Tekir Kedi>>
Benim Sevgili Kedilerim>>
Kedi Kitabı>>
İnsanları
Daha İyi Tanımak İsteyen Kediler için
Kedi Mektupları
Esi Taviloğlu
Kedi
sahipleri ve kedileri yakından tanımak isteyenler için harika
bir kitap.
"Kedi
Mektupları" kitabın adı gibi kedilerin birbirine yazdıkları
mektuplardan oluşuyor. "Peki kediler nasıl mektuplaşıyor?"
diye düşünüyorsanız, onların da kendilerine ait koku dilleri,
koku harfleri var...
Kedi
Mektupları'nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski
gözle bakamayacak; Kedi Mektupları'nı okuyan hiçbir kedi,
insanları artık eskisi gibi göremeyecek.
|
Kediler,
insanlar gibi, kağıda koku harfleriyle mektup yazabildikleri
gibi, bunu sahiplerinin hırkası, kazağı, çantası, pantalonu
hatta ayakkabılarına bile yazabiliyorlar... Sahipleri kendi
mektubunu yazıp, yine kedi sahibi olan arkadaşına postalayacaklarında
hemen kedileri de koku harfleriyle mektubun bir köşesine kedi
arkadaşları için yazıyorlar. Bazen de bu yol yerine, sahiplerinin
üzerlerine mektup yazıyorlar. Sahipleri eğer kedi sahibi olan
bir arkadaşının evine giderse, evin kedisi hemen adamın üzerini
koklayarak, kedi arkadaşından gelen mektubu okuyabiliyor...
Peki mektuplaşırken nelerden mi bahsediyorlar? Mahallelerindeki
yakışıklı erkek kedilerden, "mırnavlaşma (aşk)"
hayatlarından ve asıl amaçları olan 'Sahiplerinin Sırlarını
Araştırma Projesi'nden...
Kitabın
kedi kahramanları Nina, Kirli, Gece, Artur, Yoldaş ve Kısmet;
mektuplaşmalarını sürdürerek siyasi mülteci olan sahiplerinin
davranışlarını araştırıyorlar...
'Kedi
Mektupları'nı okurken elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
Kedilerin, kendilerine ait "Mırtav Ayı (Mart ayı)",
"maoow, miyav" ve "mırnavlaşma" gibi ifadelerinin
kitaba daha da hoş bir hava kazandırdığını görecek, insanların
sorunlarının kedilerin gözünde ne kadar asılsız olduğunu anlayacaksınız.
Kedi sahibi olmayanlar ise kedilerin "nankör" olarak
tanınmasının aslında kedilerin özgürlüğüne bağlı olan bir
hayvan olmasından kaynaklandığının farkına varacaklar.
Kitabın
kedi kahramanlarından Nina, romanı şöyle değerlendiriyor:
"Bu kitapta kedilere ilişkin dişe dokunur yeni bir
şey yok; ama insanları yakından tanıyıp anlamak isteyen kediler
için çok yararlı bir kaynak."
Kedi
Mektupları'nda, kedilerle insanlar bir sorunun yanıtını arıyorlar.
O soruyu soran insan, bir daha huzur bulabilir mi? İçinde
yaşadığımız bu büyük kasırganın ve tarihsel dönemecin ortasında,
köklerinden kopup dağılmış bir avuç insanın ve onların kedilerinin
korkuları, kederleri, sevinçleri, yazgıları, çağımızın düşünen
insanının aynası mı yoksa?
Kedi
Mektupları'nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözle
bakamayacak; Kedi Mektupları'nı okuyan hiçbir kedi, insanları
artık eskisi gibi göremeyecek.
Kedi
Mektupları, 1993 yılında
"Yunus Nadi
Roman
Ödülü" aldı.
|
Yazarın
Özgeçmişi
Oya
Baydar, 1940'ta İstanbul'da doğdu. Notre Dame de Sion Fransız
Kız Lisesi'nin son sınıfında yazdığı 'Allah Çocukları Unuttu'
adlı gençlik romanı nedeniyle neredeyse okuldan atılıyordu.
1964'te İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi.
Aynı yıl bu bölüme asistan olarak girdi. Türkiye'de İşçi Sınıfının
Doğuşu konulu doktora tezinin Üniversite Profesörler Kurulu
tarafından iki kez reddedilmesi üzerine, öğrenciler olayı
protesto için üniversiteyi işgal ettiler. Bu olay ilk üniversite
işgali eylemi oldu. Daha sonra Ankara Hacettepe Üniversitesi'ne
sosyoloji asistanı olarak girdi. 1971'deki 12 Mart askeri
müdahalesi sırasında, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler
Sendikası (TÖS) üyesi olarak, sosyalist kimliği nedeniyle
tutuklandı ve üniversiteden ayrıldı. 1972-1974 arasında Yeni
Ortam, 1976-1989 arasında Politika gazetelerinde köşe yazarlığı
yaptı. Sosyalist yazar, araştırmacı ve eylem kadını olarak
tanındı. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi sırasında yurtdışına
çıktı. 1992'ye kadar 12 yıl Federal Almanya'da sürgünde kaldı.
Burada, sosyalist sistemin çöküş sürecini yakından yaşadı.
1991'de yazdığı Elveda Alyoşa öykü kitabıyla Sait Faik Öykü
Ödülü'nü, 1993 yılında da Kedi Mektupları romanıyla Yunus
Nadi Roman Ödülü'nü aldı. Türkiye'ye dönüşünde Tarih Vakfı
ve Kültür Bakanlığı'nın ortak yayınları olan İstanbul Ansiklopedisi'nde
redaktör ve Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi'nde genel yayın
yönetmeni olarak çalıştı. 'Hiçbiryer'e Dönüş' adlı romanı
1998'de yayımlandı. Sayfa
başı
|