|
|
|
|
Tıkır'ın
Köşesi
Tıkır Epirden
e-posta
|
Mırhaba
Mırhaba
;
Ben Tıkır...
10 Nisan 2002 Antalya doğumluyum. Yani anlayacağınız 8 aylık
bir genç kızım. Bir tekir kediciğim... Gerdanım, göğsüm ve
patilerim beyazdır. İdeal vücut ölçülerindeyim.
En sevdiğim şeyler: Balkondan kuşları seyretmek, sinek ve
kelebek avlamak, yemek yemek, süt içmek, top oynamaktır. Ha
bir de annemin ensesinde, babamın çalışma masasında uyumak,
babamın elinden su içmek... Ağaçlara tırmanmaya, gazeteleri
parçalamaya, bana gelen mail'leri cevaplamaya bayılırım.
En nefret ettiğim şeyler : Hayranlarımın ellerinde mıncıklanmak,
her türlü gürültü...
Boş zamanlarımda televizyondan "Hayvanlar Alemi"ni
seyrediyorum. İlhan İrem amcayı dinlemeye bayılıyorum. Yemeklerimi
sıklıkla Yemek masasında yiyorum. Anne ve babamın karşısında...
Yemeğe misafir gelip de masadaki yerim işgal edilince fena
bozuluyorum. Laf aramızda seyahat etmeyi çok seviyorum...
Boş zamanlarımda televizyondan "Hayvanlar Alemi"ni
seyrediyorum. İlhan İrem amcayı dinlemeye bayiliyorum. Yemeklerimi
sıklıkla Yemek masasında yiyorum. Anne ve babamın karşısında...
Yemeğe misafir gelip de masadaki yerim işgal edilince fena
bozuluyorum. Laf aramızda seyahat etmeyi çok seviyorum...
2002 yazı EPİRDEN BEACH VOLLEY ailesinin maskotuydum. Plaj
voleybolu sayesinde ülkemizin tüm denizlerini bu sayede görme
fırsatını buldum. Sporcu ablalarım beni çok sevdiler, ama
o elden ele dolaştırarak beni mıncıklamaları yüzünden biraz
şımarır ve yaramazlaşır gibi olmama rağmen kendimi çabuk toparladım
ve misyonuma layik bir kedi olma yolunda büyük aşama kaydettim.
Niye yalan söyliyeyim, bunda yapılan aşıları ceza gibi görmenin
korkusu da yatmıyor değildi !... (Ne safmışım değil mi ?..)
Bundan böyle bu muhteşem sitede sizlerle beraber olacağım
için ne kadar mutluyum ve gururluyum anlatamam.
Bana bu köşeyi ayırdığı için, biricik, dünya iyisi ve güzeli
ESİ ablama çok teşekkür ediyorum.
Oldum olası şu "kediler nankördür" yakıştırmasından
nefret ediyorum. Beni olduğu kadar hepinizi de üzüyordur diye
düşünüyorum. Ailemizde çok az hayvanda bulunan asalet ve uyum,
hiç birisinde bulunmayan mağrur olma özelliğimiz var !.. Aslan,kaplan,panter,puma,çita'dan
oluşan "kedigiller" gibi asil ve soylu bir ailenin
evcil, sevecen, minik bireyleriyiz. Üstelik bizler nankör
değil, insanların en yakın dostlarıyız.
Bir kere masrafsızız. Önümüze ne konulursa yeriz. Ortalığı
dağıtmaz,kirletmeyiz. İhtiyacımız için küçük bir kutu içerisinde
birkaç avuç kum yeterlidir.Temizlik hastasıyız. Kendi kendimizi
yalayarak temizleme özelliğimiz var. Sessiz bir familyayız.
Karnımız doydumu, hele sıcak bir kuytu köşe buldukmu kıvrılır,
yatarız. Sahibimizi ve evimizi çok severiz. Sahiplerimize
bağlı ve sadığızdır. Oyuncuyuz. Onlarla şakalaşır, eğlendiririz.
En önemlisi, onlardaki negatif elektriği alır, yokederiz.
Evet, bazen şımardığımız ve arsızlaştığımız olmakta... Ama
bizi bu duruma sürükleyen biraz da sahiplerimiz değil mi ?..
Koca koca insanlar bile çoğu zaman bizden fazla şımarıp, arsızlaşmıyor
mu ?.. Üstelik karşısındakilere zarar verenlere ne demeli
?..
İnsanlar dedim de... Bazılarına fena bozuıluyorum... Bizleri
bırakın sevmeyi, okşamayı, karnımızı doyurmayı, hor görüp
kovalayanlar, hatta taşlayıp, tekme atanlar var !..
Ben, hayvanları, doğayı sevmeyen insanların birbirlerini sevebileceğini
sanmıyorum. Beni bağışlayın ama şu minicik kedi halimle çok
niteliksiz ve kişiliksiz buluyorum.
Avlama özelliğimizin farelerle ilgili olanı insanoğlunun ne
kadar hoşuna gidiyorsa, kuşlarla olanı da o kadar tepki alıyor
biliyorum. Ama bizim tabiatımızda yüce yaratan bu özelliği
vermiş bir kere !.. Gerçi pencereden ve balkondan bazen yalanarak
bahçedeki ve ağaçlardaki cik cik'lere iç geçirmiyor, onlarla
fanteziler kurmuyor değilim !.. Ama Gülbin annem ve Hasan
babam buna çok kızdıkları için kendimi ister istemez frenliyorum.
Zaten buy konuda tek bir vukuatım yok !.. Üstelik, misafirliğe
gittiğim Samsun'da 5.ci kattan, sırf bu sevda ve merakım yüzünden
aşağı yuvarlandığım için sağ arka bacağım 1 aydır alçıda...
İlk başlarda çok ağrı çektim. Şimdi ise müthiş kaşıntı yapıyor,
ve ben anne ve babamın tüm ikazlarına rağmen dayanamayıp,
sarılı olan ayağımı devamlı didikliyorum. Şu sargılardan bir
kurtulsam... inanın hepinizle ayrı ayrı oynayacak neşemi bulacağım...
Gülbin annemden ve Hasan babamdan önümüzdeki yazımda geniş
bir biçimde söz edeceğim. Umarım hayli ilginizi çekecekler...
Sizlerle paylaşmayı istediğim o kadar çok şey var ki !...
Umarım sizin de benimle paylaşmak istediğiniz bir sürü şey
vardır... O halde gelin siz de bana yazın !...
Mail adresim: tikirepirden@kedilergezegeni.com,
Posta adresim ise Tıkır Epirden 1491 sok. Seda apt. 6/5 Şirinyalı
/ ANTALYA
Hepinizin yanaklarını yalıyor, çok çok öpüyorum...
Unutmayın... Sizi çok ama çok seviyorum...
Sayfa başı
|