Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Tıkır'ın Arşivi

Tıkır'ın
diğer yazıları





Tıkır'ın Köşesi
Tıkır Epirden
e-posta

Sabah Kahvaltıları ve Türkiye Gündemi

Ne ilginç haftaydı o öyle ?...
Bu sabah kahvaltıları bayağı hoşuma gitmeye başladı… Yanlış anlamayın !...
Kahvaltı derken, kahvaltı saatlerini ve daima masalarında yer aldığım Annem ile Babbam’ın konuşmalarını kastediyorum…

Onlar birbirleriyle günün ilk laf alış verişini yaparlarken, ben de masadaki iskemlemden kulaklarımı çaktırmadan ve usulca, radar gibi onların konuşma alanlarına çeviriyorum…
Amacım sadece yeni bir şeyler kapmak ve öğrenmek… Yani masum bir merak dinletisi de diyebiliriz buna !... Laf aramızda… en uslu olduğum saatler de işte bu saatler oluyor !...

Anne bu sabah elindeki gazete ilavesini Babba’nın burnuna dayayarak… “-Şu mankenlerin vücutlarına bak !... Hepsi de çiroz gibi !... Bir deri… bir kemik !... Neredeyse telef olacaklar !...” dedi… Baba ise spor sayfasına dalmış bir kere !... Hala dün gece oynanan Galatasaray-Malatyaspor maçında !... Belli ki geceden kalmış !... Dün gece Galaasaray yenilince tüm cinler sanki tepesine üşüştü, yatak odasında bağırarak volta atmaya başladı… Hatta bir ara kendisini kaybederek Galatasaray Spor Kulübü başkanı bile ilan etti ve cezalar yağdırdı, birkaç futbolcuyu kadro dışı bıraktı, Fatih Terim’in de dikkatini çekti !... Gerekirse tüm futbolcuları satabileceğini ve takımı sahaya pırıl pırıl, genç bir kadro ile çıkartabileceği gözdağını da vermeyi ihmal etmedi ! Kafası o kadar bozuktu ki, benimle top oynamadı, hiç ilgilenmedi… Zaten pijamasını da ilk defa ters giymiş olması sinir katsayısını açıkça belli ediyordu !... Sonrasını hiç hatırlamıyorum, zira hep yorganın altındaydım !...

Anne, baktı ki Baba dalgın, bu kez kolunu dürttü !...
“-Mankenler diyorum !... Açlık sınırındaymış ?...”
Baba burnuna dayanan ilaveyi de eline almak zorunda kaldı !... “-Vah zavallılar !..” diye mırıldandı…
“-Milyon dolarları kazan, aç kal !... Yahu desene bunlar WHO’nun (Dünya Sağlık Örgütü) kriterlerine göre açlık sınırının altında ?...”
Anne meraklı… sormadan duramadı !...
“-Nasıl hesaplanıyor bu kriter ?..”
“-Kilonu 2 ile çarpıp, boy ölçüne bölüyorsun !... Çıkan rakam 18’in altındaysa sende açlık sınırının altında kalıyorsun demektir !... Ya şu Çağla değil mi ?... Canım şimdi tost çekti !... Şöyle bol kaşarlı ve sucuklu bir karışık olsaydı da yeseydik !...”

Anne baktı ki kendisi de buna aday, ve de Babba Çağla Şikel ile derinden ilgilenmeye başladı, gazeteyi elinden çekerek, diğer elindeki su faturasını dayayınca Babba’nın gözleri fal taşı gibi açıldı !...
“-Bu ne bu ?...”
“-Su faturasıııı !...”
“-Görüyorum !... Bu 118 milyon neyin nesi ?... Burası Cağaloğlu Hamamı mı ?...”
“-Suya zam gelmiş diyorlar !...”
“-Hay ben bu hükümetin !...”

Yav, bu Türkiye’de gündem ne çabuk değişiyor ?... Eskiden her gün ayrı bir haber veya olay günün tartışılanı oluyormuş !... Şimdilerde saat başı dikkatler başka bir konuya yöneliyor !... Bir hız… bir hareketlilik… bir elektrik.. Mırrrr !... ne baş döndürücü ?... Olanlar da bana oluyor tabii !... Bugünlerde ağız tadıyla oynayamıyorum Anne ve Babba’yla !...
Ya sizler ?...

Sayfa başı