Arkadaşına Öner
Favorilere Ekle
Açılış Sayfası Yap
>>Grup Sitemiz
>>Basında Sitemiz
Tekir'in Yeri
" T é k i r ' i n Y é r i "
"Kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir..." (Bilge Karasu)
Yazarlar
Esi Taviloğlu / Keditör
Tıkır Epirden / Tıkır'ın Köşesi
A.Anıl Oğuz / Mırıltı

Tıkır'ın Arşivi

Tıkır'ın
diğer yazıları











Tıkır'ın Köşesi
Tıkır Epirden
e-posta

Sevgiye ve Barışa Dair

Anne ile Babba geçen gün yemek masasında konuşuyorlardı, kulaklarımı dikerek sözde kıvrılıp, yattığım sandalyede tüm dikkatlerimi onlara verdim...

Yakında savaş olabilirmiş !... Amerika denen dünya devi ülke, ispatlayamadığı bazı sudan bahanelerle, kendisine kafa tutan Irak denen petrol zengini ülkeye saldıracakmış !... Bu yüzden binlerce insanın ölme olasılığı varmış !... Zira Amerika havadan yağmur gibi bomba yağdırarak taş taş üzerinde bırakmama, Saddam denen liderlerini de yok etmek için kararlıymış...

Mırrrrr !... Ne korkunç ?... Dinlerken bile o güzelim tekir tüylerim kaktüs ağacı gibi diken diken oldu !.. Çaktırmadan sandalyenin altına, daha emin ve kuytu bir köşeye indim !... Mamma saatim gelmiş olmasına rağmen bende iştah falan kalmadı !.. Yani önüme kızarmış kuzu ciğeri koysalar, neredeyse savaş artığıdır diye başımı çevireceğim !... Hemen aklıma biz hayvanlar geldi... Kendini elinde silah savunabilen insanların bile sapır sapır öleceği böylesine bir savaşta zavallı biz hayvanlar ne yapabilir, kendimizi nasıl savunabiliriz ki ?... Ayrıca biz hayvanların suçu ve günahı ne ?... İnanın sadece kendi soyum için değil, kuşlar, köpekler, kısacası tüm hayvanlar için nasıl endişe etmeye başladım bilemezsiniz !... Madem ki dünya devi bir ülke bu Amerika, zayıf, savunmasız, masum insanları ve hayvanları öldürerek, doğayı talan ederek, nasıl bu kadar acımasız ve vicdansız olabilir inanmakta zorluk çekiyorum...

Babbam anlatıyordu...

Önceki körfez savaşında, çekilmiş bir fotoğraf karesini hala unutamamış... Petrole bulanmış, can çekişen bir karabatak !...

O kadar etkisi altında kalmış ki, tutmuş onun için bir şiir yazmış !... Resitallerinde en fazla ilgi gören şiirlerinden bir tanesi olmuş !...

"Ben bir karabatağım körfezde...
Kimim kimsem yok...
Eşim, yuvam, yavrularım yok !...
Bir mavi denize batar çıkardık gün boyu...
Yosun yeşilinden, Tanrı mavisine kadar...
Hiç böylesine karanlık değildi deniz...
Yaşamak ne güzeldi bir zamanlar...
Ben bir karabatağım körfezde...
Kanadım, yüzüm petrole bulanmış...
Ötsem ötemem, sövsem sövemem...
Utanırım kuşluğumdan, onlar utanmaz...
Utanır çöllere akmaktan yirmi yaşındaki kan !..."

Şiirin içinden yalnızca bir kesit bu... Ne feci değil mi böylesine bir ölüm ?... Ve buna kimin, nasıl hakkı olabilir ?... Böylesine vahşi ve zalim bir savaş, sadece bir ülkenin insanlarını ölmesiyle, doğasının altüst olmasıyla, biz hayvanların telef olmasıyla kalmayacak, içtiğimiz sudan, yediğimiz yemeğe, teneffüs ettiğimiz havaya, yaşadığımız dünyanın akciğerleri olan ağaçlardan, bizi aydınlatıp ısıtan güneş ışınlarına kadar tüm yaşam dengelerimizin tepe taklak olmasına sebebiyet verecek, bundan saldıran ülke de dolaylı da olsa nasibini ergeç alacaktır...

Babbam habire anlatıyordu... "Savaşın galibi olmaz !..." diye yumruğunu masaya vurdu !... İyice sindim... Az daha altımdaki kilimle yer değiştirecektim !.. Şair adam...duygusal, romantik... tam bir sevgi ve barış insanı Babbam !... Savaştan bu kadar nefret etmesi kadar doğal bir şey olamazdı... (gene de masaya öyle sert vurmasaydı daha iyi olurdu... Hem eli acıdı, hem de ödümü kopartmaya yetti !...) Çok üzüldüm !.. Ona usulca sokuldum, kucağına atladım !... Elini yalamaya başladım !... Beni kollarında sımsıkı sararak kucakladı... okşamaya başladı... Annem ise "Benim güzel kızım !... nasıl da anladı sinirlendiğini Babbası ?..." diyerek, yanağımdan makas aldı !..

Ne güzel, Babba ve Anne tarafından sevilmek ?... Laf aramızda, ben de onlara tapıyorum !.. Yaramazlık yaptığım zamanlarda bile beni döverek cezalandırmıyorlar... Ama o bakışları, bazen abarttığım zamanlarda, "Tıkııııııırrrr !..." diye bağırışları yokmu ?... İşte en ağır ceza o oluyor !... Kendi kendime söz vermeme rağmen, bazen unutup gene bir başka yaramazlığın kahramanı oluveriyorum... Kedilik işte !... Ama ben daha çok kü-çü-ğüm !..

Sevgi ne güzel bir olgu değil mi ?... İnsanı ve hayvanı erdem kılan !... Tüm kötülere ve kötülüklere rağmen !... Ve Barış !.... Toplumların ve fertlerin birbirlerini severek, anlaşarak, yardımlaşarak ve saygı duyarak yaşaması !.. Ağızlarından salyalar dökerek, savaş çığlıkları atan ve bunu marifet sanan bencil, hain, gaddar ve acımasız insan müsveddelerine rağmen !...
Babbam hala anlatıyor anlatıyordu...

Kucağından indim...

Mamma tasımdan atıştırdım...

Yatağıma yattım... Annem üstümü örttü...

Sabah, komşunun köpeği kardeş Yağmur'un havlamasıyla sıçradım !... Anlaşılan şu "savaş" kelimesi beni çok etkiledi !... Güneş pencere perdesinin arasından içeri süzülüyordu !... İçim coşkuyla doldu... Ben de annem gibi güneşli havaları çok seviyorum... (Ne de olsa Beach Volley maskotuyum...)

Yaşasın !... Tüm güzel insanlar... Yaşasın tüm hayvanlar... "MIIIRHABA SEVGİ"... Ve... "MIIIRHABA BARIŞ"...

Sayfa başı