Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Tıkır'ın Arşivi

Tıkır'ın
diğer yazıları







Tıkır'ın Köşesi
Tıkır Epirden
e-posta

Maskot Olma Telaşı

Bugünlerde çok heyecanlıyım… Babba, geçen gün, "Maskot"ları olduğum için benim fotoğrafımı "EPİRDEN BEACH VOLLEY BAYANLAR TÜRKİYE SERİSİ" posterine ve broşür kapağına koyacaklarını söyledi. Bunun için de önümüzdeki günlerde plajda boy boy fotoğraflarım çekilecekmiş !...

Anacığım, beni bir telaş sardı sormayın… Kalbim şimdiden küt küt atıyor… Bir yandan bu benim için gurur verici, ötesi şımartacak kadar güzel bir düşünce… ama diğer yandan da benim gibi tüylü, kuyruklu bir mahlukatın, plajda ne cazibesi olabilir diye düşündüğüm zaman da bana içinden çıkılması zor bir bilmece gibi geldiği için bazen dalıp gidiyorum. Beni ancak mutfaktan gelen güzel kokular uyandırabiliyor, Anne önüme mammaları koyunca da oburluğum tutuyor, patlayana kadar yiyorum…
İşte o zaman üzerime bir kez daha ağırlık çöküyor, bu kez rüyamda artistik pozlar vermeye başlıyorum kameralara… Uyanık olduğum zamanlarda ise devamlı podyum güzellerinin yer aldığı dergi sayfalarını patiliyerek karıştırıyor, gülmeyin bana ama bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyorum… Boy, pos desen onlarda… vücut desen onlarda…güzelliğin tüm unsurları onlarda.. Bazen o güzelim çıplak vücutlarının üzerine bizim tül perdenin benzerini dolamıyorlar mı çok hoşuma gidiyor, hatta komik bile bulduğumu söyliyebilirim…
Geçenlerde bize misafirliğe gelen komşu Ayşe abladan öğrendim… Meğerse bu tip giysilere "Transparan" deniliyormuş… Ama esas matrak bulduğum, o plajlarda fotoğraf çektirdikleri mayolar !...
Zavallılar, her halde pek fazla kazanamadıklarından, paraları o kadarına yetmiş olmalı ki ip gibi iki parçadan oluşan mayo giyebilmişler, sere serpe kumlara yatıp, poz vermişler ?...
Ayşe abla da "-Ayol bu iki parca benim tek göğsümü bile örtemez !..." diye tenkit edince Anne içeriden sesleniverdi…
"-Sana da gidecek kumaşla bir plaj şemsiyesi çıkar deyince Ayşe abla eliyle sarkık göğüslerini düzeltip,
"-Kıskanmayın ayol !... Benimkilere benzesin diye elalem silikon taktırıyor !..."

Tabii bu arada kendimi aynada hilkat garibesi bir zavallı gibi görmeye başladım. Ben kim, fotomodellik kim ?... Hatta "Maskot" olmak neyime ?... Ama yok !... Babba takmış kafasına bir kez !... "Şirin maskotum benim", "Senden güzeli yok !...", "Türkiye seninle gurur duyacak !...", "Tıkır!.. Sen bizim her şeyimizsin !...", "En büyük Tıkır !... Başka büyük yok !...", "EPİRDEN BEACH VOLLEY !... Tıkır !... EPİRDEN !... Tıkır !... En büyük !... Tıkır !..." gibi şimdilik ev içinde özel tezahüratlarla bile zaman zaman havalara giriyorum !... Üstelik aşırı derece şımarma alametleri göstermeye başlıyorum !... İnanın, yürüyüşüm bile değişiyor !... Kalçamı daha kırarak, nazlı nazlı yürüyorum !... Bu yüzden, özellikle penceremizin dış pervazlarında yürürken sık sık aşağıya yuvarlanma tehlikesi geçiriyorum !... Hoş, üç kez merakım ve yaramazlığım yüzünden evimizde ikinci kattan, misafirliğe gittiğimiz Oya teyzemin Samsun'daki beşinci katından düşüp, ayağımı kırma ve bir buçuk ay alçıda gezme gibi ebedi sabıkamı bilen Annem beni oralarda görüp, çığlığı basıverince patilerim daha da birbirine dolanıyor… Halbuki iki kat aşağıya bakınca aklım birdenbire yerine geliyor, havam ve yürüyüşüm normale dönüyor, vaziyeti kurtarıyorum !...

İşin içinde bir de meşhur olmak var !... İnsanlar meşhur olunca, ailesi birden nasıl genişliyor, dost sayıları nasıl katlanıyor, Anne ve Babba hep konuşurlarken duyuyorum… Ya bana da aynı şey olursa ?... Mesela bir Van kedisi çıkıp gelse, "-Tıkır'ım benim !... Hatırlamadın mı beni ?... Ben senin süt annenim !..." deyiverse ?... Veyahut sütçü Tevfik efendinin kedisi Sarman, patisinde bol sıfırlı bir süt faturasıyla kapıyı çalsa, "-Süt borcunuz hayli kabardı, ama benimle evlenirsen borcun morcun kalmaz, üstelik seni süte boğar, süt manyağı yaparım !..." dese ?... Veya Hıncal Uluç'la Erman Toroğlu amcalar Beşiktaş-Galatasaray derbisi sonrası bana canlı yayında bağlanıp, "Golde kimin hatası vardı ?..." diye sorsalar ?... Hatta Saddam'ın kedisi El Feryat, özel hattan beni arayıp ta "Canlı kalkan" olmam için beni yanına davet ederse ?...

Mırrrrr !.... düşünmek bile ürpermeme yetiyor !... Ne dersiniz ?... "Maskot olmak kolay değil !..." diyenler ?... "Maskot olmakta neymiş ?..." diyenler ?... Hadi bana yazın !... Yoksa beni sevmiyor musunuz ?...
Miyavvvv !...
Yani "Aşkolsun !..."

Sayfa başı